türkiye ekonomisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiye ekonomisi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2018 Çarşamba

JCR: Küresel Risklerin Azalması Türkiye İçin Fırsata Dönüşüyor

JCR Eurasia Rating Başkanı Orhan ÖKMEN"in Türkiye ekonomisi ve 2018 beklentilerine dair açıklamalarına aşağıda yer verilmiştir:

Azalmaya başlayan küresel risk algısı Türkiye ekonomisi için tekrar fırsat yaratmaya başlamıştır: 2017 yılının ikinci yarısından itibaren küresel piyasalarda başlayan ve artarak halen devam eden pozitif gelişmeler, özellikle gelişmiş ülkeler başta olmak üzere küresel düzeyde genel risk algısını azaltmaktadır: Kısa ve orta vadeli gelecek dönem içerisinde ABD ekonomisinin iyi bir performans sergileyeceği, Avrupa ekonomilerinde ve Japonya"da güçlü toparlanmaların devam edeceği artık ortaya çıkmış ve iyice anlaşılmıştır. Türkiye"nin mevcut jeopolitik, siyasi ve ekonomik risklerinin seviyesinin ilave olarak bozulmaması kaydıyla, küresel ekonomik ortam Türkiye ekonomisi için tekrar fırsat yaratmaya başlamıştır. Dünya ekonomilerinde görülen ekonomik toparlanma Türkiye açısından dış satış olanaklarını artıracaktır.

Türkiye ekonomisi yüksek direncini ve yatırım yapılabilir ülke konumunu korumaktadır: Olumsuz yönde gelişen siyasi ve ekonomik gelişmelere karşın, bankacılık sektörünün ve kamu dengelerinin sağlıklı yapısına dayanılarak Türkiye ekonomisi yüksek direncini korumuş ve önemli bir ekonomik büyüme ivmesi sergilemiştir.

° Kredi kalitesinin zayıflamasına izin verilmemiştir: Destekleyici politikaların gücünü yitirmesine ve fonlama maliyetlerinin artırmasına rağmen, bankacılık ve finansal piyasalarda yürütülen deneyimli ve etkili bir risk yönetimiyle kredi kalitesinin zayıflamasına izin verilmemiştir.

Yavaşlama riski azalan sermaye akımlarından daha fazla pay alabilmek için para, maliye ve makro ihtiyati politikaların dağınıklık gösteren senkronizasyon seviyelerinin yükseltilmesi gerekmektedir: FED "in bir yıllık perspektifte seri olarak faiz artıracak olması ve Avrupa Merkez Bankası ile Japonya merkez bankasının sıkı para politika alanını biraz daha etkinleştirmesi; global sermaye fonlarının Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik ilgisini azaltma baskısı yaratacaktır. Ancak aynı zamanda azalan küresel risk algısı, ABD başta olmak üzere birçok gelişmiş ülkede büyümenin hızlanmasına ve sermaye akımlarının gelişmekte olan ülkelere yönelme isteğinin artmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla Sermaye akımları üzerinde var olan bu iki ters yönlü etkilerin Türkiye açısından pozitif yönde cereyan edebilmesi için, küresel gelişmelere karşı para, maliye ve makro ihtiyati politikaların manevra kabiliyetleri ile senkronizasyon seviyelerinin yükseltilmesi gerekmektedir.

Türkiye ekonomisinin fonlama kalitesinin artacağını beklemekteyiz: Gelişmekte olan ülkelere yönelen sermaye akımlarının içeriğinin portföy yatırımları yerine, daha sağlam olan doğrudan sermaye yatırımları şekline dönüşmeye başlaması Türkiye ekonomisinin fonlama kalitesinin artmasına katkı sağlayacaktır.

Türkiye ekonomisinin ilk yarı yılında; TL"nin üzerindeki baskılar hafif kalacaktır: Küresel düzeyde yükselmesi beklenen faizlerin sebep olacağı fonlama riskleri ile petrol fiyatlarında yaşanacak artışların "geccikmeli yansıma" özelliği nedeniyle, Türkiye ekonomisinin ilk yarı yılında; TL"nin üzerindeki baskılar hafif kalacak ve büyüme ivmelenmesi aynı hızla devam edecektir.

Ekonominin düşük enflasyona ve üretici ve tüketicilerin de optimum fiyatlama davranışına başlayabilmesi için Merkez bankasının faiz politikasını değiştirmesi gerekir: 2018 yılının ikinci yarından itibaren, küresel değişikliklerin yansıyacak olan gecikmeli etkilerinin Türkiye ekonomisi üzerinde ortaya çıkaracağı yavaşlama, işsizlik ve enflasyonist eğilimleri bertaraf edebilmek için Merkez bankasının çok daha önceden faiz politikasını değiştirmesi gerekir. Mevcut Faiz politikası döviz talebini caydırıcı etki yapamamaktadır. Döviz talebi perakende fiyatların en temel artış sebebini oluşturmakta ve büyümeyi de bozmaktadır.

Türkiye"ye yönelecek ilave dış kaynak olanağı ortaya çıkmadan kısa ve orta vadede yeni bir kredi büyümesi artık sağlanamayacaktır. Dolayısıyla enflasyonun düşürülmesi ve yatırım ortamını ve demokrasi seviyesini iyileştirmenin ilk ve temel adımı olan OHAL ve KHK"ler sonlandırılması, Türkiye"ye sermaye girişlerinin canlılığını ve ilave kaynak bulma olanaklarını artıracak, büyümeye sürdürülebilir özellik kazandıracaktır.

