Merkez Bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Merkez Bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2018 Cuma

Türkiye"nin Uluslararası Yükümlülükleri Kasım Ayında 643,5 Milyar Dolar Oldu

Merkez Bankası, "Türkiye"nin Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri" Kasım 2017 raporunu yayınladı.

" 2017 Kasım sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye"nin yurtdışı varlıkları, 2016 yıl sonuna göre % 7,1 oranında artışla 230,9 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise % 11,2 oranında artışla 643,5 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.
Türkiye"nin yurtdışı varlıkları ile yurtdışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2016 yıl sonunda -363,2 milyar ABD doları iken 2017 Kasım sonunda -412,6 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.
Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2016 yıl sonuna göre % 8,1 oranında artışla 114,9 milyar ABD doları, diğer yatırımlar kalemi % 6,6 oranında artışla 73 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları, 2016 yıl sonuna göre % 3,3 oranında artışla 30,9 milyar ABD doları olmuştur.
Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2016 yıl sonuna göre % 11,8 oranında artışla 158,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.
Portföy yatırımları 2016 yıl sonuna göre % 17,7 oranında artarak 168,3 milyar ABD doları olmuştur. Yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2016 yıl sonuna göre % 27,4 oranında artışla 45,2 milyar ABD doları olurken, yurtdışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku % 9,7 oranında artışla 29,3 milyar ABD doları, Hazine"nin tahvil stoku (yurtiçi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise % 14,5 artışla 44,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.
Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2016 yıl sonuna göre % 7,8 oranında artarak 316,9 milyar ABD doları olmuştur. Diğer yatırımlar altında yer alan yurtdışında yerleşik Türk vatandaşlarının Merkez Bankası"ndaki kredi mektuplu dövizz tevdiat hesapları 2016 yıl sonuna göre % 18,7 oranında azalışla 0,7 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Aynı dönemde, yurtdışı yerleşiklerin yurtiçi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2016 yıl sonuna göre % 9 oranında artışla 33,2 milyar ABD doları olurken, TL mevduatı % 6,3 oranında azalarak 11,4 milyar ABD doları olmuştur.
Bankaların toplam kredi stoku % 3,5 oranında artışla 90,7 milyar ABD doları olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku % 9,4 oranında artışla 110 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir.


  - http://eborsahaber.com/89200/2018/gundem/turkiyenin-uluslararasi-yukumlulukleri-kasim-ayinda-6435-milyar-dolar-oldu/

18 Ocak 2018 Perşembe

Merkez Bankası Faiz Oranlarını Değiştirmedi

TCMB Para Politikası Kurulu"nun (PPK) faiz oranlarına ilişkin açıklaması asağıda bulunuyor:

Para Politikası Kurulu (Kurul), Merkez Bankası bünyesindeki Bankalararası Para Piyasası ve Borsa İstanbul Repo-Ters Repo Pazarlarında uygulanmakta olan faiz oranları ile bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının aşağıdaki gibi sabit tutulmasına karar vermiştir:
a) Gecelik faiz oranları: Marjinal fonlama oranı yüzde 9,25, Merkez Bankası borçlanma faiz
oranı yüzde 7,25.
b) Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı yüzde 8.
c) Geç Likidite Penceresi faiz oranları: Geç Likidite Penceresi uygulaması çerçevesinde,
Bankalararası Para Piyasası"nda saat 16.00-17.00 arası gecelik vadede uygulanan Merkez Bankası borçlanma faiz oranı yüzde 0, borç verme faiz oranı yüzde 12,75.
Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyetin gücünü koruduğuna işaret etmektedir. İç talep büyümeye devam ederken dış talepteki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisi sürmektedir.
Enflasyon ve enflasyon beklentilerinin bulunduğu yüksek seviyeler fiyatlama davranışları üzerinde risk oluşturmaya devam etmektedir. Bu çerçevede Kurul, para politikasındaki sıkı duruşun korunmasına karar vermiştir.
Merkez Bankası fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Enflasyon görünümünde baz etkisi ve geçici faktörlerden bağımsız, belirgin bir iyileşme ve hedeflerle uyum sağlanana kadar para politikasındaki sıkı duruş kararlılıkla sürdürülecektir. Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek ihtiyaç duyulması halinde ilave parasal sıkılaştırma yapılabilecektir.
Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul"un geleceğe yönelik politika duruşunu
değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.
Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.


