31 Temmuz 2015 Cuma

Memurların Zorlu Zam Maratonu Başlıyor

Kamu çalışanları önümüzdeki hafta başlayacak toplu görüşmelere kilitlendi


Gelecek hafta başlayacak toplu görüşmelerde,2016-2017 yıllarında maaşlarına yapılacak zam oranına odaklanan memurlar, taleplerini üye oldukları sendikalara iletti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda, Kamu İşveren Heyeti temsilcileri ile Memur-Sen, Türkiye Kamu-Sen ve KESK yetkililerinin katılımıyla yapılacak görüşmelerde, memur konfederasyonlarının zam teklifleri ele alınacak. Görüşmelerde yetkili konfederasyon olan Memur-Sen’in taleplerinin gövdesini; “yüzdelik zam, taban aylığa zam, refah payı ve enflasyon farkı” oluşturuyor. Memur-Sen, 2016 yılının ilk altı ayında yüzde 8, ikinci altı ayında yüzde 8 olmak üzere toplam yüzde 16 oranında zam teklifi sunacak. Türkiye Kamu-Sen ise 2016 yılında toplam maaş artış talebini; “telafi zammı, büyüme ve refah payı” dahil olmak üzere yüzde 22 ve taban aylığa seyyanen net 100 lira olarak belirledi. Türkiye Kamu-Sen, 2017 yılında ise toplam yüzde 20 ve taban aylığa seyyanen net 150 lira zam isteyecek.



Memurların Zorlu Zam Maratonu Başlıyor
#eborsahaber

Cumhurbaşkanı Endenozya"da

Erdoğan, Cakarta’ta Endonezya Milli Güvenlik Enstitüsünü ziyaretinin ardından dünyanın en büyük dördüncü camisi olarak kabul edilen ve Endonezya’nın simgelerinden İstiklal Camii’ne geçti.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Endonezya vurguda bulunarak şu değerlendirmeleri yaptı; “Asya’nın farklı uçlarında yer alsak da bizler yakınız. Bizim gönül noktasında birlikteliğimiz var, yakınlığımız var. Zira kardeşlerin gönül dünyasında sınırların, mesafelerin hiçbir anlamı yoktur. Bizler kadim değerlerin, ortak tarihi mirasın, aynı inancın bir araya getirdiği ve kardeş kıldığı ülkeleriz. Bu ziyaretimin iki ülke arasında bu kadim mirası, bu uhuveti bir adım öteye taşıyacağına inanıyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen dostluğu, konukseverliği, muhabbeti, halklarımızın arasındaki kardeşliğin bir gereği olarak görüyorum. Kendi evimizde kardeş dost Endonezya halkını şahsım ve milletim adına selamlıyor, kendilerine en derin sevgi saygılarımı sunuyorum.”



Cumhurbaşkanı Endenozya"da
#eborsahaber

Rus Doğalgazında İndirim



Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Gazprom ile BOTAŞ’ın yüzde 10,25’lik doğalgaz indirimi konusunda anlaştıklarını ancak anlaşma metninin henüz imzalanmadığını belirtti.


Novak, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Rus doğalgazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak Türk Akımı projesinin iptaline ilişkin haberleri yalanladı.Öte yandan Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov tarafından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sonbaharda bir araya gelecek, görüşülecek ana konulardan biri doğalgaz boru hattı projesi olacak.


Rus gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıması planlanan Türk Akımı projesinin 63 milyar metreküp kapasiteli olacağı duyurulmuştu. Bu miktarın 47 milyar metreküplük kısmı Avrupa’ya iletilirken, geri kalan 16 milyar metreküplük bölümünün Türkiye’nin iç piyasasında tüketilmesi öngörülüyor.Kaynak (A.A)



Rus Doğalgazında İndirim
#eborsahaber

İran Nükleer Enerji İnşasına Başlıyor

İran Atom Enerjisi Kurumu başkan yardımcısı Muhammed Ahmediyan, “Bu iki 1000 mega voltluk yeni nükleer santralin inşası için gerekli anlaşma geçen Kasım ayında ve Rusya’nın Rus Atom (Rosatom) şirketi ile Moskova’da imzalandı” dedi.



İran Nükleer Enerji İnşasına Başlıyor
#eborsahaber

Lev Troçki"nin Büyükada"da kaldığı ev satılıyor

Sovyetler Birliği’nde Bolşevik Parti ’nin önemli isimlerinden, Kızıl Ordu’nun kurucusu olarak bilinen Lev Troçki’nin İstanbul Büyükada’da oturduğu ev satılıyor. Ev için 4 milyon 400 bin isteniyor.


3 bin 571 metrekarelik alan üzerinde kurulu binanı toplam oturma alanı 950 metrekare. 18 odası bulunan binada 5 salon 5 de banyo bulunuyor. Tarihi eser niteliğindeki bina 150 yıllık.



Lev Troçki"nin Büyükada"da kaldığı ev satılıyor
#eborsahaber

BOFA: Kasım"da Erken Seçim Türkiye Baz Senaryomuz

BOFA Merrıll Lynch Türkiye değerlendirme raporunda,


‘’Türkiye için baz senaryomuz Kasım’da erken seçim’’ diyerek büyüme ve enflasyon beklentilerini ise 2015 büyüme beklentimiz % 2,6, enflasyon beklentimiz: % 8 olarak açıkladı.



BOFA: Kasım"da Erken Seçim Türkiye Baz Senaryomuz
#eborsahaber

Rusya Merkez Bankası Faiz İndirimine Gitti

Rusya Merkez Bankası politika faizini %11’e indirdi. (Önceki:%11,50)


Rusya Merkez Bankası, ‘’Ekonomide yavaşlama riskleri hala yaygın. 27 Temmuz itibariyle yıllık enflasyon %15,8olarak gerçekleşti. Enflasyon, gerileyen tüketici talebiyle sınırlandı.  Enflasyon riskleri ve ekonomide soğuma riskleri dengesine bağlı yeni indirimler yapılabilir. Temmuz 2016’da yıllık enflasyon %7’nin altına düşecek. 2. Çeyrekte ekonomik daralma ilk çeyreğe kıyasla derinleşti.’’ açıklamalarında bulundu.



Rusya Merkez Bankası Faiz İndirimine Gitti
#eborsahaber

Silahlar Bırakılıncaya Kadar Operasyonlar Devam Edecek

Başbakan Davutoğlu, Türkiye’de yaşanan terör olayları ve düzenlenen operasyonlar ile ilgili açıklamalarda bulundu.


Davutoğlu, ‘’Bugüne kadar 39 şehirde yapılan operasyonlarda 1302 terör zanlısı gözaltına alındı. Bütün silahlı gruplar Türkiye’den çıkana kadar bu operasyonlar devam edecek. Çatışmasızlık bütün silahların bırakılmasıysa, o zaman çözüm süreci canlanır.’’ İfadelerini kullandı.



Silahlar Bırakılıncaya Kadar Operasyonlar Devam Edecek
#eborsahaber

Pegasus Doluluk Oranlarını Açıkladı

Pegasus Ocak-Haziran dönemi doluluk oranları rakamları;



  • Pegasus’un toplam yolcu sayısı ocak-haziran döneminde % 10,0 artarak 10.17 milyon oldu.

  • Pegasus’un doluluk oranı ocak-haziran döneminde geçen yıla göre % 1,4 azalarak %77,9 oldu.


olarak açıklandı.



Pegasus Doluluk Oranlarını Açıkladı
#eborsahaber

Bill Gross’dan mektup var

Ünlü spekülatör  Bill Gross, yatırımcılara bir bilgilendirme mektubu gönderdi ve


‘’Faizlerin yıllar boyu sıfıra yakın seyretmesinin ‘zombi’ şirketler yarattı. Yatırımcılara bir bilgilendirme mektubu yollayan Gross, merkez bankalarının düşük faizin ekonomiyi sıkıntıya sokan sorunlara çare olmadığının farkına varması gerekiyor.’’


ifadelerini kullandı.



Bill Gross’dan mektup var
#eborsahaber

Toner, PKK"nın şiddet olaylarına son vermesini arzuluyoruz

Amerika Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Toner açıklamalarında;


“Şiddet olaylarını başlatan PKK oldu. Türkiye’de kendini savunmak amacıyla karşılık verdi. Durumun sakinleşmesini istediklerinin altını çizen Toner, “PKK’nın şiddet olaylarına son vermesini ve görüşme masasına dönmesini arzuluyoruz. Ayrıca Türk hükümetini de ölçülü karşılık vermeye çağırıyoruz.


Bunlar uzun süredir devam eden sorunlar. PKK Türk ordusuna saldırı başlattı, (Türkiye de) misilleme amacıyla bir dizi hava saldırısı düzenledi. Görmek istediğimiz, PKK’nın saldırılarına son vermesi, bu şekilde de durumun sükunete kavuşmasıdır.


Önceliğimiz IŞİD’le Suriye’nin kuzeyinde mücadele etmek, onları kuzey Suriye’den püskürtmektir.’’ İfadelerine yer verdi.



Toner, PKK"nın şiddet olaylarına son vermesini arzuluyoruz
#eborsahaber

JP Morgan, PPK değerlendirmesi

JP Morgan, TCMB’nin mevcut faiz koridoru uygulamasından tek oranlı bir sisteme doğru geçmeyi planladığını hatırlatarak, bu sürecin eylülayında başlayacağını öngördü.


TCMB’nin yıl sonu faiz beklentisini yüzde 6.8’den yüzde 6.9’a çıkardığın vurgu yapıldı.


JP morgan alınan bu kararı akılcı bir karar olarak niteledi ve politikaların normale dönmesi ile birlkte ekonomist ve yatırımcılar için hayatın daha kolayolacağını ve Türk varlıklarının cazibesinin artabileceğini belirtti. Bununla birlilkte bu değişimin ekonomik ve siyasal belirsizliklerin olduğu birortamda yapılacak olmasının ekstra dikkat gerektirdiği ve TCMB’nin de bunun farkında olruğu dile getirildi.