  - http://eborsahaber.com/88894/2018/gundem/jcr-kuresel-risklerin-azalmasi-turkiye-icin-firsata-donusuyor/

2 Ocak 2018 Salı

MÜSİAD: İhracatın Artması Ekonominin Geleceği İçin Sevindirici

2017 yılı Türkiye ekonomisi için adeta rekorlar yılı olmaya devam ediyor. Yılın ilk iki çeyreğinde sırasıyla %5,3 ve %5,4 büyüyen ekonomimiz, üçüncü çeyrekte %11,1"le çok güçlü bir performans sergilemişti. Büyüme oranlarındaki sıçramaya paralel olarak yıl genelinde toplam ihracatın 157,1 milyar dolara çıkması ve tarihin en yüksek ikinci seviyesine ulaşması, Türkiye ekonomisi için bir diğer sevindirici gelişme oldu.

MÜSİAD olarak birçok vesileyle dile getirdiğimiz gibi; orta ve uzun vadede güçlü büyüme performansımızı sürdürmeyi hedefliyorsak, ihracatın mutlak suretle artırılması ve dış talebin büyümeye katkısının kalıcı bir şekilde pozitife dönmesi gerekiyor.

Türkiye"nin mevcut ihraç ürünleri içerisinde tarım ve gıda ürünleriyle birlikte, yüksek teknolojili ürünlerin önemi oldukça büyük. Tarım ve gıda ürünlerini, ihracatımızın daha geniş bölgelere yayılması açısından son derece önemli görüyoruz.

Türkiye bugün Avrupa"dan Amerika"ya kadar birçok ülkeye, geniş ürün skalasıyla gıda ürünleri ihraç ediyor. Ancak bununla kesinlikle yetinmemeli, tarım ve gıda ürünlerindeki ihracatımızı artırmak amacıyla ihracat pazarımızı geliştirmeliyiz. Dış ticarette bugün geldiğimiz aşamada, yüksek teknolojili ürünlerin toplam ihracat içerisindeki payı ise maalesef düşük bir seviyede. Bu payı artırabilmek için yüksek teknolojili sanayilerde yatırım ve üretim, ihracat odaklı olarak daha kapsamlı desteklenmelidir.

İhracatçımıza sağlanacak bu imkânlarla, önümüzdeki dönemde ihracatta 157,1 milyar dolarlık mevcut seviyenin de aşılacağına ve net dış talebin ekonomik büyümeye olan katkısının artacağına inanıyoruz.


  - http://eborsahaber.com/88636/2018/gundem/musiad-ihracatin-artmasi-ekonominin-gelecegi-icin-sevindirici/

Şimşek: Türkiye, Dış Kaynak Bulmakta Zorlanmaz

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek,Türkiye"nin dış kaynak bulmada zorlanmayacağını bunun da sebeplerinin şunlar olduğunu aktardı:

- Klasik fonlama bölgemiz olan Batı ile ilişkilerimiz daha iyi. AB ile Türkiye ilişkeleri kopmayacak. Son vize krizinde de gördük ki, Türkiye-ABD ilişkileri de daha kötüye gitmeyecek. Türkiye’nin ilişkilerindeki belirsizlikleri azaltması dış kaynak bulmada bir miktar rahatlatıcı rol oynayacaktır. Türkiye’nin bugün kısa vadeli olarak belli sıkıntıları olsa da, orta ve uzun vadeli geleceğinin iyi olacağı beklentisi, insanlar ve kurumları Türkiye riskini almaya yöneltiyor.

- İkinci nedenimiz, borçlanma bölgelerimizde ciddi bir çeşitlendirme çalışmasına girmemizdir. Ciddi fon birikimlerinin olduğu yeni ülkelere yöneliyoruz artık. İlk defa Rusya’da road show yaptık. Ruble cinsinden tahvil piyasasını yokladık, ilk tepkiler olumlu, 2018’de burada borçlanmayı deneyeceğiz. Bunun yanında Çin’in borçlanma pazarı Panga piyasasına da girme kararı aldık. Türkiye’de faaliyete geçen Çinli ICBC bankasının da aracılığıyla finansal ilişkilerimizi geliştireceğiz. Çin güçlü tasarrufların olduğu bir ülke. Japonya’ya gideceğiz ve Samurai piyasasından da kaynak bulma ihtimalimiz var. Ortadoğu da dünyada güçlü finansman kaynaklarından biri ve bizim de bu bölgeyle güçlü ilişkilerimiz var. Bu bölgeyi de daha fazla kullanmaya kararlıyız.

Yani geleneksel fon sağlayıcılarımıza ilaveten yeni fon sağlayıcı kaynakları da devreye sokacağız. Daha geniş bir tabandan dış kaynak sağlama yoluna gideceğiz.

- Kaldı ki, roll-over edeceğimiz dış borcun önemli bir kısmı ticari ilişki kaynaklıdır. Bu ilişki içinde bu borçların çevrilmesinde sıkıntı beklenemez.

- Politika belirsizliklerinin azalması, ekonominin çeşitli şoklara karşı dayanıklılığını ispat etmesi de Türkiye’nin yeni kaynak bulmasına katkı veriyor.

Şimşek Varlık fonunun ideal çalışma şekline dair "Bence Varlık Fonu’nun üç fonksiyonu olmalı.