  - http://eborsahaber.com/89175/2018/gundem/merkez-bankasi-faiz-oranlarini-degistirmedi-3/

Kısa Vadeli Dış Borç Stoku 111,7 Milyar Dolar Oldu

Merkez Bankası, Türkiye"nin "Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri" raporunu
yayınladı.


 "Kasım sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2016 yıl sonuna göre % 14 oranında artışla 111,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku % 7,3 oranında artarak 61,6 milyar ABD doları olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku % 23,5 oranında artarak 50,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir.
Bankaların yurtdışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2016 yıl sonuna göre % 15,1 oranında artarak 17 milyar ABD doları seviyesinde gercekleşmiştir. Banka hariç yurtdışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı % 17,4 oranında artarak 15,5 milyar ABD doları, yurtdışı yerleşik bankaların mevduatı da % 2,5 oranında artarak 17,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, yurtdışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre % 6,3 oranında azalarak 11,4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.
Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2016 yıl sonuna göre % 20,1 oranında artışla 39,4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.
Borçlu bazında incelendiğinde, büyük çoğunluğu kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2016 yıl sonuna göre % 8,2 oranında artarak 17,6 milyar ABD doları olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu % 15,2 oranında artarak 94 milyar ABD doları olmuştur.
Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre % 6,8 oranında artarak 50,6 milyar ABD doları, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar % 18,1 oranında artarak 59,4 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. 2016 yıl sonunda 171 milyon ABD doları olan kısa vadeli tahvil ihraçları % 8,2 oranında azalışla 2017 Kasım sonu itibarıyla 157 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 1.631 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştirr.
2017 Kasım sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu % 53,3"ü ABD doları, % 30"u Euro, % 13,7"si TL ve % 3"ü diğer döviz cinslerinden oluşmuştur.
2017 Kasım sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 170,4 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Söz konusu stokun 20,5 milyar ABD dolarlık kısmı, Türkiye"de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurtdışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün % 15,1, Merkez Bankası"nın % 0,4, özel sektörün ise % 84,5 oranında paya sahip olduğu gözlenmektedir. "

- http://eborsahaber.com/89160/2018/gundem/kisa-vadeli-dis-borc-stoku-1117-milyar-dolar-oldu/

17 Ocak 2018 Çarşamba

DİBS Alım İhalelerinde Toplam Teklif 590 Milyon TL Oldu

Merkez Bankası bugün açtığı iki ayrı DİBS alım ihalesi ile 2 mart 2022 ve 24 şubat 2027 itfa tarihli 75"er milyon TL tutarında tahvilleri geri aldı. İhalelere toplam 590 milyon TL teklif geldi.


  - http://eborsahaber.com/89133/2018/gundem/dibs-alim-ihalelerinde-toplam-teklif-590-milyon-tl-oldu/

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu Arttı

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu Kasım ayında 217,7 milyar dolara çıktı.


Merkez Bankası"nın bugün yayınladığı konuya ilişkin haber bülteni aşağıda
bulunuyor:

Kasım sonu itibarıyla, özel sektörün yurtdışından sağladığı kredi borcu gelişmeleri incelendiğinde, 2016 yıl sonuna göre uzun vadeli kredi borcunun 14,8 milyar ABD doları artarak 217,7 milyar ABD doları, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 4,5 milyar ABD doları artarak 18,8 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği gözlenmektedir.
Borçluya göre dağılıma bakıldığında, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 746 milyon ABD doları arttığı, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmalarının ise 5,5 milyar ABD doları artışla 29,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği gözlenmektedir. Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 1,0 milyar ABD doları azalmış, tahvil stoku ise 209 milyon ABD doları azalışla 4,4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmalarının 7,7 milyar ABD doları arttığı, tahvil stokunun ise 1,2 milyar ABD doları artışla 6,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği gözlenmektedir. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, 2016 yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 1,9 milyar ABD doları artışla 12,2 milyar ABD doları; finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları ise 1,8 milyar ABD doları artışla 4,0 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir.
Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, Kasım sonu itibarıyla tahvil hariç özel alacaklılara olan borç, bir önceki yıl sonuna göre 2,0 milyar ABD doları artarak 150 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, tahvil hariç özel alacaklılara olan borcun bir önceki yıl sonuna göre 3,3 milyar ABD doları artarak 17,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleştiği gözlenmektedir.
Döviz kompozisyonuna baakıldığında, 217,7 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun %58,9"unun ABD doları, %35,0"ını Euro, %4,4"ünün Türk lirası ve %1,7"sinin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu ve 18,8 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise %52,5"inin ABD doları, %26,5"inin Euro, %21,0"ının Türk lirası ve %0,1"inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görülmektedir.
Sektör dağılımı incelendiğinde, Kasım sonu itibarıyla, 217,7 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun %50,8"inin finansal kuruluşların, %49,2"sinin ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturmuştur. Aynı dönemde, 18,8 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun %78,0"ının finansal kuruluşların, %22,0"ının ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturmuştur.
Özel sektörün yurtdışından sağladığı toplam kredi borcu, Kasım sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 68,7 milyar ABD dolarıı tutarında olduğu gözlenmektedir.