Kaynak: Matriks Ekonomi



JP Morgan, PPK değerlendirmesi
#eborsahaber

Hava Sıcaklığının Mevsim Normallerinin 5 İla 9 Derece Üzerinde Seyredeceği Tahmin Ediliyor

Meteorolojik Görünüm


Yapılan son değerlendirmelere göre; sabah saatlerinden itibaren Mersin, Adana, Osmaniye ile Hatay kıyı kesimi, öğle saatlerinden sonra Batı Akdeniz’in iç kesimleri, Muğla’nın doğusu, Ankara, Çankırı, Kırıkkale, Konya, Aksaray, Karaman çevrelerinin kısa süreli ve yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.


Hava Sıcaklığı: Önemli bir değişiklik olmayacağı, Akdeniz kıyılarında mevsim normalleri civarında, diğer yerlerde mevsim normallerinin 5 ila 9 derece üzerinde seyredeceği tahmin ediliyor.


Rüzgar: Genellikle kuzey ve kuzeydoğu, Akdeniz kıyıları ile zamanla doğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.



Hava Sıcaklığının Mevsim Normallerinin 5 İla 9 Derece Üzerinde Seyredeceği Tahmin Ediliyor
#eborsahaber

Dış Ticaret Açığı 6 milyar dolar oldu

TÜİK’in konuya ilişkin basın açıklaması aşağıda bulunuyor:


İhracat %6,9, ithalat %12,5 azaldı


Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2015 yılı Haziran ayında, 2014 yılının aynı ayına göre %6,9 azalarak 11 milyar 996 milyon dolar, ithalat %12,5 azalarak 18 milyar 201 milyon dolar olarak gerçekleşti.


Dış ticaret açığı %21,6 azaldı


Haziran ayında dış ticaret açığı %21,6 azalarak 7 milyar 912 milyon dolardan 6 milyar 206 milyon dolara düştü.


İhracatın ithalatı karşılama oranı 2014 Haziran ayında %61,9 iken, 2015 Haziran ayında %65,9’a yükseldi.


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ihracat %3,1 arttı


Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2015 Haziran ayında bir önceki aya göre ihracat %3,1 artarken, ithalat %3 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2015 yılı Haziran ayında önceki yılın aynı ayına göre ihracat %9,5, ithalat %15,1 azaldı.


Avrupa Birliği’ne ihracat %6,6 azaldı


Avrupa Birliği’nin (AB-28) ihracattaki payı 2014 Haziran ayında %46 iken, 2015 Haziran ayında %46,1 oldu. AB’ye yapılan ihracat, 2014 yılının aynı ayına göre %6,6 azalarak 5 milyar 535 milyon dolar olarak gerçekleşti.


En fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu


Almanya’ya yapılan ihracat 2015 yılı Haziran ayında 1 milyar 138 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla İngiltere (814 milyon dolar), Irak (689 milyon dolar) ve İtalya (595 milyon dolar) takip etti.


İthalatta ilk sırayı Çin aldı


Çin’den yapılan ithalat, 2015 yılı Haziran ayında 2 milyar 41 milyon dolar oldu. Bu ülkeyi sırasıyla Almanya (1 milyar 891 milyon dolar), Rusya (1 milyar 744 milyon dolar) ve İtalya (1 milyar 10 milyon dolar) izledi.


Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ihracatı içindeki payı %3,8 oldu


Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.3 sınıflamasıı içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Haziran ayında ISIC Rev.3’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı %93,5’tir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı %3,8, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %35’tir.


Yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayi ithalatı içindeki payı %14,8 oldu


İmalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı %81,3’tür. Yüksek teknolojili ürünlerin 2015 Haziran ayında imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı %14,8, orta yüksek teknolojili ürünlerin payı ise %45,5’tir. “


 



Dış Ticaret Açığı 6 milyar dolar oldu
#eborsahaber

Daron Acemoğlu ""1"" Numara

Milliyet Gazetesi’nin haberine göre Massachussets Teknoloji Enstitüsü’nde ekonomi profesörü olan Acemoğlu’nu, Harward Üniversitesi’nden Andre Shleifer, Chicago Üniversitesi’nden James J. Heckman ve Harvard Üniversitesi’nden Robert Barro izledi. Listede, Amerikan Merkez Bankası’nın eski başkanı Ben Bernanke ise 25’inci sırada yer aldı. RePec’in listesindeki değerlendirmeler, 10 yılda yapılan akademik çalışmalar, alıntılar ve popülerlik gibi unsurlard göz önünde bulundurularak yapılıyor.


Nobel’e Layık


İstanbul doğumlu Acemoğlu, Galatasaray Lisesi’nden okuduktan sonra eğitimine yurtdışında devam etmişti. Acemoğlu, daha önce de RePEc listesinde, dünyanın en çok alıntı yapılan ilk 10 ekonomisti arasında yer almıştı.


James Robinson ile birlikte yazdığı “Ulusların Düşüşü” adlı Kitap ses getirirken, Acemoğlu’nun Nobel Ekonomi Ödülü almasına da kesin gözüyle bakılıyor. Yakın zamanda bilkent Üniversitesi’nin “fahri doktora” ünvanına layık gördüğü Acemoğlu, ayrıca 2013’te “T.C. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü”nü almıştı.


Daron Acemoğlu Kimdir?


1967 yılında İstanbul’da doğan Acemoğlu, 1986’da Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. İngiltere’deki York Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan sonra London School of Economics’ten yüksek lisans ve doktora derecelerini aldı. 1993’ten bu yana dünyanın en prestijli üniversitelerinden Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) akademisyen kadrosunda olan Acemoğlu, 2000 yılında profesörlüğe yükseldi. Halen üniversitenin Charles P.Kindleberger Uygulamalı Ekonomi Bölümü’nde görevli. Özellikle gelir ve ücret eşitsizliği çalışmalarıyla ABD’de adını duyuran Acemoğlu’nun ilgilendiği konular arasında siyasal ekonomi, ekonomik kalkınma, ekonomik büyüme de yer alıyor. Acemoğlu’nun James Robinson ile birlikte yazdığı “Diktatörlük ve Demokrasinin Ekonomik Kökenleri” kitabı akademi dünyasında büyük yankı bulmuştu. 57 ülkede yüzden fazla gönüllüsü bulunan IDEAS/RePec isimli ekonomik araştırma kurumuna göre Daron Acemoğlu, dünyada referans gösterilen ilk 10 ekonomist arasında yer alıyor. Acemoğlu, yedinci sırada yer aldığı listede FED Başkanı Ben Bernanke, Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Profesör Paul Krugman, Eski IMF direktörü Oliver Blanchard ve Nobel Ekonomi Ödüllü Edward Prescott gibi isimleri de geride bıraktı.


Kaynak: Hürriyet



Daron Acemoğlu ""1"" Numara
#eborsahaber

Almanyada Grevler Sürüyor

Deutsche Bank (DB) bu Senenin yarısı itibariyla kârının % 39’a düştüğünü dün açıkladı. Buna göre, demiryolu şirketinin vergi ertesi kârı ilk altı ay için 391 milyon euroya gerilemiş oldu.


Kazancın aşırı bir biçimde düşmesini geçtiğimiz aylarda gercekleşen grevlere bağlayan DB Genel Müdürü Rüdiger Grube, iş bırakma eylemlerinin şirkete yaklaşık olarak 252 milyon euroya mal olduğunu açıkladı . “Yılın ilk yarısı kazancımızdan memnun değiliz.” diyen DB Finans Şefi Richard Lutz ise olumsuz performansın fırtınalı hava şartlarına bağlı olabileceği bilgisini verdi.


Diyer yandan, DB’nin yolcu sayısında % 1,6 düşüş yaşanırken, şirket grubunun geliri % 1,3 oranında artarak, 20 milyar euroya yükseldi. Ayrıca, şehirlerarası otobüs firmalarının piyasaya girmesi ve DB’ye kıyasla daha ucuz seyahat fırsatı sunması rekabetin artmasına ne sebepten olmuştu.


Yakıt fiyatlarının düşmesiyle beraber araba kullanıcıları da trenleri tercih etmemeye başladı. DB, firmanın kârını artırmayı hedefleyen altı maddelik tekrardan yapılanma planı sunmuştu. Bununla beraber Grube, DB’nin daha hızlı, verimli ve alıcı odaklı olacağını açıkladı .


Kaynak: Cihan



Almanyada Grevler Sürüyor
#eborsahaber

Akbank ve İş Bankası"nın Bilançoları bekleniyor

Akbank ve İş Bankası’nın 2015 2.çeyrek  bilançolarının açıklanması bekleniyor


[table id=94 /]


Akbank ve İş Bankası"nın Bilançoları bekleniyor
#eborsahaber

VİOB 30 ANALİZİ

VİOB30 endeksi yakın vade kontratları güç topluyor.


Aşağıdaki grafikte yayınladığımız, Simetrik Üçgen Fornasyonunun yukarı geçilmesi ile başlayan hareket devam ederek ilk seansı 97.050 puanın üzerinde kapatabilirse yukarı hareketi güçlendirebilir.


viob



VİOB 30 ANALİZİ
#eborsahaber

Günün Stratejisi

Türkiye

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çin ile milli paralarımızla ithalat-ihracat yapmayı görüştük.


Maliye bakanı Şimşek: Gelişmekte olan ülkelerde büyüme görünümü kötüleşiyor. Riskler: Çin, EMTİA fiyatlarındaki çöküş ve Fed faiz artışı dedi.


TCMB Enflasyon Raporu yayımlandı, sunumun tam metnine ilgili linkten ulaşabilirsiniz.


BDDK, Bankacılık sektörünün net karı haziran sonunda 13 milyar 755 milyon TL oldu.