- Varlık Fonu portföyüne aldığı şirketlerin performansını ve değerini artıracak bir strateji izlemeli. Bunun için şirketlerin ciddi bir yeniden yapılanmasını sağlamalı, şirketlerin önünü açmalı ve süratle büyümelerini hedeflemeli. Yani Varlık Fonu hem yeni şirketlerin katılımı ile güçlenip büyürken, hem de sahibi olduğu mevcut şirketlerinin büyümesi ve değerlenmesi yoluyla da büyümeli.

- Yine Türkiye Varlık Fonu teknolojik yatırımlara, savunma ve havacılık gibi stratejik yatırımlara, Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak girişimlere katılmalı ve öncülük etmeli. Kamu altyapı yatırımlarına da finansman sağlayabilmeli.

Ortaya koyduğu performansıyla dünyadan kaynak çekmelidir. Bu kaynaklar uzun vadeli ve sermaye biçiminde olmalı, ülke borcunu artırıcı veya borç biçiminde değil.

Bu üç fonksiyonu yerine getiren bir varlık fonu ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sağlar."ifadelerini kaydetti.

  - http://eborsahaber.com/88612/2018/gundem/simsek-turkiye-dis-kaynak-bulmakta-zorlanmaz/

28 Aralık 2017 Perşembe

Ertem: Büyümenin OVP Tahminlerinin Üzerinde Kalacak

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem,son dönem ekonomik gelişmeleri değerlendirdi.

Ertem,2018"de yüzde 6-7 seviyesinde gerçekleşecek bir ekonomik büyümenin enflasyonu tetiklemeyeceğini belirten Cumhurbaşkanı Başdanışmanı, büyümenin OVP tahminlerinin üzerinde kalacağını aktardı.

Kurun yılı 3.80 seviyesi civarında tamamlayacağını dile getiren Ertem, doların 2018"de ani bir çıkış yapmasını beklemiyor.

Ertem, ayrıca, lirada gerçekleşecek hızlı bir yükselişin veya düşüşün her ikisinin de olumsuz olacağını kaydetti.

  - http://eborsahaber.com/88498/2017/gundem/ertem-buyumenin-ovp-tahminlerinin-uzerinde-kalacak/

21 Aralık 2015 Pazartesi

Tüketici Güven Endeksi Aralık Ayında % %4,6 Azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen Aylık Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan Tüketici Güven Endeksi’nin Aralık ayı sonuçları açıklandı.


Tüketici Güven Endeksi %4,6 Azaldı


Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Aralık ayında bir önceki aya göre %4,6 oranında azaldı; Kasım ayında 77,15 olan endeks Aralık ayında 73,58 oldu.


Hanenin Maddi Durum Beklentisi %2,6 Azaldı


Hanenin maddi durum beklentisi endeksi bir önceki aya göre %2,6 oranında azaldı. Kasım ayında 95,66 olan endeks değeri Aralık ayında 93,19 oldu. Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durumunun daha iyi olacağını bekleyenlerin oranının azalmasından kaynaklandı.


Genel Ekonomik Durum Beklentisi %5,6 Azaldı


Kasım ayında 105,90 olan genel ekonomik durum beklentisi endeksi %5,6 oranında azalarak, Aralık ayında 99,91 oldu. Bu azalış, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durumun daha iyi olacağı yönünde beklentisi olan tüketicilerin sayısının bir önceki aya göre azaldığını göstermektedir.


İşsiz Sayısı Beklentisi %7,4 Azaldı


İşsiz sayısı beklentisi endeksi bir önceki aya göre %7,4 oranında azalarak, Aralık ayında 78,41 değerine düştü. Bu düşüş, gelecek 12 aylık dönemde işsiz sayısında azalış bekleyenlerin azalmasından kaynaklandı.


Tasarruf Etme İhtimali %1,9 Arttı


Tasarruf etme ihtimali endeksi %1,9 oranında arttı. Kasım ayında 22,37 olan endeks, Aralık ayında 22,79 değerine yükseldi. Bu artış, tüketicilerin gelecek 12 aylık dönemde tasarruf etme ihtimallerinin bir önceki aya göre arttığını göstermektedir.


 



Tüketici Güven Endeksi Aralık Ayında % %4,6 Azaldı #eborsahaber

16 Aralık 2015 Çarşamba

İnşaat Sektöründe Ciro %1,1 Arttı

TÜİK,  inşaat Ciro ve Üretim Endeksleri, III. Çeyrek’te  %1,1 arttı.


İnşaat sektöründe ciro %1,1 arttı


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış inşaat ciro endeksi, 2015 yılı III. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %1,1 oranında arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış inşaat ciro endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %1,2 oranında arttı.


İnşaat sektöründe üretim %0,7 arttı


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış inşaat üretim endeksi, 2015 yılı III. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %0,7 oranında arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış inşaat üretim endeksi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %3,3 oranında arttı.



İnşaat Sektöründe Ciro %1,1 Arttı #eborsahaber

10 Aralık 2015 Perşembe

Türkiye Ekonomisi Beklenenden Fazla Büyüdü

Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değeri sabit fiyatlarla %4 arttı


Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmininde, 2015 yılının üçüncü çeyreği bir önceki yılın aynı çeyreğine göre sabit fiyatlarla %4’lük artışla 34 milyar 934 milyon TL oldu.


2015 yılının ilk dokuz aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla gayrisafi yurtiçi hasıla %3,4’lük artışla 97 milyar 235 milyon TL oldu.


Tarım sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla %11,1’lik artışla 5 milyar 289 milyon TL, cari fiyatlarla %20,1’lik artışla 65 milyar 710 milyon TL oldu.