  - http://eborsahaber.com/89114/2018/gundem/ozel-sektorun-yurtdisindan-sagladigi-kredi-borcu-artti-2/

12 Ocak 2018 Cuma

Merkez Bankası Doları Yılsonu 4,12 TL Bekliyor

2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bu anket döneminde 4,12 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 4,15 TL iken bu anket döneminde 4,24 TL"ye yükseldi.

2018 yılı cari işlemler açığı beklentisi, bir önceki anket döneminde 41,7 milyar ABD Doları iken, bu anket döneminde 43,8 milyar ABD Doları"na yükselmiştir. 2019 yılı cari işlemler açığı beklentisi ise 44,6 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.

  - http://eborsahaber.com/88998/2018/gundem/merkez-bankasi-dolari-yilsonu-412-tl-bekliyor/

Merkez Bankası Beklenti Anketi"nde Ay Sonu TÜFE Beklentisi Yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her ay yapılan Beklenti Anketi
aylık sonuçları açıklandı.

Bankanın ankete ilişkin değerlendirmesi şöyle:

2018 yılı Ocak ayı için tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 1,29 iken, bu anket döneminde yüzde 1,32 olmuştur. Şubat ayı TÜFE beklentisi aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 0,67 ve yüzde 0,62 olmuştur. Mart ayı TÜFE beklentisi ise yüzde 0,78 olarak gerçekleşmiştir .

Cari yıl sonu TÜFE beklentisi bu anket döneminde yüzde 9,55 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 9,30 iken, bu anket döneminde yüzde 9,24 olmuştur. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 8,47 ve yüzde 8,23 olarak gerçekleşmiştir

2018 yılı Ocak ayı anket döneminde, katılımcıların 12 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE"nin ortalama olarak yüzde 18,1 olasılıkla yüzde 8,50-8,99 aralığında, yüzde 27,6 olasılıkla yüzde 9,00-9,49 aralığında, yüzde 21,3 olasılıkla ise yüzde 9,50-9,99 aralığında artış göstereceği öngörülmektedir

12 Ay Sonrası Enflasyon Beklentileri

2018 yılı Ocak ayı anket döneminde, katılımcıların 24 ay sonrasına ilişkin olasılık tahminleri değerlendirildiğinde, TÜFE"nin ortalama olarak yüzde 17,5 olasılıkla yüzde 7,50-7,99 aralığında, yüzde 22,3 olasılıkla yüzde 8,00-8,49 aralığında, yüzde 17,6 olasılıkla ise yüzde 8,50-8,99 aralığında artış göstereceği öngörülmektedir

Aynı anket döneminde nokta tahminlere(2) göre ise, katılımcıların yüzde 21,3"ünün 12 ay sonrası TÜFE enflasyonu beklentilerinin yüzde 8,50-8,99 aralığında, yüzde 32,8"inin beklentilerinin yüzde 9,00-9,49 aralığında, yüzde 18,0"inin beklentilerinin ise yüzde 9,50-9,99 aralığında olduğu gözlenmektedir

24 Ay Sonrası Enflasyon Beklentileri
Aynı anket döneminde nokta tahminlere göre(2) 24 ay sonrası TÜFE enflasyonu beklentileri değerlendirildiğinde, katılımcıların yüzde 30,0"unun beklentilerinin yüzde 8,00-8,49 aralığında, yüzde 18,3""ünün beklentilerinin yüzde 8,50-8,99 aralığında, yüzde 15,0 "in beklentilerinin ise yüzde 9,00-9,49 aralığında olduğu gözlenmektedir

Faiz Beklentileri

BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı"nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 12,44 iken,bu anket döneminde yüzde 12,50 olmuştur. TCMB Ağırlıklı Ortalama Fonlama Maliyeti cari ay beklentisi ise aynı anket dönemlerinde
sırasıyla yüzde 12,72 ve yüzde 12,75 olarak gerçekleşmiştir .

TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay ve 3, 6, 12, 24 ay sonrası beklentileri tüm vadeler için yüzde 8,00 olarak gerçekleşmiştir .

Vadesine beş yıl ya da beş yıla yakın süre kalan DİBS"lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 12,09 iken, bu anket döneminde yüzde 11,85 olmuştur. Vadesine on yıl ya da on yıla yakın süre kalan DİBS"lerin 12 ay sonrası ikincil piyasa yıllık bileşik faiz oranı beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 11,70 ve yüzde 11,59 olarak gerçekleşmiştir .

2018 yılı Ocak ayı anket döneminde, vadesine üç ay ya da üç aya yakın süre kalan Devlet İç Borçlanma Senetleri"nin (DİBS) yıllık bileşik faiz oranı beklentileri cari ay, 1, 3, 6, 12 ve 24 ay sonrası için sırasıyla yüzde 13,18, 13,16, 13,02, 12,84, 12,32 ve 11,39 olarak gerçekleşmiştir.

Döviz Kuru Beklentileri

2018 yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bu anket döneminde 4,12 TL olmuştur. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 4,15 TL iken bu anket döneminde 4,24 TL"ye yükselmiştir .

Cari İşlemler Dengesi Beklentileri

2018 yılı cari işlemler açığı beklentisi, bir önceki anket döneminde 41,7 milyar ABD Doları iken, bu anket döneminde 43,8 milyar ABD Doları"na yükselmiştir. 2019 yılı cari işlemler açığı beklentisi ise 44,6 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiştir.

GSYH Büyüme Beklentileri

GSYH 2018 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 4,2 iken, bu anket döneminde yüzde 4,6 olmuşturr. 2019 yılı büyüme beklentisi ise yüzde 4,5 olarak gerçekleşmiştir.


  - http://eborsahaber.com/88992/2018/gundem/merkez-bankasi-beklenti-anketinde-ay-sonu-tufe-beklentisi-yukseldi/

10 Ocak 2018 Çarşamba

DİBS Alım İhalelerinde Toplam Teklif 438 Milyon TL Oldu

Merkez Bankası bugün açtığı iki ayrı DİBS alım ihalesi ile 8 mart 2023 ve 12 Mart 2025 itfa tarihli 75"er milyon TL tutarında tahvilleri geri aldı. İhalelere toplam 438 milyon TL teklif geldi.

  - http://eborsahaber.com/88910/2018/gundem/dibs-alim-ihalelerinde-toplam-teklif-438-milyon-tl-oldu/

5 Ocak 2018 Cuma

TCMB: Cari Açık 2017 Yılında Kademeli Bozulma Gösterdi

Merkez Bankası"nın Ödemeler Dengesi ve Uluslararası Yatırım Pozisyonu Raporu (2017 III. Çeyrek) yayımlandı:

1.Cari İşlemler Hesabı

2017 yılının ilk dokuz aylık döneminde yıllıklandırılmış cari işlemler dengesi 2016 yılı sonuna kıyasla kademeli bir bozulma göstermiş, üçüncü çeyrek itibarıyla cari açık 39,7 milyar ABD dolarına yükselmiştir.

Çekirdek gösterge olarak kabul edilen altın hariç ile enerji ve altın hariç cari işlemler dengesi göstergelerinde ise, yılın ilk üç çeyreğinde geçen yıl sonuna kıyasla iyileşme kaydedilmiştir .

Üçüncü çeyrek itibarıyla altın ve enerji hariç cari açığın 2015 yılından bu yana en düşük seviyeye gerilediği görülmektedir. Öte yandan, mevsimsellikten arındırılarak bakıldığında, cari dengenin tüm göstergelerinde izlenen bozulma eğilimi üçüncü çeyrekte devam etmiştir .