Garanti Bankası 2015 2.çeyrek net karı 1.03 milyar TL olarak açıklandı.(Beklenti: 943 mn TL)


Halkbank 2015 2.çeyrek net karı 645,8 milyon TL olarak açıklandı.(Beklenti: 580 mn TL )


Yapı Kredi Bankası 2015 2.çeyrek net karı 407,1 milyon TL olarak açıklandı.(Beklenti: 363 mn TL )


Turkcell 2015 2.çeyrek net karı 712,5 milyon TL olarak açıklandı.(Beklenti: 591 mn TL)


Dünya

BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, Türkiye’nin PKK’ya karşı operasyonlarının BM şartı ile uyumlu, meşru müdafaa amacıyla yaptığını söyledi.


ABD, Beyaz Saray yönetimi Türkiye’de tansiyonun düşürülmesi ve barış sürecine geri dönülmesi çağrısı yaptı.


ABD’de işsizlik başvuruları verisi 267.000 kişi olarak açıklandı. (beklenti:270.000 önceki:255.000 )


ABD GSYİH verisi %+2,3 olarak açıklandı. (BEKLENTİ:%+2,8 ÖNCEKİ:%-0,2 )


İMF Başkanı Christine Lagarde, dünya ekonomisinin toparlandığını ama kırılgan bir görüntü verdiğini söyledi.


İMF’den gelen açıklamada Yunanistan’ın uluslararası kreditörlerinin ülkenin borçlarını yapılandırmaktan başka seçeneği olmadığı ifade edildi.


Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa ülkelerinin ürünlerinin sınırda imha edilmesini öngören kararı imzaladı.


Almanya‘da Temmuz ayı işsizlik başvuruları bir önceki aya kıyasla ve mevsimsel olarak düzeltilmiş rakamlarla 9 bin kişi arttı.


Tsıpras, Anlaşmaya varmaya veya bizim seçimimiz olmayan resesyon getirecek bir programı kabule zorlandık.


Çin Politbüro’dan yapılan açıklamada; Para politikası uygun kalmaya devam ediyor. Ülke ekonomik istikrarı korumak için hedeflenen önlemleri ileri taşıyacak. Ekonominin eksiği, büyüme için yeni motor olmayışı.


Finans Şirketlerinden Gelen Açıklamalar

S&P, Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s’un yayınladığı son raporunda Türkiye’deki kredi ve ekonomik büyümenin, zayıf tüketici güveni ile yavaşlayacağını belirtti. Ekonomik yavaşlamanın sebebi olarak 7 Haziran seçimleri sonrası yaşanan siyasi belirsizlik olarak gösterildi.


S&P, Avrupa’da konut piyasalarının genelinde bir canlanma var. Ekonomik koşullardaki düzelme ile  konut fiyatları bu yıl artacak.


Goldman Sachs küresel emtia piyasaları araştırma bölümü başkanı Jeffrey Currie, CNBC televizyonunda yaptığı açıklamada, altın fiyatlarının en düşük 1050 dolara kadar gerilemesi riski olduğunu belirterek, altındaki ayı piyasası görünümüne dikkat çekti.


JP Morgan, Sberbank’ın Türkiye ve Avrupa birimlerini satmasını tavsiye etti.


Açıklanması beklenen ekonomik veriler beklentileri 
[table id=92 /]

BİST100

Borsa İstanbul 100 endeksi yüksek volatilite ve hacim ile dip çalışması yapmaya devam ediyor. Dün güne 77.633 puandan başlayan BİST100 endeksi, satışlar ile en düşük 77.534 puana kadar geriledikten sonra alım işlemlerinin hızlanması sonucu günü 78.889 puandan kapattı. BDDK’nın yayımladığı ‘’ bankacılık sektörünün net karı haziran sonunda 13 milyar 755 milyon TL’’ açıklaması, 2.çeyrek bilançolarının beklentilerin üzerinde oluşma olasılığını arttırarak alımların gelmesine neden oldu.


Salı günü itibari ile vurgu yapmaya başladığımız dip çalışması dün kendini teknik olarak çok güçlü bir şekilde hissettirirken, bugünde yukarıda 79.250 puan ve aşağıda 77.250 puan referans noktalarının anlamlı bir şekilde geçilmesi BİST100 endeksinin yönü hakkında bilgi verecektir.


Dün gelen banka bilançolarının da etkisi ile güne alımlar ile başlayacağını düşündüğümüz endekste, 79.250 puanın üzerine atıp tutunması ihtimalini izlenmesi gereken referans strateji olarak görüyoruz.


ENDEKS310715

Dolar/TL

ABD doları, ABD’de açıklanan işsizlik rakamlarının beklenenin altında kalması ile moral bulurken, GSYİH verisinin (büyüme referanslı) beklenenin altında gelmesi kafaları karıştırsa da günü 2,7866 TL’den kapattı.


Gün içi düzeltmeler ile yukarı doğru ilerleyen Dolar/TL’de bugün için stop-loss noktası veya kar realizasyonu noktası 2,7625 TL den geçiyor. 2,7625 TL’nin altına kayar ise, teknik olarak satışların hızlanması muhtemel gözüküyor.


usdtry310715

 


 



Günün Stratejisi
#eborsahaber

Veri Takvimi

Açıklanması beklenen ekonomik veriler beklentileri


[table id=92 /]


Veri Takvimi
#eborsahaber

Playstation Rakiplerini Üçe Katladı

Operasyon gelirlerinin 160 milyon doları bulduğunu açıklayan Sony, ayrıca ‘Oyun ve Çevrim İçi Servisler’ kategorisi sayesinde 2 milyar 365 milyon dolarlık ciro elde etmeyi de başardı.


Belirtilenlere göre son çeyrekte dağıtılan PS4 sayısı 3 milyon adeti buldu. Geçen yılın aynı döneminde ise yaklaşık 2,7 milyon adet PS4 dağıtılmıştı. Bu rakamlar ile azılı rakibi Xbox One’ı geçen PS4, anlaşılan liderlik koltuğunda epey oturacağa benziyor. Zira yılın son çeyreğinde dağıtılan Xbox 360 ve Xbox One sayısı toplamda 1,7 milyon adet ile sınırlı.


Gelen son rapor ile birlikte satışa sunulduğu ilk günden bu yana PS4’ün dağıtılma adeti ise 25,3 milyona erişmiş bulunuyor. 2014 finansal yılı içerisinde 14,8 milyon adet PS4 satan Sony, ayrıca beklentilerini de büyüttü. Normalde bu yıl 16 milyon konsol dağıtmayı hedefleyen şirket, 2015’in sonuna kadar 16,5 milyonu aşmayı hedefliyor. Eğer Sony’nin beklentisi sağlıklı bir şekilde gerçekleşirse 31 Mart 2016 tarihi itibariyle tam 38.8 milyon adet PS4 satılmış olacak.



Playstation Rakiplerini Üçe Katladı
#eborsahaber

AVEA, Telekom"un Kontrolüne Geçiyor

Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Kurul, Morgan Stanley’nin Global Akaryakıt Ticaret biriminin tam kontrolünün dolaylı olarak Castleton Commodities International LLC tarafından devralınmasını onayladı.


Alcatel-Lucent‘in tek kontrolünün Nokia Corporation tarafından devralınması işlemini uygun bulundu.


Avea İletişim Hizmetleri AŞ ve iştiraki Fleksus Ödeme Hizmetleri AŞ’nin hisse devri yoluyla Türk Telekomünikasyon AŞ ve İş Bankası Grubunun ortak kontrolünden Türk Telekomünikasyon AŞ’nin tek kontrolüne geçmesine onay verdi.


Hamlet Protein A/S’nin ortak kontrolünün, Goldman Sachs Group Inc. ve Altor Fund IV, Kanada Buğday Kurulunun ise Bunge Canada ve SALIC Canada Ltd. tarafından devralınması işlemine izin verildi.


Cargill Holdings B.V. tarafından Ekol Gıda Tarım Hayvancılık Pazarlama Sanayi Ticaret AŞ’ye ait hisselerin devralınmasını onayladı.


Bayer Türk Kimya Sanayii Ltd. Şti. ile Zentiva Sağlık Ürünleri San. ve Tic. AŞ arasında imzalanan Fason Üretim Sözleşmesinin Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun ilgili maddesine aykırı olmadığına, bu nedenle muafiyet değerlendirmesi yapılmasına gerek bulunmadığına karar verildi.


Kaynak:AA



AVEA, Telekom"un Kontrolüne Geçiyor
#eborsahaber

Canan Karatay meslekten 15 gün süre ile men edildi

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği’nden yapılan açıklamada;


Kardiyolog Prof. Dr. Canan Karatay’ın ‘gebelikte yapılan şeker yükleme testi bebeğe zarar verir’ şeklindeki değerlendirmelerinin gerçeği yansıtmadığı belirtilmiş, “Gestasyonel diyabet taramasının bilinen bir sağlık problemi yoktur” ifadesi kullanılmıştı.


“Son dönemde takip ettiğimiz hamilelerden bize ulaşan geri bildirimler son derece hayati bir konu olan “gebelik şekeri” ile ilgili bu açıklamamızı zorunlu hale getirmiştir” denilen TJOD açıklamasında şu ifadelere yer verilmişti:


“Çeşitli televizyonlarda açıklamalarda bulunan ve aslında kardiyoloji uzmanı olan Sn. Prof. Dr. Canan Karatay, gebelikte yapılan “şeker yükleme testi”nin bebeğe zarar verdiği iddialarında bulunmaktadır. Bu yayınları izleyen anne adaylarımızın bir kısmı kendilerini takip eden kadın doğum uzmanlarının “şeker yükleme testi” taleplerine şüphe ile yaklaşabilmekte hatta kimi zaman bu testi yaptırmaktan çekinmektedirler.