Sanayi sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla %1,5’lik artışla 10 milyar 364 milyon TL, cari fiyatlarla %7,5’lik artışla 112 milyar 917 milyon TL oldu.


Hizmet sektörünü oluşturan faaliyetlerin toplam katma değeri, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, sabit fiyatlarla %5’lik artışla 19 milyar 783 milyon TL, cari fiyatlarla %11,2’lik artışla 283 milyar 360 milyon TL oldu.


GSYH değeri cari fiyatlarla %12,1 arttı


Üretim yöntemiyle gayrisafi yurtiçi hasıla tahmininde, 2015 yılının üçüncü çeyreği bir önceki yılın aynı çeyreğine göre cari fiyatlarla %12,1’lik artışla 518 milyar 637 milyon TL oldu.


2015 yılının ilk dokuz aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarla gayrisafi yurtiçi hasıla %11,1’lik artışla 1 trilyon 445 milyar 614 milyon TL oldu.


Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH bir önceki çeyreğe göre % 1,3 arttı


Takvim etkisinden arındırılmış sabit fiyatlarla GSYH değeri, 2015 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %5,4’lük artış gösterirken, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH değeri bir önceki çeyreğe göre %1,3 oldu.


Hanehalklarının nihai tüketim harcamaları sabit fiyatlarla %3,4 arttı


Hanehalklarının nihai tüketim harcamaları, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre, cari fiyatlarla %10,6’lık artışla 332 milyar 514 milyon TL, sabit fiyatlarla %3,4’lük artışla 22 milyar 616 milyon TL oldu.


Devletin nihai tüketim harcaması sabit fiyatlarla %7,8 arttı


Devletin nihai tüketim harcamaları, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre cari fiyatlarla %15,7’lik artışla 74 milyar 846 milyon TL, sabit fiyatlarla %7,8’lik artışla 3 milyar 566 milyon TL oldu.


Gayrisafi sabit sermaye oluşumu sabit fiyatlarla %0,5 azaldı


Gayrisafi sabit sermaye oluşumu, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre cari fiyatlarla %7,2’lik artışla 91 milyar 219 milyon TL, sabit fiyatlarla %0,5’lik azalışla 7 milyar 369 milyon TL oldu.


Mal ve hizmet ihracatı sabit fiyatlarla %0,6 azaldı


Mal ve hizmet ihracatı, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre cari fiyatlarla %17’lik artışla 151 milyar 152 milyon TL, sabit fiyatlarla %0,6’lık azalışla 8 milyar 936 milyon TL oldu.


Mal ve hizmet ithalatı sabit fiyatlarla %1 azaldı


Mal ve hizmet ithalatı, 2015 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre cari fiyatlarla %9,8’lik artışla 151 milyar 820 milyon TL, sabit fiyatlarla %1’lik azalışla 8 milyar 609 milyon TL oldu.


 



Türkiye Ekonomisi Beklenenden Fazla Büyüdü #eborsahaber

7 Aralık 2015 Pazartesi

Ekim Ayında Perakende Satış %1,4 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Perakende Satış Hacim Endeksi’nin Ekim 2015 sonuçlarını açıkladı.


 Perakende satış hacmi bir önceki aya göre %1,4 arttı


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2015 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %1,4 arttı. Aynı ayda; gıda, içecek ve tütün satışları %0,2, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %2,7, otomotiv yakıtı satışları %0,2 arttı.


Gıda dışı sektörlerin bir önceki aya göre değişimi incelendiğinde; bilgisayar, kitap ve iletişim aygıtları satışları %1,4 arttı, elektrikli eşya ve mobilya satışları %5,0 arttı, tekstil, giyim ve ayakkabı satışları %5,1 arttı, tıbbi ürünler ve kozmetik satışları %0,4 azaldı, posta veya internet üzerinden satışlar ise %0,8 azaldı.


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacim endeksi (2010=100), Ekim 2015


Perakende satış hacmi bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 arttı


Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2015 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %3,4 arttı. Aynı ayda; gıda, içecek ve tütün satışları %8,6 artarken, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %1,1 azaldı, otomotiv yakıtı satışları ise %7,0 arttı.


Gıda dışı sektörlerin bir önceki yılın aynı ayına göre değişimi incelendiğinde; bilgisayar, kitap ve iletişim aygıtları satışları %8,0 azaldı, elektrikli eşya ve mobilya satışları %0,7 azaldı, tekstil, giyim ve ayakkabı satışları %9,0 arttı, tıbbi ürünler ve kozmetik satışları %0,2 arttı, posta veya internet üzerinden satışlar ise %0,7 azaldı.


Takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacim endeksi (2010=100), Ekim 2015


Perakende ciro bir önceki aya göre %1,8 arttı


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2015 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre %1,8 arttı. Aynı ayda; gıda, içecek ve tütün satışları %1,0, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %3,2 artarken, otomotiv yakıtı satışları %0,2 azaldı.


Perakende ciro bir önceki yılın aynı ayına göre %7,9 arttı


Takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2015 yılı Ekim ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %7,9 arttı. Aynı ayda; gıda, içecek ve tütün satışları %17,1, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) %8,3 artarken, otomotiv yakıtı satışları %2,8 azaldı. ”


 



Ekim Ayında Perakende Satış %1,4 Arttı #eborsahaber

27 Kasım 2015 Cuma

Ekonomik Güven Endeksi Kasım Ayında %26,7 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), tüketici, imalat sanayi, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ilişkin güven göstergelerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesi ile elde edilen ekonomik güven endeksinin Kasım ayına ait sonuçlarını açıkladı.