Cari işlemler dengesinin temel belirleyicisi olan dış ticaret dengesi üçüncü çeyrekte bozulma kaydetmiştir

Bu bozulmanın temel nedeni, ihracatta gözlenen olumlu seyre karşın, gerek güçlü seyreden iç talebe gerekse enerji fiyatlarındaki artışa bağlı olarak ithalatta gözlenen yüksek oranlı artış olmuştur. Son yıllarda ihracatın ithalata kıyasla daha yüksek oranda büyümesi dış ticaret açığında daralma sağlarken,2017 yılının üçüncü çeyreğinde ithalatın büyüme oranı ihracatın büyüme oranının üzerinde gerçekleşmiştir

Dış talepteki güçlü seyir, ihracattaki olumlu seyri desteklemeye devam etmiştir. İhracat yapılan ülkelerdeki pazar büyümesinin bir göstergesi olan ihracat ağırlıklı küresel büyüme oranı, gayri safi hasıla kaynaklı küresel büyüme oranına kıyasla daha güçlü bir artış eğilimi sergilemektedir (Grafik 5). Toplam ihracatın yarıya yakınının yapıldığı, en büyük ticaret ortağımız olan Avrupa Birliği"nde süregelen toparlanma eğilimi bölgeye yaptığımız ihracata olumlu yansımayı sürdürmüştür (Grafik 6). Bunun yanı sıra, çevre ülkelerle ilişkilerdeki normalleşme de ihracat artışına katkı sağlamıştır.

Yılın üçüncü çeyreğinde Türk lirası yıllık bazda değer kaybını sürdürmüş, TÜFE bazlı reel kur endeksi 90 seviyesine gerilemiştir Buna karşın, üçüncü çeyrekte güçlü seyreden iç talep ve düşük baz etkisi nedeniyle altın hariç ithalat miktarı yıllık bazda yüzde 14,6 oranında artış göstermiştir. Aynı dönemde altın hariç ithalat fiyatları ise yüzde 6,6 oranında yükselmiştir. Öte yandan, altın ithalatı önceki çeyrekte olduğu gibi üçüncü çeyrekte de 5,2 milyar ABD doları gibi oldukça yüksek bir seviyede gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler neticesinde, toplam ithalat yıllık bazda yüzde 30,1 oranında artış kaydetmiştir.

2016 yılında belirgin biçimde gerileyen seyahat gelirlerinde, 2017 yılının ikinci çeyreğinde başlayan toparlanma eğilimi, üçüncü çeyrekte ivmelenmiştir. Rusya başta olmak üzere çevre ülkelerden gelen ziyaretçi sayılarındaki artış söz konusu toparlanmada önemli rol oynamıştır. Seyahat gelirleri yıllık bazda yüzde 39,7 oranında artış kaydederek, cari açığı azaltıcı yönde katkı sağlamıştır.

2.Finans Hesabı

Küresel ekonomideki olumlu görünüm, başta ABD olmak üzere gelişmiş ülke para politikalarına dair belirsizliklerin azalması ve bu gelişmelerin desteği ile gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahındaki artış 2017 üçüncü çeyreğinde ödemeler dengesi finans hesabındaki gelişmeleri etkileyen temel unsurlar olmuşlardır. Öte yandan, TL"nin diğer paralar karşısında bu dönemdeki istikrarlı seyri ve ekonomik büyümede görülen toparlanmanın belirginleşmesi portföy ve diğer yatırım girişlerine etki eden ülkemize özgü olumlu ayrıştırıcı unsurlar olmuştur.

Ödemeler dengesi finans hesabına ana başlıklar itibarıyla bakıldığında, doğrudan yatırım girişlerinde bir süredir görülen düşük seviyelerde yatay seyrin devam etmekte olduğu görülmektedir. Öte yandan, gelişmekte olan piyasalara yönelik ortaya çıkan sermaye girişlerinin bir yansıması olarak, portföy yatırımları yükümlülük kalemi kaynaklı girişler artmaktadır. Diğer yatırım girişlerinde ise bankacılık sektörü kaynaklı kredi girişlerinin azalması neticesinde, düşüş eğilimi devam etmektedir.

2.1 Doğrudan Yatırımlar

Yurt dışı yerleşiklerin ülkemizde gerçekleştirdiği doğrudan yatırımlar temelde sermaye ve gayrimenkul yatırımlarından oluşmaktadır. Bir süredir düşük seviyelerde ve yatay seyretmekte olan yurt içine doğrudan sermaye yatırımları bu eğilimini 2017 yılı üçüncü çeyreğinde de devam ettirmiştir. Jeopolitik siyasi gelişmelerin bölgemize yönelik risk algısını olumsuz yönde etkilemesi doğrudan yatırım girişlerinde bu dönemde ortaya çıkan, düşük platodaki yatay seyrin temel nedenini oluşturmuştur.