Şeker yükleme testi uzun yıllardan bu yana güvenle yapılan ve hem anne adayı hem de bebek için hayati önem taşıyan bir testtir. Hamile bir kadın bir dilim pasta ya da tatlı yediği takdirde bile neredeyse şeker yükleme testindeki ile aynı miktarda şeker vücuduna girmektedir. Uzmanlığı kardiyoloji olan saygıdeğer bir profesör hanımefendinin televizyonlarda bu asılsız iddialarda bulunurken “kadın doğumcuların neredeyse hepsi erkek, onlar için bu testi istemek kolay, anne olmadıkları için bebeğe verilebilecek zararı göz ardı ediyorlar, önemsemiyorlar ” gibi cümleler sarf etmesi de abesle iştigaldir.


Kadın doğumcuya kadın ya da erkek değil hipokrat yemini etmiş hekim gözü ile bakmalıyız, bu tür ucuz kahramanlıklar gelip geçici olsa da anne ve bebek sağlığına dolayısı ile toplum sağlığına verdiği zararlar maalesef kalıcıdır. Başta Sn. Canan Karatay olmak üzere medyanın değerli çalışanlarını bu tür konularda sorumlu ve duyarlı davranmaya davet ediyoruz.”


Gebelikte Şeker Yükleme Testi Neden Önemli ?

Hamilelikte şeker yükleme testinin neden gerekli olduğuna da değinen TJOD açıklamasında


“Gebelerde kan şekeri normale göre düşük düzeydedir. Gebelik öncesi yeterli insülin salgılayabilen pankreas hücreleri gebeliğin ilerlemesiyle yeterli insülin salgılayamaz, bu nedenle daha önce diyabet belirtisi olmadığı halde gebelik boyunca kan şekeri yükselebilir. Bu duruma ‘Gestasyonel Diyabet’ veya gebelik şekeri adını veriyoruz. Bu tablo, gebelik bitiminde genellikle düzelir.


Genellikle ailesinde çok sayıda diyabetik kişiler bulunan, 30 yaşın üzerinde, fazla kilolu hamileler, önceki gebeliklerinde diyabet olan, iri fetus doğuran kişiler gestasyonel diyabet açısından risk taşırlar. Toplumda % 3-10 sıklığında görülür. Gestasyonel diyabeti olan hastalar tedavi edilmezse çocuklarının iri olması, zor doğum, yeni doğanda hipoglisemi, sarılık ve hatta ölü doğum riski vardır. Genellikle diyetle kolayca regüle olur. Ama bazen antidiyabetik ilaçlar veya insülin de gerekebilir.


Hasta ilk geldiğinde bir açlık şekeri, bakılır risk yoksa 24-28 haftada tarama testi önerilir. Riskli ise tarama daha önce yapılır. Tanı konulursa genellikle günlük 2000-2500 kcal diyet ile kan şekeri düzene girer. Girmezse insülin veya oral antidiyabetikler verilebilir. Bu hastalar doğum sonrasında tip 2 diyabet için yeniden değerlendirilmelidir. Gestasyonel diyabet taramasının bilinen bir sağlık problemi yoktur. Dünyada ACOG, ADA gibi kurumlar bu taramayı önermektedir.”



Canan Karatay meslekten 15 gün süre ile men edildi
#eborsahaber

30 Temmuz 2015 Perşembe

SGK’dan, 4/b Sigortalısı Olanlarla İlgili Yalanlama Geldi

SGK internet sitesinde yayınlanan açıklama aşağıda bulunuyor:


Bazı basın yayın organlarında, 4/b (BAĞ-KUR) sigortalısı olan esnaf ve sanatkârlar ile çiftçilerimizden, 12 aydan fazla prim borcu bulunanların sigortalılıklarının durdurulması ve prim borçlarının silinmesi için son başvuru tarihinin 31 Temmuz 2015 olduğu yönünde haberler yer almaktadır. Kamuoyunda torba kanun olarak bilinen 6645 sayılı kanunla getirilen düzenlemeye göre, 30 Nisan 2015 tarihi itibariyle 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan 4/b (BAĞ-KUR) sigortalısı olanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını 31 Temmuz 2015’e kadar ödememeleri halinde sigortalılıkları durdurulacaktır. Ancak, 31 Temmuz 2015’i beklemeden sigortalılığını durdurmak isteyenlerin başvuru formu ile dosyalarının bulunduğu sosyal güvenlik il müdürlüğüne/sosyal güvenlik merkezine müracaat etmeleri halinde, hemen sigortalılıkları durdurulmaktadır. 30 Nisan 2015 tarihi itibariyle 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunduğu halde 31 Temmuz 2015 tarihine kadar durdurma talebinde bulunmayanların sigortalılıkları ise herhangi bir talep alınmaksızın kurum tarafından resen durdurulacaktır. Sigortalılığın durdurulması ve prim borçlarının silinmesi için herhangi bir başvuru tarihi söz konusu olmayıp, son başvuru tarihinin 31temmuz 2015 olduğu yönünde yayımlanan haberler gerçeği yansıtmamaktadır.



SGK’dan, 4/b Sigortalısı Olanlarla İlgili Yalanlama Geldi
#eborsahaber

TMB Basın Açıklaması

Kuruluştan konuya ilişkin yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:


Raporda “Belirsizliğin hızla ve uzlaşmayla aşılması, Türkiye ekonomisinin yeni büyüme-üretim-finansman modelinin oluşturulması, ileriye dönük tutarlı ve gerçekçi bir vizyonun, yepyeni bir hikayenin kurgulanması ve hareket planının oluşturulması hayati önem taşımaktadır” denildi.


Türkiye Müteahhitler Birliği, iş dünyası ve ekonomi çevreleri tarafından merakla beklenen 3 aylık İnşaat Sektörü Analizi’ni yayımladı. “Seçimler Bitti, Yeni Gündemler Oluştu, Ancak Ekonomi Hâlâ Gündem Dışı” başlıklı analizde 2015’in ikinci çeyreğindeki göstergeler ile önümüzdeki döneme ilişkin veriler değerlendirildi.


Analizde, ABD Merkez Bankası’nın (FED) bol likidite-düşük faiz politikasını tam olarak ne zaman ters yöne çevireceğine ve bu sürecin olası küresel etkilerine ilişkin belirsizlik, Yunanistan’ın durumuna ve Avrupa Bölgesi’nin yavaş toparlanma sürecine dair beklentiler, İran ile sürdürülen nükleer müzakerelerde anlilip yeni hükümet tarafından 2016 başında devreye sokulması gerekmektedir.


Sektörel Performans Genel Ekonominin Altında


İnşaat sektöründe üretim 2014 yılının ikinci yarısından itibaren ekonomideki yavaşlama paralelinde önemli ölçüde hız kesmiştir. 2014 yılında GSYH’da yüzde 2.9’a gerileyen büyüme, sektörde de yüzde 2.2 olarak kaydedilmiştir. Sektör daralma eğilimini 2015 yılının ilk çeyreğinde de sürdürmüş ve yüzde 3.51 küçülme oranı ile toplam GSYH oluşumuna negatif yönde 0,2 puan etkide bulunmuştur. Ekonomik aktivitedeki yavaşlama ve inşaat yatırımlarındaki gerileme ile yakından ilişkili olan bu tablo; sektörün ekonomideki gelişmelere çarpan etkisiyle tepki veren yapısal özelliği nedeniyle sürpriz olmamıştır.


Potansiyel Pazarlar


2015’te sektörün iş hacminin, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesindeki sorunların yanı sıra Rusya ekonomisi kaynaklı risklerin etkisi altında kalmayı sürdüreceği değerlendirilmektedir. Toplam iş hacminin yaklaşık yüzde 35’ini oluşturan Libya-Irak-Rusya pazarlarından doğacak kaybı dengeleyebilecek yeni fırsatlar için, Sahra-altı Afrika ve Güney Amerika ülkeelerindeki potansiyel yatırımlar takip edilmektedir.


Konut Satışlarında Canlılık


2015 yılının başından itibaren konut sektöründe beklenenin üzerinde canlılık devam etmektedir. Türkiye genelinde konut satışları 2015 Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.1 oranında artarak 110 bin 657 olmuştur. 2015 ilk 6 ayda toplam satılan konut sayısı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 21 artarak 635,080’e ulaşmıştır. Konut piyasasında beklentilerin üzerinde süren canlılık, gelecekte fiyatların daha da artabileceği, konut kredisi faizlerinde ise kısa vadede düşüş olmayacağı beklentilerini yansıtmaktadır. Ayrıca, 2015 yılının ilk çeyreğine ilişkin veriler, konut sektöründe arz ve talebin dengelenmekte olduğunu, konut stoklarında ciddi artış olmadığını gösterir niteliktedir.



TMB Basın Açıklaması
#eborsahaber

Erdoğan: DEAŞ İslam Dışıdır

Çin‘de resmi temaslarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çin’in resmi haber kanalı İngilizce yayın yapan CCTV News’e konuştu.


Erdoğan, “DEAŞ gibi terör örgütleri hepsi bize göre İslam dışıdır. Bizde bir söz var. ‘Bal bal demekle ağız tatlanmaz’. Yani biz İslam’ız, Müslüman’ız demekle Müslüman olunmuyor. Ve yaptıkları terördür, İslam’la bu işin ilgisi yoktur.” dedi.


Aşağıdaki konular ile ilgili sorulan sorulara;


Şangay İşbirliği Örgütü ile ilgili olarak,


Erdoğan, “Bu soru benim için çok çok önemli” diyen Erdoğan, şöyle devam etti: “Şangay İşbirliği ile ilgili olarak Sayın Putin ile bunları çok konuştuk. Özellikle Şi Jinping ile de bunları konuşmamız gerekiyor. Son olarak buraya Hindistan ve Pakistan’ın da katılımı ile birlikte çok daha farklı bir süreç başladı. Türkiye’nin de buraya katılımının önün açılmasını çok çok önemsiyoruz. Ben bunu sayın Putin’e de ifade ettim. Bugün sayın başkanla da görüşeceğiz. Şu anda zaten diyalog ortağı olarak buradayız. Ama diyalog ortaklığında bunu artık biz tam ortaklığa dönüştürelim istiyoruz. Tam ortaklığa dönüştüğünde bu aynı zamanda şunu da beraberinde getirecektir. Yani 1,5 milyarlık İslam dünyası ile Şangay İşbirliği içerisinde çok daha farklı bir işbirliği süreci de başlamış olacaktır. Bunu başlatmak inanıyorum ki buradaki gücü çok daha artıracak, Avrupa, Asya ötesinde bir de İslam dünyası ile bütünleşmenin de bu başlangıcı olacaktır.”