TÜİK’ konuya ilişkin açıklamasında;  ” Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, tüketici güven göstergesi ile mevsim etkilerinden arındırılmış imalat sanayi (reel kesim), hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait normalleştirilmiş alt endekslerin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.


Ekonomik güven endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %26,7 oranında artarak 82,87 değerinden 104,99 değerine yükseldi. Ekonomik güven endeksindeki artış, endeksi oluşturan tüm güven endekslerindeki artışlardan kaynaklandı.


Tüketici güven endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre %22,9 oranında artarak 77,15 değerine yükseldi. Reel kesim güven endeksi %6,4 artarak 110,30 değerini aldı. Perakende ticaret sektörü güven endeksi %5,9 artarak 105,29 değerine yükseldi. İnşaat ve hizmet sektörü güven endeksleri Ekim ayına göre sırasıyla %5 ve %1,9 oranında artarak 84,29 ve 100,04 değerlerine ulaştı ” ifadelerine yer verdi.


 



Ekonomik Güven Endeksi Kasım Ayında %26,7 Arttı #eborsahaber

13 Kasım 2015 Cuma

BOFA: “TÜrkiye"de İstihdam Piyasasında Bozulma Bekleniyor “

BOFA Raporda, hükümetin özel sektörün sırtına binecek olan yükü paylaşmaması durumunda işçilik maliyetlerindeki ani artışın kayıtlı istihdam üzerinde ciddi baskı yaratacağı görüşüne yer verildi. Türkiye’nin 2,2 milyon Suriyeli mülteci barındırdığı göz önüne alınırsa bu baskının daha da artabileceği ifade edildi. Suriyelilerin yaklaşık yarısının 18 yaş altında olduğunun vurgulandığı raporda geri kalanların çalışmaya istekli ve iş ihtiyacında olduğu dile getirildi.


Raporda Türkiye’nin nüfus yapısından kaynaklanan sebeplerden dolayı iş gücüne katılım hızı, büyüme oranının üc katına eşit olduğu (sırasıyla yüzde 4,1 ve yüzde 1,4) ve böyle bir yapıda yeni iş alanları yaratmanın ciddi bir sıkıntı olduğunu savundu. Raporda, ülkenin küresel kriz sonrasındaki dönemde yıllık 1 milyon yeni iş oluşturmasına karşın işsizlik oranının artış eğiliminde olduğu belirtildi. Rapor, genel işsizlik oranını yüzde 10,4, genç işsizlik oranını ise yüzde 19 olarak verdi.


 


 



BOFA: “TÜrkiye"de İstihdam Piyasasında Bozulma Bekleniyor “ #eborsahaber

11 Kasım 2015 Çarşamba

Türkiye’de Dış Dengelenme Devam Edecek

JP Morgan’dan konuya ilişkin yapılan açıklamada; ”Türkiye’de dış dengelenme sürecinin devamını bekliyoruz. Türkiye’de zayıf iç talep ve artan fiyat rekabetine bağlı olarak dış dengelenme sürecinde ilerleme var. Türkiye’de cari açık/GSYH oranını 2015 sonunda % 5,2 ve 2016 sonunda % 4,7 olarak bekliyoruz. Türk şirketleri yurtdışından borçlanmada zorluk ile karşı karşıya değil” ifadelerine yer verildi.



Türkiye’de Dış Dengelenme Devam Edecek #eborsahaber

8 Kasım 2015 Pazar

Borsa ve Doları Neler Bekliyor?

Ekonomik ve siyasi gündemin neredeyse tamamının Aralık ayına sıkışması nedeni ile borsa ye dolar yatırımcılarını yoğun bir veri takvimi bekliyor.


Piyasalar Neleri Takip Edecek?


Siyasi Gündem


Milletvekillerinin yemin etmesinin ardından hükümet kurma yetkisini Cumhurbaşkanından alacak olan Davutoğlu, birlikte yola devam edeceği bakanlarını seçerek hükümeti kuracaktır. Piyasalar tarafından daha sonra, ekonomiden sorumlu bakanların kimler olacağını ve seçim öncesi vaatlerin ne şekilde hayata geçirileceği takip edecektir.Yapılacak harcamaların bütçeye etkisi sınırlı olsa da tek seferde yapılacak bir artışın enflasyonu tetikleyip, yüzde 1-1,5 yükselmesine neden olabileceğini düşünüyoruz. Enflasyonun yukarı hareketlenmesinin doğal sonucu olarak da faizler üzerindeki baskıyı artıp gözlerin Merkez Bankasına çevrilmesine neden olacaktır. Bu durum tanıdık bir tartışmayı da beraberinde getirip Merkez Bankasının yapısı ve faiz artışı konusunu gündeme taşıyabilir.


Piyasaların iç siyasi gündemde takip edecekleri bir başka gelişmede Başkanlık Sistemi tartışmaları olacaktır. Bilindiği gibi geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın tarafından aktarılan bilgiye göre süreç devam etmektedir. Muhalefet partilerinin de geçtiğimiz dönemdeki tutumlarını devam ettirdikleri göz önüne alınırsa bu durum şiddetli siyasi tartışmaların yaşandığı yeni bir seçim yani referanduma doğru gidebilir. “Piyasalar belirsizliği sevmez” prensibi ile her seçimin sonucu belirsiz olması nedeni ile piyasalar baskı altında kalabilir.