2017 yılı üçüncü çeyreğinde, coğrafi olarak Avrupa en fazla sermaye yatırımının geldiği bölge olmaya devam ederken, hizmetler sektörü en fazla yatırım çeken sektör olmuştur (Kutu 1). Öte yandan, yurt içine doğrudan yatırımların diğer önemli bileşeni olan gayrimenkul yatırımları, 2012 yılında yabancılara Türkiye"de mülk almayı kolaylaştıran ilgili yasanın değiştirilerek uygulama tebliğinin çıkarılması ile birlikte 2013 yılından başlayarak hızlı bir artış göstermiştir. 2017 yılı üçüncü çeyreğinde gayrimenkul yatırımları, bir önceki yılın aynı dönemine göre bir miktar artarak 1,3 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.

2.2 Portföy yatırımları

Portföy yatırımlarının temel seyri yurt dışı yerleşiklerin yurt içinde yaptığı yatırımlar tarafından belirlenmektedir. Portföy yatırımları yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki yatırımları (portföy yatırımları net varlık edinimi) ile yurt dışı yerleşiklerin yurt içindeki yatırımları (portföy yatırımları net yükümlülük oluşumu) toplamından oluşmaktadır. Bankalar ve diğer sektörlerin toplamından oluşan yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki portföy yatırımları, yılın üçüncü çeyreğinde bankaların likidite tercihlerinin bir sonucu olarak yurt dışı portföylerini azaltması nedeniyle düşüş göstermiştir.

Küresel risk iştahının sürmesiyle bu çeyrekte de gelişmekte olan ekonomilere yönelik portföy girişleri sürmüştür. TL"nin diğer paralar karşısında istikrarlı seyri ve yurt içi büyüme beklentilerine yönelik ortaya çıkan görünüm bu dönemde ülkemiz portföy girişlerinde olumlu yönde ayrışmaya yol açmıştır. Enstrüman bazında bakıldığında, Hazine"nin yurt dışı ihraçları (eurobond) hariç tüm kalemlerde giriş yönlü hareket gözlenirken genel hükümetin yurt içinde ihraç ettiği borç senetleri ve bankacılık sektörünün yurt dışı piyasalarda ihraç ettiği borç senetleri bu çerçevede öne çıkmıştır. Diğer taraftan, bu çeyrekte hisse senetlerinde de yüklü giriş yönlü hareket gerçekleşmiştir.

2.3 Diğer Yatırımlar - Krediler

Diğer yatırım girişlerinde, bu dönemde bankaların yurt dışı menkul kıymet ihracı yoluyla fon girişlerine yönelmeleri döviz kredisi kullanımlarını azaltmıştır. Bu çerçevede 2017 yılı üçüncü çeyrekte, bankaların 792 milyon ABD doları net kredi geri ödemesi gerçekleştirdikleri görülmüştür. Diğer sektörler ise bu dönemde ağırlıklı olarak kısa vadeli olmak üzere 1,5 milyar ABD doları net kredi kullanıcısı olmuştur.

Finansman unsurları kalite yönünden değerlendirildiğinde, bir yıl öncesine göre, rezerv yeterlilik oranı ve doğrudan yatırım girişlerinde bir miktar gerileme gözlenirken diğer unsurlar mevcut seviyelerini korumuştur.

Net Hata ve Noksan (NHN) kalemi 2017 yılının üçüncü çeyreğinde 3,5 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Yıllık bazda bakıldığında, üçüncü çeyrekte on iki aylık birikimli NHN"nin 6,2 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği ve toplam döviz gelirlerine oranının da yüzde 3,0 seviyesinde olduğu görülmektedir.

3.Uluslararası Yatırım Pozisyonu

Türkiye"nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP), 2017 yılının üçüncü çeyreğinde negatif yönlü artış göstermiştir. Bu artışta, değer ve kur hareketleri belirleyici olmuştur. 2017 Eylül sonu itibarıyla, UYP verilerine göre, Türkiye"nin net yükümlülük pozisyonu yılın ikinci çeyreğine kıyasla yüzde 2 artarak 440,6 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu dönemde, yurt dışı varlıklar yüzde 1,2, yükümlülükler yüzde 1,7 oranında artmıştır.