Rusya’ya yönelik yaptırımlar ile ilgili olarak,


Erdoğan, “Bizim Rusya’yla da bizim stratejik işbirliği anlaşmamız var. Biz doğalgaz ihtiyacımızın büyük bir kısmını Rusya’da temin ediyoruz. Bu yönde de bir stratejik işbirliğimiz var. Ve biz bu yaptırımlar içerisinde yer almadık ve Rusya ile olan ilişkimizi aynı kararlılıkla devam ettirdik. Biliyorsunuz siyaset ülkelerle işbirliği sürecinizi kesinlikle A’dan Z’ye atma, işbirliğini kesme sanatı değildir. Görüş ayrılıkları olabilir. Ama belli konularda yine işbirliğini devam ettireceğiz. Basit bir örnek olarak İran’a her türlü yaptırımın uygulandığı bir dönemde nükleer noktasındaki anlaşmanın sağlanmış olması manidardır. Onun için Şangay İşbirliği’ni biz Türkiye olarak bu bakımdan da biz çok önemsiyoruz.”


Laiklikle ilgili olarak


“Dünyada laikliğin tekleşmiş bir tanımı yoktur. Anglosakson laiklik başkadır. Kara Avrupası’ndaki laiklik tanımı farklıdır. Hatta sizlerin ifade ettiği Türkiye’deki o laiklik anlayışı farklıdır. Bizim getirdiğimiz laiklik anlayışı daha farklıdır. Peki, biz nasıl bir laiklik anlayışı getiriyoruz? Biz diyoruz ki; devlet tüm inanç gruplarına eşit mesafededir. Hepsinin inancı devletin güvencesi altındadır. Şu anda Batı dünyasında da kabul gören tanım budur. İslam-demokrasi ilişkisine gelince burada maalesef Batı dünyası ikircikli oynamaktadır. Demokrasi anlayışında Batı’nın demokraasiyi tam manasıyla savunduğunu söyleyemem.”


 



Erdoğan: DEAŞ İslam Dışıdır
#eborsahaber

ABD"de Büyümesi ve Piyasalar

Bureau of Economic Analysis ABD büyüme verileri ve alt kalemlerini yayımladı. ABD’de GSYİH’nin beklentilerin altında kalmasının ardından, emtia fiyatlarına satış gelirken ABD doları gelişmekte olan para birimleri karşısında yükselişini sürdürüyor.


ABD GSYİH beklentilerin altında kalarak %+2,3 olarak açıklandı(beklenti:%+2,8 önceki:%-0,2 ).


ABD GSYİH alt kalemleri



  • ABD GSYİH fiyat göstergesi %+2 (beklenti:%+1,5 önceki:%0 ).

  • ABD kişisel tüketim harcamaları %+2.9 (beklenti:%-0.2 önceki:%+2.1 )

  • 2.çeyrek GSYİH Deflatörü(para kısıtlayıcı): %+2,0 (beklenti: % +1,5 önceki: % -0,1).

  • 2.çeyrek GSYİH satışlar: % +2,4 (beklenti: % +3,0, önceki: %-0,6).



ABD"de Büyümesi ve Piyasalar
#eborsahaber

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla


Gayri Safi Yurt içi Hasıla (GSYİH), bir ülkenin ekonomik büyüklüğünün birkaç ölçütünden biridir. GSYİH, bir ülke sınırları içerisinde belli bir zaman içinde, üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin para birimi cinsinden değeridir.


GSYİH = Tüketim + Yatırım + Devlet Harcamaları + (İhracat – İthalat)



Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
#eborsahaber

ABD"de İşsizlik Başvuruları Açıklandı

ABD’de iş bulanların sayısı bu hafta da artış gösterdi


ABD’de üst üste üç haftadır beklentilerin altında kalarak faiz artırımı destekleyen işsizlik başvuruları verisi sürpriz yapmayarak bu haftada beklentilerin altında gelerek 267000 kişi oldu(beklenti:270.000 önceki:255.000).


Dün akşam açıklanan FOMC tutanaklarına da giren iş gücüne katılımdaki iyileşme bu haftada devam etti. Fed şimdi konut piyasası ve enflasyon rakamlarına odaklandı.



ABD"de İşsizlik Başvuruları Açıklandı
#eborsahaber

Facebook kurucusu Zuckerberg çarpıcı rakamları açıkladı

Facebook dün akşam mali yıl sonuçlarının açıklandı. Toplantı sonrasında kurucu Mark Zuckerberg, hesabından Facebook ve bağlı platformlara ait son rakamları açıkladı.


1876 yılında ilk telefon konuşmasının yapıldığını ve o tarihte dünya üzerinde 1.49 milyar insan olduğuna dikkat çeken Facebook kurucusu, bugün için Facebook’un bu rakamda bir kullanıcı kitlesine sahip olduğunu kaydetti.


Dünyanın günden güne birbirine daha da yaklaştığını ve sınırların ortadan kalktığını dile getiren Zuckerberg, Facebook ile yakın gelecekte herkesin birbiriyle iletişimde olacağını belirtti.


facebookZuckerberg


 


ZUCKERBERG’İN AÇIKLADIĞI ÇARPICI RAKAMLAR


Zuckerberg’in paylaştığı infografikte ise Facebook’a bağlı platformların kullanıcı sayıları paylaşıldı.


Buna göre;


Whatsapp’ın aylık 800 milyon, Messenger’ın 700 milyon, Instagram’ın ise 300 milyon aylık kullanıcısı bulunuyor. Facebook’ta bir günde yapılan arama sayısı ise 1.5 milyarı buluyor.



Facebook kurucusu Zuckerberg çarpıcı rakamları açıkladı
#eborsahaber

TCMB ENFLASYON SUNUMU

Başçı, MB Konferans Salonunda bir bilgilendirme toplantısı düzenledi, sunumun tam metni aşağıda yer almaktadır.


Başçı,’’Rapor’da, her zaman olduğu gibi, para politikası kararlarına temel oluşturan iktisadi görünüm ile makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerimizi paylaşıyor ve son üç aydaki gelişmeler doğrultusunda güncellenen orta vadeli enflasyon tahminlerimiz ile para politikası duruşumuzu sunuyoruz. Ayrıca Rapor’da ana bölümlere ilave olarak çeşitli konularda sekiz adet kutuya yer verdik. Bu kutularda güncel ve ilgi çekici konulara ilişkin analizler yer alıyor. Rapor’da taze meyve-sebze fiyatları üzerinde tedarik zincirinin ve akaryakıt fiyatlarının etkilerine bakan, firma maliyet yapısını ve maliyet kaynaklı enflasyon baskılarını inceleyen, altın hariç ihracat ve ithalat fiyatlarında parite ve enerji fiyatı etkilerini analiz eden kutular var. Ayrıca, asgari ücret ile ücret dağılımını inceleyen, Türkiye’deki işsizliğin akım dinamiklerine bakan, firmaların ihracat kararlarını analiz eden ve Türkiye’nin yakınsama deneyimine dair gözlemler sunan kutular mevcut. Kutuların başlıklarını yansıda görüyorsunuz. Her biri Türkiye ekonomisi ile ilgili önemli konulara ışık tutuyor. Birazdan Enflasyon Raporu dahilin de internet sayfamızda yayımlanacak olan bu çalışmaları okumanızı tavsiye ederim.


Konuşmama politikalarımız üzerinde önemli rol oynamaya devam eden küresel iktisadi görünüme değinerek başlayacağım. 2015 yılının ilk çeyreği küresel finans piyasalarındaki oynaklığın devam ettiği bir dönem oldu. Bu gelişmede küresel para politikalarındaki farklılaşmanın sürmesi, normalleşme sürecine dair belirsizlikler ve iktisadi faaliyetteki zayıf seyir etkili oldu. Buna bağlı olarak, gelişmekte olan ülkelere yönelik portföy akımları zayıf seyretti ve döviz kuru oynaklıkları arttı. Benzer şekilde gelişmekte olan ülke risk primleri de dalgalı bir görünüm sergiledi . Bu dönemde, küresel büyüme zayıf seyretmeye devam etti. Ülke grupları ayrımına baktığımızda gelişmekte olan ülkelerde küresel krizden sonraki hızlı toparlanma döneminin ardından büyüme oranlarının bir gerileme sürecine girdiğini ve 2014 yılında kriz sonrası en düşük büyüme rakamlarına ulaşıldığını görüyoruz. Gelişmiş ülkeler grubunda, ABD göreli olarak güçlü bir performans sergilemeye devam ederken, yılın son çeyreğinde iktisadi faaliyetinde sınırlı da olsa canlanma gözlenen Avrupa’da büyüme halen zayıf seyrediyor. 2015 yılının ilk çeyreğine ilişkin öncü göstergeler, küresel iktisadi faaliyete dair çok sınırlı bir iyileşmeye işaret ederken, Türkiye’nin dış talebi açısından oldukça önemli olan Avrupa ekonomisinde ise toparlanma belirtileri gözleniyor.