Ekonomi Gündemi


FED Başkanı Janet Yellen’in ABD Kongresine yaptığı sunumda, Açık Piyasa Komitesi (FOMC) faizlerin Aralık ayı toplantısında arttırmayı düşündüğünü söylemesinin ardından ABD doları gelişen ülke para birimleri karşısında değer kazanmıştı. Faiz artışı beklentisi özellikle gelişen ülke ekonomileri tarafından bir baskı unsuru olmaya devam ediyor. Bu nedenle Kasım ayında açıklanacak olan büyüme referanslı ABD verileri dikkatle izlenecektir.


Avrupa Merkez Bankası (ECB) başkanı Mario Draghi de parasal genişlemenin yolunda gittiği ve genişlemede bir artış olup olmayacağına aralık ayında bakacaklarını söylemesi bir başka yakından izlenmesi gereken gelişme olarak gündemdeki yerini koruyacak.


Uluslararası kredilendirme kuruluşu Moody’s’in, Türkiye ekonomisini değerlendireceği toplantısını 4 Aralık’ta yapacak olması da 18 aydır negatif izlemede olan ekonomimiz için bir başka gündem maddesi olarak masada olacaktır.


Borsa İstanbul hisse senetleri üzerinde önemli bir hareketlenmeye neden olan MSCI endeks değişikleri 12 Kasım’da açıklayacak. 30 Kasımdan itibaren geçerli olacak bu değişiklikler özellikle BİST30 endeksinde yer alan hisselerde önemli para giriş çıkışlarına neden olabildiği için 30 Kasım ve sonrası hisse bazlı takas analizleri yakından izlenecektir.


eborsahaber.com



Borsa ve Doları Neler Bekliyor? #eborsahaber

30 Ekim 2015 Cuma

TÜİK Dış Ticaret İstatistiklerni Açıkladı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 yılı Eylül ayı Dış Ticaret İstatistiklerini açıkladı. Buna göre raporda;


İhracat %14,2, ithalat %25,2 azaldı


Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2015 yılı Eylül ayında, 2014 yılının aynı ayına göre %14,2 azalarak 11 milyar 659 milyon dolar, ithalat %25,2 azalarak 15 milyar 401 milyon dolar olarak gerçekleşti.


Dış ticaret açığı %46,6 azaldı


Eylül ayında dış ticaret açığı %46,6 azalarak 7 milyar 13 milyon dolardan 3 milyar 742 milyon dolara düştü.


İhracatın ithalatı karşılama oranı 2014 Eylül ayında %66 iken, 2015 Eylül ayında %75,7’ye yükseldi.


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %5,1 arttı


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2015 Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat %5,1, ithalat %2,7 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2015 yılı Eylül ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat %2,9, ithalat %14,8 azaldı.


Avrupa Birliği’ne ihracat %7,7 azaldı


Avrupa Birliği’nin (AB-28) ihracattaki payı 2014 Eylül ayında %43,9 iken, 2015 Eylül ayında %47,2 oldu. AB’ye yapılan ihracat, 2014 yılının aynı ayına göre %7,7 azalarak 5 milyar 508 milyon dolar olarak gerçekleşti.


En fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu


Almanya’ya yapılan ihracat 2015 yılı Eylül ayında 1 milyar 138 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla İngiltere (959 milyon dolar), Irak (607 milyon dolar) ve İtalya (583 milyon dolar) takip etti.


İthalatta ilk sırayı Çin aldı


Çin’den yapılan ithalat, 2015 yılı Eylül ayında 1 milyar 968 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla Almanya (1 milyar 607 milyon dolar), Rusya (1 milyar 423 milyon dolar) ve ABD (1 milyar 25 milyon dolar) izledi.


Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %4,6 oldu


Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.3 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayii ürünlerini kapsamaktadır. Eylül ayında ISIC Rev.3’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %94,4’tür. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %4,6, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %32,3’tür.


Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı %17,5 oldu


İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %81,8’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin 2015 Eylül ayında imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %17,5, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %43,1’dir.


Turizm geliri geçen yılın aynı çeyreğine göre %4,4 azaldı


Ziyaretçilerin kişi başı ortalama harcaması 706 $ oldu. Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre %1,9 arttı.


Turizm gideri geçen yılın aynı çeyreğine göre %14,1 arttı. Yurt dışını ziyaret eden vatandaşlar 2014 yılı III. çeyreğine göre %12,6 arttı.” İfadeleri kullanıldı.


Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından bu ay başında yayınlanan resmi olmayan geçici dış ticaret verilerine göre Eylül ayında dış ticaret açığı, 3,72 milyar dolar, ihracat 11,66 milyar dolar ve ithalat 15,38 milyar dolar olarak, 2015 yılı Ağustos ayında ise; ihracat 11,06 milyar dolar, ithalat 15,95 milyar dolar olarak ve dış ticaret açığı 4,89 milyar dolar olarak gerçekleşmişti.


 


 


 


 


 


 


 


 


 



TÜİK Dış Ticaret İstatistiklerni Açıkladı #eborsahaber

22 Ekim 2015 Perşembe

FITCH Türkiye Raporu

Uluslararası Derecelendirme Kuruluşu Fitch Rating’s açıklamalarında;


“Türkiye’nin riskleri geniş ölçüde dengeli kalmayı ve global finansal piyasalardaki durum karşısında güçlü kamu finansmanını sürdürüyor. Son dönemde ortaya çıkan dış şoklara karşı direncini korumaya devam ediyor.” ifadelerine yer verdi


Türkiye Bankacılık Sektörü İçin Riskler Arttı


Fitch Rating’s, Türk bankaları için risklerin arttığına vurgu yaparak, “Bu faktörler Türkiye’nin ‘BBB-‘ seviyesindeki kredi notu ve durağan görünümünü yansıtıyor.