Ödemeler dengesi kaynaklı akım işlemler ile stok UYP verilerinin karşılaştırmasına dayalı bütünleşik UYP hesaplarına bakıldığında, net yükümlülük pozisyonundaki negatif yönlü artışın ağırlıklı olarak, değer ve kur değişimlerinden kaynaklandığı görülmektedir. Yılın üçüncü çeyreğinde, ikinci çeyreğe göre BIST Ulusal 100 Endeksi yüzde 2,5 artarken, Türk lirasının ABD doları karşısında yüzde 1,9 oranındaki değer kaybetmesi, kur ve fiyat değişimlerini belirleyen temel gelişme olmuştur.

Sektörel olarak değerlendirildiğinde, diğer sektörlerin 352 milyar ABD doları ile en yüksek net yükümlülük pozisyonunu taşıdığı, bunu 208 milyar ABD doları ile bankacılık sektörünün izlediği görülmektedir. Söz konusu sektörlerin toplama katkıları yüzde 102,3 olup, bu sektörlerdeki gelişmeler UYP"nin genelini belirlemektedir. Diğer taraftan, Merkez Bankası geleneksel olarak net varlık pozisyonu, genel hükümet ise net yükümlülük pozisyonu taşımaktadır.

Yılın üçüncü çeyreğinde, yurtdışı yerleşiklerin DİBS ve hisse senedi alımları ile diğer sektörün yurtdışında tahvil yoluyla borçlanmasının yanı sıra değer ve kur değişimleri, net UYP"de gözlenen gelişmenin temel kaynaklarını oluşturmaktadır. Yatırım araçları detayında incelendiğinde, bir önceki çeyreğe göre doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net yükümlülükler 4 milyar ABD doları artarak 136 milyar ABD doları olurken ,portföy yatırımlarından kaynaklanan net yükümlülükler 5 milyar ABD doları artarak 176 milyar ABD doları olmuştur.

UYP"nin yükümlülük tarafında portföy yatırımları stokunun 2017 yılı ikinci çeyreğine göre 4,5 milyar ABD doları artmasında, ödemeler dengesi akım işlemlerindeki 4,8 milyar ABD doları artış ile değer ve kur değişimlerindeki azalma etkili olmuştur. Ödemeler dengesi akım işlemlerindeki söz konusu artış ise özellikle bankalarca ihraç edilen 3,7 milyar ABD doları değerindeki Borç Senetleri alımlarından kaynaklanmıştır.

UYP"nin yükümlülük tarafında uzun vadeli kalemlerin ağırlığı korunmaktadır. Sektörlerin toplamı olarak bakıldığında, 2017 yılı üçüncü çeyreğinde UYP yükümlülüklerinin yaklaşık yüzde 71"i uzun vadelidir. Alt sektörlere bakıldığında ise, Merkez Bankası"nın yüzde 86"sının, Genel Hükümet"in ve diğer sektörlerin yükümlülüklerinin ise sırasıyla yüzde 68 ve 76"sinin uzun vadeli olduğu anlaşılmaktadır. 2015 yılından başlayarak, Merkez Bankası"nın aldığı kararların da etkisi ile bankacılık sektörü yükümlülüklerinin vade yapısında uzun vadenin payının arttığı ve aynı dönem itibarıyla bu oranın yaklaşık yüzde 63 düzeyinde gerçekleştiği gözlenmektedir.

UYP"nin yükümlülük kalemleri temelde dış borç stokunun ana bileşenlerini oluşturmaktadır. İlgili yükümlülük kalemlerinden hareketle dış borç stoku verileri incelendiğinde, yılın üçüncü çeyreğinde dış borç stokunun sınırlı bir artış göstererek, 438 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği görülmektedir. Söz konusu artışta, özel sektörün özellikle uzun vadeli borçlarındaki yükselme etkili olmuştur. Borçlu dağılımına göre, özel sektör yüzde 70"lik payı ile brüt dış borç stokundaki en ağırlıklı sektördür.

TCMB brüt uluslararası rezerv stoku, 2017 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki döneme göre 3,2 milyar ABD doları artarak 111,9 milyar ABD doları olmuştur. Türkiye"nin uluslararası rezervlerinin diğer unsurunu oluşturan bankaların muhabirlerindeki yabancı para varlıkları ise 1,7 milyar ABD doları azalarak 23,2 milyar ABD doları olmuştur. Öte yandan, vadesine 1 yıl ve daha az kalan dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borçlar (KVDB) bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,9 azalarak 170,1 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler sonucunda, rezerv yeterlilik göstergesi olarak takip edilen toplam uluslararası rezervlerin KVDB stokuna oranı yüzde 79,5 düzeyinde gerçekleşmiştir. Yurt dışı şube ve iştirakler hariç tutulduğunda söz konusu oran, yüzde 91,3 olarak hesaplanmaktadır. IMF Rezerv Yeterlilik Göstergesi ise yüzde 85,4 olarak hesaplanmıştır.