Küresel piyasalarda yaşanan oynaklığın etkilerini Türkiye ekonomisinde de gözlemledik ve ülke risk primi göstergeleri ile Türk Lirası’nda dalgalanmalar yaşadık. Küresel belirsizliklerin yoğun olduğu bu dönemin Türkiye ekonomisi açısından çeşitli fırsatlar ve zorluklar barındırdığını düşünüyoruz. Bir tarafta, düşük seyreden emtia fiyatları girdi maliyetlerini olumlu yönde etkileyerek enflasyon ve dış denge üzerinde doğrudan iyileştirici rol oynuyor. Buna ek olarak, düşük düzeylerde seyreden enerji fiyatları kaynaklı harcanabilir gelir artışı büyümeyi destekleyebilecek bir faktör olarak ortaya çıkıyor. Düşük uzun vadeli faizleri ise ekonomi açısından destekleyici bir unsur olarak görüyoruz. Bu çerçevede,  düşük küresel faiz ortamında dış borç vadelerinin uzatılmasının ve basiretli borçlanmanın desteklenmesinin finansal istikrarı güçlendireceğini değerlendiriyoruz. Diğer taraftan, küresel ekonomide gözlenen zayıf seyir ise ihracat büyümesini sınırlandırarak büyümeyi aşağı çeken bir gelişme olarak öne çıkıyor. Ayrıca, para politikalarındaki farklılaşma sonucunda euro-dolar paritesinde gözlenen aşırı oynaklığın ülkemizin dış talep dağılımına bağlı olarak ihracatımız açısından bir zorluk oluşturduğunu gözlüyoruz.


2014 yılında büyümemiz bir önceki yıla göre bir miktar yavaşladı. Üretim tarafında arz yönlü gelişmeler sonucu tarım sektörü katma değerinde düşüş yaşanması bu yavaşlamada etkili oldu. Harcama tarafında ise net ihracat büyümeye katkı veren en önemli kalem oldu. Bu gelişmelere bağlı olarak 2014 yılında cari açıkta önemli bir iyileşme gerçekleşti.  2015 yılı ilk çeyreğine ilişkin sahip olduğumuz veriler bize, iktisadi faaliyette hem iç talep hem de dış talep kaynaklı bir ivme kaybına işaret ediyor. İlk çeyrekteki zayıf seyir sonrasında iktisadi faaliyetin ılımlı ve kademeli bir şekilde toparlanacağını düşünüyoruz.


Para politikasındaki temkinli duruşumuzun ve alınan makroihtiyati önlemlerin olumlu etkisi ile çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşme eğilimi yılın ilk çeyreğinde de sürdü. Gıda enflasyonunun yüksek seyri ise bu dönemde tüketici enflasyonundaki düşüşü geciktiren en temel gelişme oldu. Maliyet yönlü baskılar nedeni ile enflasyon görünümü bir miktar bozulmakla birlikte temkinli para politikası duruşu ve gıda fiyatlarında yaşanması muhetemel bir düzeltme sonucunda enflasyondaki düşüş sürecinin devam edeceğini tahmin ediyoruz.



  1. Para Politikası Uygulamaları ve Parasal Koşullar


2015 yılı ilk çeyreğinde, Merkez Bankası olarak faiz oranlarında ölçülü indirimlere giderken, likidite politikasını sıkı tutmak suretiyle temkinli para politikası duruşumuzu sürdürdük. Çekirdek enflasyon göstergelerindeki iyileşme ile uyumlu olarak bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını Ocak ayında yüzde 8,25’ten yüzde 7,75’e, Şubat ayında ise yüzde 7,5’e düşürdük. Ayrıca, Şubat ayında gecelik borç alma ve verme faizlerini 50 baz puan indirdik.  Ocak ve Şubat aylarında yapılan faiz indirimlerinin ölçülü tutulmasında küresel piyasalarda devam eden belirsizlikler, enerji fiyatlarındaki oynaklık, yurt içi gıda fiyatlarında gözlenen artışlar ve enflasyon beklentilerinin henüz arzu edilen seviyelere gelmemesi etkili oldu. Yakın dönemde uygulanan likidite politikası sonucunda ortalama fonlama maliyeti yüzde 7,50’nin bir miktar üzerinde oluştu.


Bu dönemde küresel piyasalardaki belirsizlikler ve yurt içi gıda fiyatlarındaki artışlar nedeni ile para politikasında temkinli bir duruş sergileyeceğimizi belirtmiştik. Ek olarak, enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurları yakından izlediğimizi ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar temkinli duruşumuzu devam ettireceğimizi vurgulamıştık. Çizdiğim bu çerçeveye bağlı olarak, likidite politikasındaki sıkı duruşumuzu koruduk. Böylelikle getiri eğrisi yataya yakın konumunu sürdürdü.


Hepinizin yakından takip ettiği gibi, yakın dönemde döviz kuru oynaklığında görülen artış nedeniyle döviz likiditesine dair bazı önlemler aldık. 27 Şubat 2015 tarihinden itibaren döviz satım ihalesi tutarlarını daha esnek bir şekilde belirlemeye başladık. 10 Nisan itibarıyla, gerekli görülen günlerde döviz satım tutarının bir gün önceden ilan edilen asgari tutarın 30 milyon ABD doları fazlasına kadar artırılabileceğimizi sizlere duyurduk ve uygulamaya başladık. Bunun yanı sıra 10 Mart 2015 tarihinde bankacılık sisteminin geçici döviz likiditesi ihtiyacının karşılanması ve TL cinsi aracılık maliyetlerinin azaltılması amacıyla rezerv opsiyonu katsayılarında teknik ayarlamalar yaptık. Yine aynı amaçlara yönelik olarak, Nisan ayındaki PPK toplantısında 8 Mayıs 2015 tesis döneminden itibaren başlanmak üzere Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara ödenen faiz oranlarını 50 baz puan arttırdık.


Ayrıca makrofinansal riskleri sınırlamak ve basiretli borçlanmayı desteklemek amacıyla, dış borçlanma vadelerinin uzamasını teşvik edici yönde bankaların ve finansman şirketlerinin yabancı para cinsinden çekirdek dışı kısa vadeli yükümlülükleri için uygulanan zorunlu karşılık oranlarını arttırdık. Buna ek olarak, küresel faiz oranlarındaki gelişmeler doğrultusunda, 9 Mart ve 22 Nisan 2015 tarihlerinde bankaların Merkez Bankası’ndan alabilecekleri bir hafta vadeli döviz depolarının faiz oranlarını indirdik. Mart ayı başındaki düzenleme öncesi ABD doları için yüzde 7,5; euro için yüzde 6,5 olan bir hafta vadeli döviz depo faiz oranının, 24 Nisan tarihinden itibaren ABD doları için yüzde 4, euro için ise yüzde 2 olarak uygulanacağını bankalarımıza duyurduk.


Yansıda gördüğünüz üzere, sıkı para politikası duruşumuzun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle 2015 yılı ilk çeyreğinde finansal olmayan kesime açılan krediler ılımlı seyrini sürdürdü. Kur etkisinden arındırılmış olarak geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,6 oranında artan finansal olmayan kesime açılan krediler, 2015 yılı ilk çeyreğini kapsayan 13 haftalık hareketli ortalamalara göre ise yıllıklandırılmış olarak yüzde 16 oranında arttı. Geçtiğimiz yılın zayıf bazının etkisiyle kredilerin yıllık büyümesinde kısa vadede bir miktar artış beklesek de finansal koşullardaki ılımlı seyre bağlı olarak ana eğilimde ivmelenme olmayacağını ve kredilerin makul oranlarda büyümeye devam edeceğini düşünüyoruz. Kredi büyümesine tüketici kredileri ve ticari krediler ayrımında baktığımızda, ticari kredilerin tüketici kredilerine kıyasla daha hızlı artmaya devam ettiğini görüyoruz. Ticari kredilerin yıllıklandırılmış büyüme hızı 2015 yılı ilk çeyreğinin sonuna doğru 2007-2014 dönemi ortalamasına yakınsarken, tüketici kredilerinin yıllıklandırılmış büyüme hızı 2007-2014 dönemi ortalamasının altında kaldı . Son yıllarda uygulamaya konulan makroihtiyati politikalar kredi genişleme hızının sürdürülebilir düzeylere çekilmesinin yanı sıra kredi kompozisyonunun tüketimden ziyade üretimi teşvik edici bir yapıya dönüşmesinde önemli rol oynadı. Bu bağlamda, ticari kredilerin tüketici kredilerine göre daha hızlı büyümesinin hem dengelenme sürecine hem de finansal istikrara katkı sağladığını değerlendiriyoruz.



  1. Makroekonomik Gelişmeler ve Temel Varsayımlar


Şimdi tahminlerimize temel oluşturan makroekonomik görünüme ve varsayımlarımıza değineceğim. Öncelikle yakın dönem enflasyon gelişmelerini özetlemek istiyorum. Ardından da tahminlerimizi üretirken baz senaryoda temel aldığımız yurt içi ve yurt dışı talep görünümünden bahsedeceğim.


2015 yılının birinci çeyreğinde yıllık tüketici enflasyonu 2014 yılı sonuna kıyasla yaklaşık 0,6 puan azalarak yüzde 7,61 oranına geriledi ve Ocak Enflasyon Raporu öngörüsünün üzerinde gerçekleşti. Bu dönemde çekirdek enflasyonda belirgin bir iyileşme gözlenirken gıda enflasyonundaki yüksek seyir yıllık enflasyondaki düşüşü sınırlayan ana etmen oldu. Gıda fiyatları ilk çeyrekte olumsuz seyrini sürdürdü ve 3,47 puan ile yıllık enflasyona en yüksek katkı yapan bileşen oldu. 2014 yılının son çeyreğinde enflasyonu düşürücü etkisi belirgin biçimde hissedilen petrol fiyatlarının Şubat ayından itibaren artış göstermesiyle birlikte enerji grubu enflasyonundan gelen olumlu etki de bir miktar sınırlandı.