Türkiye’nin düşük kamu borcu/GSYH oranı kredi notu için anahtar nitelikte bir destek. Mali disiplin yönündeki taahhütün geniş bir siyasi desteği bulunduğunu görüyoruz. Lira’daki değer kaybı hedefin üzerindeki enflasyonun yarattığı para politikası güçlüklerini artırabilir.” dedi.


Enflasyon ve Büyüme Tahmini


  • Fitch’in Türkiye 2015 TÜFE tahmini yüzde 7,1, 2016 TÜFE tahmini yüzde 6,4

  • Fitch’in Türkiye 2015 büyüme tahmini yüzde 2,8, 2016 büyüme tahmini yüzde 3

 



FITCH Türkiye Raporu #eborsahaber

15 Ekim 2015 Perşembe

Marc Faber: Çin En Fazla Yüzde 4 Büyür

Marc Faber, “Her kriz daha önceki krizlerden farklıdır. Çin ekonomisi şuan en fazla yüzde 4 büyür. Küresel büyüme 2008’den sonra Çin ekonomisinin büyümesine bağlandı. Dünyada ticari anlamda genel olarak bir küçülme söz konusu” ifadelerini kullandı.


Dünyaca ünlü ekonomist Faber Türkiye’de enflasyon oranının hala çok yüksek seviyelerde olduğunua vurgu yaparak, “Türkiye’de halen aşırı tüketim var, bu cari açığa yol açıyor” dedi.


Marc Faber değerlendirmesinde,  “Çin’de hükümet para biriminin değer olarak aşağı düşmesine izin verdi. Çin hisseleri bir şekilde bu seviyelerde dalgalanacaktır. Çin varlıklarında çöküş beklemiyorum. Petrol varil başına 40-60 dolar arasında dalgalanmaya devam edecektir. Merkez bankaları para bastıkça değerli madenler uzun vadede yükselecek. Merkez bankalarını yönetenler akademisyen, özel sektör tecrübeleri yok” ifadelerini kullandı.


 


 



Marc Faber: Çin En Fazla Yüzde 4 Büyür #eborsahaber

14 Ekim 2015 Çarşamba

JP Morgan, “Portföy Çıkışı Devam Ediyor”

Siyasi belirsizliklerin derinleşmesiyle portföy çıkışı devam ettiğini söyleyen JP Morgan açılamalarının devamında, “Zayıf iç talep, artan fiyat rekabet gücü ve enerji fiyatlarındaki düşüş Türkiye’nin dış dengelenmesine hız kazandırdı.” ifadesini kullandı.


 



JP Morgan, “Portföy Çıkışı Devam Ediyor” #eborsahaber

Cari İşlemler Dengesi, 163 Milyon Dolar Açık Verdi

Merkez Bankasi’ndan 2015 yılı Ağustos ayı Ödemeler Dengesi gelişmelerine ilişkin açıklamada;


” Cari işlemler açığı, bir önceki yılın Ağustos ayına göre 2.058 milyon ABD doları azalarak 163 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bunun sonucunda, oniki aylık cari işlemler açığı 43.047 milyon ABD doları olmuştur.


Ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığı, bir önceki yılın aynı ayına göre 2.602 milyon ABD doları azalarak 3.634 milyon ABD dolarına düşmüştür. Diğer taraftan, hizmetler dengesinden kaynaklanan net gelirler 583 milyon ABD doları azalarak 3.947 milyon ABD dolarına gerilemiştir.


Parasal olmayan altın kalemi altında, bir önceki yılın Ağustos ayında 145 milyon ABD doları, bu yılın aynı ayında ise 260 milyon ABD doları net ithalat gerçekleşmiştir.


Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 586 milyon ABD doları tutarında azalarak 3.364 milyon ABD dolarına gerilemiştir.


Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 72 milyon ABD doları azalarak 497 milyon ABD doları olmuştur.


Doğrudan yatırımlar 2014’ün aynı ayında 1.097 milyon ABD doları net çıkış (net varlık artışı) kaydederken bu yılın aynı ayında 1.675 milyon ABD doları tutarında net giriş (net yükümlülük artışı) kaydetmiştir.


Portföy yatırımları 1.477 milyon ABD doları tutarında net çıkış kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 347 milyon ABD doları, devlet iç borçlanma senetleri piyasasında da 393 milyon ABD doları net satım yaptığı görülmektedir. Bunun yanı sıra, yurtdışında ihraç edilen tahvil ve bonolarla ilgili olarak bankalar 307 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleştirmiştir.


Diğer yatırımlar kaleminden kaynaklanan net çıkışlar 1.891 milyon ABD doları tutarında gerçekleşmiştir.


Diğer yatırımlar altında, yurtiçi bankaların yurtdışı muhabirlerindeki effektif ve mevduat varlıkları 2.344 milyon ABD doları net artış, yurtdışı bankaların yurtiçindeki mevduatları ise 321 milyon ABD doları tutarında net azalış kaydetmiştir.


Yurtdışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, Genel Hükümet ve bankacılık sektörü sırasıyla 39 milyon ve 335 milyon ABD doları net geri ödemede bulunurken diğer sektörler 694 milyon ABD doları net kullanım gerçekleştirmiştir. Bankalar, Ağustos ayında kısa vadeli kredilerde net geri ödeyici, uzun vadeli kredilerde net kullanıcı olmuştur.