Uygulanan temkinli para ve maliye politikaları ile alınan makroihtiyati önlemler enflasyonu, özellikle enerji ve gıda dışı (çekirdek) enflasyon göstergelerini olumlu yönde etkilemeye devam ediyor. Buna bağlı olarak, çekirdek enflasyon göstergelerinin ana eğiliminde ilk çeyrekte önceki döneme kıyasla kayda değer bir iyileşme gördük . Yılın ilk çeyreğinde gıda ve petrol fiyatları ile Türk lirası cinsi ithalat fiyatı gelişmeleri neticesinde enflasyon üzerindeki maliyet baskıları bir önceki döneme kıyasla güçlendi. Para politikasında sürdürdüğümüz temkinli duruş ve yurt içi talepteki ılımlı seyir ise bu baskıları sınırladı. Gıda fiyatlarındaki yüksek seyrin yemek hizmetleri fiyatlarına yansımaları sürdü ve tüketim sepetinin yaklaşık yüzde 30’unu oluşturan gıda ve yemek hizmetleri grubunun yıllık enflasyonu Mart ayı itibarıyla yüzde 14 olarak gerçekleşti. Bu dönemde gıda ve yemek hizmetleri hariç tüketici enflasyonu ise yüzde 4,82 oranına gerileyerek düşüş eğilimini sürdürdü .


Özetle yılın ilk çeyreğinde çekirdek enflasyon göstergelerinde yaşanan belirgin iyileşmeye rağmen gıda fiyatlarındaki yüksek seyir enflasyondaki düşüş sürecini sınırladı. Bu dönemde petrol fiyatları ve Türk lirası cinsinden ithalat fiyatları da enflasyonda maliyet yönlü baskılara sebep oldu. Hava koşullarının arzı destekleyici yönde olması ve alınabilecek politika tedbirleri ile gıda enflasyonunda önemli bir düşüş alanı bulunduğunu değerlendiriyoruz. 2014 yılının Aralık ayında oluşturulan Gıda Komitesi’nin alınmasını önerebileceği önlemlerin gıda enflasyonunun düşürülmesine katkı sağlayabileceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda para politikasındaki temkinli duruşumuzun sürdüğü ve gıda enflasyonunun geçmiş yıllar ortalamasına döndüğü bir görünüm altında tüketici enflasyonundaki yavaşlamanın yılın ikinci yarısında devam edeceğini tahmin ediyoruz. Bununla birlikte, gıda fiyatları enflasyon görünümü üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor.


Şimdi enflasyon tahminlerine temel oluşturan iktisadi faaliyet gelişmelerini ve kısa vadeli görünümü özetlemek istiyorum. 2014 yılı son çeyreğine ilişkin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla verilerine göre iktisadi faaliyet, Ocak Enflasyon Raporu’nda çizdiğimiz görünümle büyük ölçüde uyumlu gerçekleşti. Gayri Safi Yurt İçi Hasıla yılın son çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,6 oranında artarken, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,7 oranında artış gösterdi. 2014 yılı genelinde ise reel büyüme yüzde 2,9 olarak gerçekleşti (Grafik 13). Milli gelir bileşenleri üretim yönünden incelendiğinde, olumsuz hava koşulları nedeni ile gerileyen  tarım katma değerinin 2014 yılı büyümesine düşürücü yönde katkı yaptığını görüyoruz. Harcama tarafından baktığımızda ise, son çeyrekte nihai yurt içi talep bir önceki çeyrekte olduğu gibi dönemlik bazda özel kesim tüketim talebi kaynaklı artış gösterdi . Yıl geneli değerlendirildiğinde ise net ihracat büyümeye katkı yapan en önemli harcama kalemi oldu.


2015 yılı ilk çeyreğine ilişkin açıklanan veriler iktisadi faaliyette zayıf bir görünüme işaret ediyor. Sanayi üretimi Ocak-Şubat döneminde 2014 yılı son çeyreğine kıyasla değişmedi. Mart ayına ilişkin göstergelerden İYA ve PMI verileri de nispeten zayıf bir görünüme işaret ediyor. Dış talep, küresel ekonomide gözlenen yavaşlama ve jeopolitik gelişmeler nedenleriyle zayıf seyrediyor. Bu çerçevede, 2015 yılında iktisadi faaliyetin ilk çeyrekte zayıf seyredeceğini, sonrasında ise ılımlı ve kademeli şekilde toparlanacağını öngörüyoruz. Dış talebe ilişkin jeopolitik gelişmeler kaynaklı aşağı yönlü riskler devam ederken, Avrupa’daki toparlanma belirtileri ihracat açısından olumlu bir görünüme işaret ediyor. Üretim tarafına baktığımızda, hava koşullarının destekleyici olması halinde tarım katma değerinde artış yaşanmasını ve 2014 yılındaki düşüşün oluşturduğu baz etkisi ile büyümeye tarımdan önemli bir katkı gelmesini bekliyoruz.


Cari işlemler dengesinde 2011 yılından itibaren yaşanan iyileşme sürecinin 2015 yılında devam edeceğini öngörüyoruz. Uluslararası enerji fiyatlarındaki düşük seviyeler enerji ithalatı tutarında önemli bir azalışa yol açarak dış dengeyi destekliyor . Ayrıca temkinli para politikası duruşumuz ve makroihtiyati önemlerin etkisi ile kredi büyüme hızlarının makul seviyelerde seyretmesi ve kredi kompozisyonunun ticari krediler lehine olması dış dengedeki iyileşme sürecini olumlu bir şekilde etkiliyor. Bu çerçevede ihracatın ithalatı karşılama oranında önemli bir iyileşme yaşandığını görüyoruz


Bildiğiniz gibi, enflasyon tahminlerinde gıda, enerji ve ithalat fiyatları da önemli rol oynuyor. Dolayısıyla, tahminlere geçmeden önce kısaca söz konusu değişkenlere dair varsayımlarımızı aktaracağım.


Yılın ilk çeyreğinde petrol fiyatları bir önceki Rapor’da öngördüğümüz patikanın üzerinde; ABD doları cinsinden ithalat fiyatları ise öngördüğümüz patikanın altında gerçekleşti . Bu çerçevede, ortalama petrol fiyatları varsayımını 2015 yılı geneli için yüzde 9, 2016 yılı için ise yüzde 5 yukarı yönlü güncelledik. Gıda fiyatlarında yılın ikinci yarısında özellikle işlenmemiş gıda kaynaklı bir düzeltme olma olasılığını göz önüne alarak,  2015 yıl sonu gıda enflasyonu varsayımını yüzde 9 olarak koruduk.


Orta vadeli tahminlerimizi üretirken vergi ayarlamalarının ve yönetilen/yönlendirilen fiyatların enflasyon hedefleri ve otomatik fiyatlama mekanizmaları ile uyumlu olacağı bir görünümü esas aldık. Maliye politikasının orta vadeli duruşu için 2015-2017 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program projeksiyonlarını temel aldık. Bu çerçevede, dönem boyunca temkinli bir maliye politikası duruşu sergileneceğini ve faiz dışı harcamaların milli gelire oranının kademeli olarak azalacağını varsaydık.



  1. Enflasyon ve Para Politikası Görünümü


Orta vadeli tahminlerimizi oluştururken enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki temkinli duruşumuzu sürdürdüğümüz bir çerçeveyi esas aldık. Ayrıca, alınan makroihtiyati tedbirlerin de katkısıyla yıllık kredi büyüme oranının geldiği makul seviyelerin 2015 yılında devam edeceğini değerlendiriyoruz. Bu çerçevede enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2015 yılı sonunda yüzde 5,6 ile yüzde 8,0 aralığında (orta noktası yüzde 6,8), 2016 yılı sonunda ise yüzde 3,7 ile yüzde 7,3 aralığında (orta noktası yüzde 5,5) gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz .


Sonuç olarak, Ocak Enflasyon Raporu’nda yüzde 5,5 olarak verilen 2015 yıl sonu enflasyon tahminimizi, 1,3 puan yukarı yönlü güncelledik . Bu güncellemede, petrol fiyatlarının Ocak Enflasyon Raporu’nda öngörülenden yüksek gerçekleşmiş olması ve Türk lirası cinsinden ithalat fiyatları belirleyici oldu. Bu çerçevede, petrol fiyatlarındaki güncellemenin ve Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarındaki hareketlerin yıl sonu enflasyon tahmini üzerinde sırasıyla 0,4 ve 1 puanlık yükseltici etki yapacağını değerlendiriyoruz. İktisadi faaliyette ve çıktı açığında aşağı yönde yapılan güncellemenin ise 2015 yıl sonu enflasyon tahminini 0,1 puan düşürücü etkisi oldu.  Ayrıca, geçtiğimiz Rapor’da yüzde 5 olarak verilen 2016 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 5,5’e çektik. Bu güncellemenin 0,3 puanını yakın dönemde Türk lirası cinsinden ithalat fiyatlarında yaşanan gelişmelerin gecikmeli etkileri, 0,2 puanlık kısmını ise 2016 yılı için petrol fiyatlarında yapılan yukarı yönlü güncelleme nedeniyle gerçekleştirdik.


Bahsetmiş olduğum bu tahminlere ek olarak Enflasyon Raporu’nun Riskler bölümünde enflasyon görünümüne ve küresel ekonomiye dair alternatif senaryolara değiniyoruz. Detaylar için Rapor’u inceleyebilirsiniz.” ifadeleri yer aldı.



TCMB ENFLASYON SUNUMU
#eborsahaber

VİOB 30 ANALİZİ

Simetrik Üçgen Formasyonu ve VİOB 30 Kontratları


99.000 puandan geçene boyun çizgisi desteğini yaşanan terör olayların etkisi ile gelen satışlar ile kıran VİOB 30 yakın vade kontratları denge bulmaya çalışıyor. Aşağıda grafikte gösterdiğimiz gibi bu kısa vadeli simetrik üçgen formasyonu, aşağıda 95.700, yukarıda 96.800 puan aralığında hafta sonuna kadar yön arayacaktır. Bu durumda yapılabilecek en iyi şey fiyat yönü tamamen belli olduktan sonra hızla ilerlemekte olan yeni fiyat hareketinde yer alabilmektir.