Resmi rezervler Ağustos ayında 399 milyon ABD doları azalmıştır. ” ifadelerine yer verildi.


 



Cari İşlemler Dengesi, 163 Milyon Dolar Açık Verdi #eborsahaber

Ağustos Ayında İhracat Birim Değer Endeksi %10,9 Azaldı

TÜİK’in konuya ilişkin haber bülteninde yayınladığı raporunda,


 İhracat birim değer endeksi %10,9 azaldı


İhracat birim değer endeksi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %10,9 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, “gıda, içecek ve tütün”de %1, “ham maddelerde (yakıt hariç)” %10,8, “yakıtlar”da %44,2 ve “imalat (gıda, içecek, tütün hariç) sanayi”nde %10 azaldı.


İthalat birim değer endeksi %17,4 azaldı


İthalat birim değer endeksi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %17,4 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, “gıda, içecek ve tütün”de %10,9, “ham maddelerde (yakıt hariç)” %19,3, “yakıtlar”da %42,1 ve “imalat (gıda, içecek, tütün hariç) sanayi”nde %8,2 azaldı.


İhracat miktar endeksi %8,8 arttı


İhracat miktar endeksi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %8,8 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, “gıda, içecek ve tütün”de %7,7 ve “ham maddelerde (yakıt hariç)” %6,4 azalırken, “yakıtlar”da %22,3 ve “imalat (gıda, içecek, tütün hariç) sanayi”nde %8,8 arttı.


İthalat miktar endeksi %1 azaldı


İthalat miktar endeksi Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %1 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, “gıda, içecek ve tütün”de %17,3, “ham maddelerde (yakıt hariç)” %14 ve “imalat (gıda, içecek, tütün hariç) sanayi”nde %2,8 azalırken, “yakıtlar”da %2,4 arttı.


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ihracat miktar endeksi %0,6 arttı


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2015 Temmuz ayında 124,7 olan ihracat miktar endeksi %0,6 artarak, 2015 Ağustos ayında 125,5 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2014 Ağustos ayında 111,7 olan ihracat miktar endeksi % 8,8 artarak, 2015 Ağustos ayında 121,6 oldu.


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ithalat miktar endeksi %3,1 azaldı


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2015 Temmuz ayında 124,6 olan ithalat miktar endeksi %3,1 azalarak, 2015 Ağustos ayında 120,7 oldu. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2014 Ağustos ayında 117,2 olan ithalat miktar endeksi %1 azalarak, 2015 Ağustos ayında 116,1 oldu.


Dış ticaret haddi 2015 yılı Ağustos ayında 107,8 olarak gerçekleşti


İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2014 yılı Ağustos ayında 99,9 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 2015 yılı Ağustos ayında da 107,8 oldu.


ifadelerine yer verdi.


 


 



Ağustos Ayında İhracat Birim Değer Endeksi %10,9 Azaldı #eborsahaber

13 Ekim 2015 Salı

TÜİK; Ağustos Ayında Yıllık Sanayi Ciro Endeksi % 14,1 Arttı

Konu ile ilişkin olarak kuruluştan yapılan açıklamada;


“Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi bir önceki aya göre %4,5 arttı


Sanayinin alt sektörleri (2010=100 temel yıllı) incelendiğinde; 2015 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi %5,2 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi %4,7 arttı.


Takvim etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre %14,1 arttı


Sanayinin alt sektörleri (2010=100 temel yıllı) incelendiğinde; 2015 yılı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi %13,2 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi %15,1 arttı.


Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış ana sanayi gruplarında en yüksek artış dayanıklı tüketim malı imalatında gerçekleşti


Ana sanayi grupları (MIGS) sınıflamasına göre, 2015 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre en yüksek artış %14,8 ile dayanıklı tüketim malı imalatında gerçekleşti.


Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış imalat sanayi ciro endeksinde en yüksek artış bilgisayarların ve elektronik ürünlerin imalatında gerçekleşti


İmalat sanayi alt sektörleri incelendiğinde, 2015 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre en yüksek artış %33,7 ile bilgisayarların, elektronik ve optik ürünlerin imalatında gerçekleşti. Bu artışı %32,6 ile diğer imalatlar ve %16,0 ile diğer ulaşım araçlarının imalatı takip etti.


Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış imalat sanayi ciro endeksinde en yüksek azalış tütün ürünleri imalatında gerçekleşti


İmalat sanayi alt sektörleri incelendiğinde, 2015 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre en yüksek azalış %25,0 ile tütün ürünleri imalatında gerçekleşti. Bu azalışı %7,0 ile makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı ve %5,4 ile kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı takip etti. ” ifadelerine yer verdi.



TÜİK; Ağustos Ayında Yıllık Sanayi Ciro Endeksi % 14,1 Arttı #eborsahaber

9 Ekim 2015 Cuma

Commerzbank Türkiye Tavsiyesini Yükseltti

Commerzbank stratejisti Quijano-Evans, seçim öncesi Babacan ve Şimşek’in “sahneye geri dönmesinin” olumlu olduğunu kaydetti


Quijano-Evans, raporunda, Türkiye’nin ülke kredisini “marketweight”ten”overweight”e yükseltildiği ve yerel para birimi cinsinden tahviller için tavsiyesini “marketweight”te bırakıldığı kaydedildi.


 



Commerzbank Türkiye Tavsiyesini Yükseltti #eborsahaber