Uzun pozisyon taşıyanlar için 95.700, kısa pozisyon taşıyanlar için ise 96.800 stop-loss(zarar kes) veya realizasyon noktaları olarak referans alınarak pozisyon açmakta fayda var diye düşünüyoruz.


VİOB6030PS



VİOB 30 ANALİZİ
#eborsahaber

Simetrik Üçgen Formasyonu

Fiyat her iki yönden sıkışırken ne aşağı eğim ne yukarı eğimden söz etmek mümkün olmaz. Fiyat her seferinde yukarıda belli bir noktadan dönerken aşağıya ilerlediğinde orada da yine aynı uzunluktaki bir noktadan geri dönebilir. Dolayısıyla bir üçgen oluştuğu açıkça gözlenirken üçgenin yönü hakkında fikir edinmek mümkün olmaz.


Fiyatın gittikçe sıkıştığı ve uç noktaya ulaştığında yüksek bir ivmeyle bulunduğu noktayı aşarak hızla bir yöne ilerleyeceği açıktır ancak simetrik üçgen ismi verilen bu formasyonda yönü tayin etmek mümkün olmaz. Yapılabilecek en iyi şey fiyat yönü tamamen belli olduktan sonra hızla ilerlemekte olan yeni fiyat hareketinde yer alabilmektir.


Simetrik üçgen formasyonunda da yine kısa süreli ters hareketler oluşabileceği bilinciyle fiyatın bir süre için gerçek yönünü bulmasını beklemek en yararlı davranış olacaktır.



Simetrik Üçgen Formasyonu
#eborsahaber

Günün Stratejisi

Türkiye


Çözüm sürecinin çıkmaza girmesinin ardından siyasi aktörlerden gelen açıklamaların sertleşmesi siyasi gündeme damgasını vuruyor.


Başbakan Yardımcısı Yalçımn Akdoğan, ”HDP, Çözüm Sürecinin düşmanları olan ve kendi varlığına da karşı olan statüko cephesine kendisini de kullandırtmış oldu” diyerek HDP’yi sert bir dil ile ”Nasıl geldilerse öyle giderler” ifadelerini kullandı.


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, çözüm sürecinin Türkiye’nin son şansı olduğunu belirterek ayağı yere basan, örgüte silah bıraktıracak tedbirlerin alınması gerektiğini söyledi.


Başbakan Davutoğlu, koalisyon görüşmelerini yürüten heyet ile bir araya geldi. Heyetten bilgi alan Başbakan’ın bundan sonraki aşama ile ilgili olarak heyete talimatlar verdiği bildiriliyor.


Dünya


FOMC toplantısı sonrası faizlerin oy birliği ile 0-0,25% düzeyinde tutulmasının kararlaştırıldığı ve son 5 toplantıdır kararların oy birliği ile alındığı açıklandı. FED FOMC tarafından faiz artırımı için enflasyonda daha fazla, işgücü piyasasında ise biraz daha fazla iyileşme isteniyor.


Brezilya faiz arttırdı


Yunanistan Başbakanı Tsipras, Yunan halkına hiçbir zaman rahatlık vaad etmediğini, Kasım’da Yunanistan’a borç indirimi olacağını ancak AB içindeki muhafazakarların Grexit’i hala masada tuttuklarını söyledi.


Açıklanması beklenen ekonomik veriler beklentileri


[table id=91 /]


BİST100


Borsa İstanbul 100 endeksi en yüksek 78.635 puanı görmesinin ardından gelen satışlar ile günü 78.079 puandan kapattı.


Güne satıcılı başlamasını beklediğimiz Borsa İstanbul 100 endeksi dün yayınladığımız Günün Stratejisi raporuna paralel olarak bugünde endeksin 77.250 puan ile 79.250 puan arasında hafta sonuna kadar yön belirlemeye çalışacak.


endeks300715


 


 


Dolar/TL


2,75 Tl’nin üzerinede devam eden ABD doları yukarı hareketini teyit ederken, FOMC’den gelen faiz artışı açıklamalarının ardından uluslararası piyasalarda 2,77 TL’nin üzerinde işlem görüyor.


usdtry300715



Günün Stratejisi
#eborsahaber

Veri Takvimi

Açıklanması beklenen ekonomik veriler beklentileri


[table id=91 /]


Veri Takvimi
#eborsahaber

Memura Zamlı Maaş Çalışmalarına Başlanıyor



2016 ve 2017 yıllarını kapsayacak toplu sözleşme görüşmeleri için memur temsilcileri de hazırlıklarını tamamladı. Pazarlık masasında Memur Sen, 2016’da birinci 6 ay yüzde 8, ikinci 6 ay yüzde 8 olmak üzere toplam yüzde 16 zam talep edecek.

Memur Sen’in talepleri ,1 Temmuz 2015 itibarıyla bin 975 lira olan en düşük memur maaşının 1 Ocak 2016 itibarıyla yüzde 19,34 zam yapılmak suretiyle 2 bin 356 lira, 1 Temmuz 2016 tarihi itibarıyla ise 2 bin 732 lira olmasını talep eden konfederasyon, toplu sözleşmenin ikinci yılı için de yüzde 7+7, 100 lira taban aylık zammı, refah payı ve enflasyon farkı zamları isteyecek.Konfederasyon, 4/B ve diğer sözleşmeli personelin ve 4/C’li personelin kuruluş kanunlarına göre istihdam edilen personelin, KİT sözleşmeli personel ve kamu kurum ve kuruluşlarında işçi statüsünde çalışan yüksek öğrenimli personelin kadroya geçirilmesini talep edecek. 177 lira olan eş yardımının 275 liraya çıkarılmasını isteyecek konfederasyon, 6 yaş üstü için 20 lira ve 0-6 yaş için 41 lira olan çocuk yardımının da herhangi yaş sınırı uygulanmadan her çocuk için 75 liraya çıkarılmasını isteğini iletecek.

Kreş hizmeti sunulamayan iş yerlerinde görev yapan kamu görevlilerinin 0-6 yaş grubundaki her çocuğu için büyükşehirlerde 300 lira, diğer illerde ise 250 lira kreş yardımı sağlanması teklifini getiren konfederasyon, yemek servisi sunulamayan işyerlerinde kamu görevlilerine öğün başına 6 lira ödenmesini önerecek.Yasa gereği görüşmelerin en geç 31 Ağustos’ta tamamlanması gerekiyor.Kaynak (hürriyet)



Memura Zamlı Maaş Çalışmalarına Başlanıyor
#eborsahaber

Türkiye ve Çin Arasında 3 Ticari Protokol İmzalandı



Cumhurbaşkanı Erdoğan, ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, toplantının ardından Büyük Halk Salonu’nda mutabakat ve anlaşma törenine katıldı. Tören kapsamında Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti Hükümeti arasında Başbakan Yardımcıları düzeyinde İşbirliği Komitesi Kurulmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası, Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında Yatırımların karşılıklı Teşviki ve Korunmasına dair anlaşma ile Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti arasında Ekonomik ve Ticari İşbirliği için Orta-Uzun Vadeli Kalkınma Planı imzalandı.Kayhak(İha)



Türkiye ve Çin Arasında 3 Ticari Protokol İmzalandı
#eborsahaber

FED faiz artışı için açık kapı bıraktı

FED, beklentiler doğrultusunda faizi yüzde 0 – 0,25 seviyesinde bıraktı. Toplantının ardından açıklanan raporda, Fed’in faiz oranlarını değiştirmediği ifade edildi.


FOMC raporunda, istihdam piyasasındaki genel görünümün neredeyse dengeye geldiği ve istihdam piyasasındaki iyileşmenin olumlu olduğu ve sağlam temellere dayandığı ifade edildi.


Ekonomideki iyileşme sürecinin, açıklanacak verilere paralel olarak devam etmesi durumunda bu yıl içerisinde faiz artışına başlamanın muhtemel olacağı ifade edildi.



FED faiz artışı için açık kapı bıraktı
#eborsahaber

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Lagarde: Küresel Ekonomide Büyüme Kırılgan Seyrediyor

Lagarde; ‘’FED ile her zaman aynı çizgide olmayabiliriz bu beklenebilir bir şey. İMF FED ‘in verilere bağlı yaklaşımını destekliyor.’’ diyerek başladığı açıklamalarına ülkeler bazında devam etti.


Yunanistan ile ilgili olarak


IMF başkanı Lagarde; ‘’ Euro bölgesi ekonomisi virajı almaya başladı. Yunan yetkililerden bir mektup aldım IMF yetkilileri programı birlikte hazırlamak üzere davet edildi. Bence kritik olan yunan yetkililerin neyi yapmaya hazır oldukları ve kararlılıkları. İki aşamalı düzenlemelerin uygulamaya geçmesi önem taşıyor.


Yunanistan’ın borçları bir kaç kez yeniden yapılandırıldı. Bu aşamada da Yunanistan’ın borçları sürdürülemez görünüyor. Yunanistan’da herhangi bir programın başarılı olabilmesi için borç yapılandırılması gerekli. Bunun için mantıklı mali hedefler gerekiyor. Diğer yandan programın yeterli finansmana sahip olması gerekiyor.’’ İfadelerini kullandı.


Ukrayna ve Çin ile İlgili olarak


Lagarde;‘’Ukrayna inanılmaz cesaret verici bir durumda Ukrayna’da ciddi bir siyasi kararlılık görüyoruz. Ülkenin sorunlu bölgelerinden değil mali programın uygulanması kararlılığından bahsediyorum. Ukrayna’da ikinci programın ilk gözden geçirmesi bu cuma olacak. Bu gözden geçirmenin umut vereceğine inanıyorum.’’ dedi.


‘’Çin’de yetkili otoriteler finansal piyasalarda önemli reformlara imza attılar. Çin’deki büyümede yavaşlama kontrol edilebilir seviyede.’’ açıklamalarında bulundu.



Lagarde: Küresel Ekonomide Büyüme Kırılgan Seyrediyor
#eborsahaber