UYP verilerine göre, Türkiye"nin doğrudan yatırım yükümlülüklerinin stok değeri, 2015 sonunda 156,5 milyar ABD doları iken 2016 sonunda 141,6 milyar ABD dolarıdır. En önemli paya sahip olan sermaye yükümlülükleri 2015 yılında 147,6 milyara ABD doları iken 16,6 milyar ABD doları azalarak bir sonraki yıl 131,0 milyar ABD doları olmuştur. İki dönem arasında, ödemeler dengesi işlemleri kaynaklı 6,9 milyar ABD doları tutarında sermaye girişi gerçekleşirken; kur, değer ve diğer değişimlerden dolayı 23,5 milyar ABD dolarlık bir azalış yaşanmıştır .

Türkiye"deki sermaye yatırımlarının sektörel dağılımı incelendiğinde; 2005 yılından itibaren özellikle finans ve sigorta faaliyetleri ile bilgi ve iletişim alt sektörlerine yapılan yatırımların arttığı ve 2016 yıl sonu itibarıyla sektörel dağılımda söz konusu sektörlerin yanısıra elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı ile toptan ve perakende ticaret sektörlerinin de ön plana çıktığı gözlenmektedir.

 

  - http://eborsahaber.com/88774/2018/gundem/tcmb-cari-acik-2017-yilinda-kademeli-bozulma-gosterdi/

Bankalar, Konut ve Bireysel Kredilerde Azalma, Taşıt Kredisinde Artış Bekliyor

Merkez Bankası"nın "Banka Kredileri Eğilim Anketi" ne aşağıda yer verilmiştir.


Bankaların 2017 yılının son çeyreğine ilişkin değerlendirmeleri ile 2018 yılının ilk çeyreğine ilişkin beklentilerini içeren Banka Kredileri Eğilim Anketinin 2017 yılı 4. çeyrek sonuçları incelendiğinde,

Bankalar, 2017 yılının son çeyreğinde tüm kredi türleri için uyguladıkları standartları temelde aynı bırakmışlardır. 2018 yılının ilk çeyreği için beklentiler,taşıt kredilerinde standartların gevşetileceği, diğer kredi türlerinde aynı kalacağı yönündedir.

Anket sonuçları kredi talebi açısından incelendiğinde, işletmelerin kredi talepleri bir önceki çeyreğin aksine artış göstermiştir. Bireysel kredi türlerinden konut ve taşıt kredi talebinde azalış, diğer bireysel kredi talebinde artış görülmektedir.

Bankaların fon sağlama imkânlarının gelişimi incelendiğinde, yılın son çeyreğinde yurt içi fonlama koşulları sıkılaşmaya devam ederken, yurt dışı fonlama koşulları sıkılaşma yönüne dönmüştür. 2018 yılı ilk çeyreği için bankaların beklentileri söz konusu eğilimin devam edeceği yönündedir.

Bankalar, işletmelere kullandırılan kredilere uygulanan standartları temelde aynı bırakmıştır.

İşletme kredilerine uygulanan standartları gevşetici yönde etkileyen faktör bulunmazken, standartları sıkılaştırıcı yönde etkileyen tek faktör sermaye yeterliliği ile ilgili kısıtlar olmuştur. 2018 yılının ilk çeyreği için bankaların beklentisi, standartların temelde aynı kalacağı yönündedir .

Bireysel kredilere uygulanan standartların değişimi incelendiğinde; bankaların tüm kredi türlerine uygulanan standartları temelde aynı bıraktığı görülmektedir. Konut ve taşıt kredilerinde hiçbir  faktörün standartları sıkılaştırıcı ya da gevşetici yönde etki etmediği görülürken,diğer bireysel kredilere uygulanan standartları gevşetici yönde etkileyen tek faktör diğer bankaların rekabeti olmuştur. Gelecek çeyrek dönem için beklentiler, konut ve diğer bireysel kkredilerde standartların temelde aynı kalacağı,taşıt kredilerinde ise gevşeyeceği yönündedir.

2017 yılının son çeyreğinde kredi talepleri incelendiğinde;

İşletmelerin banka kredilerine olan talebi genel olarak artış göstermiştir. Bu çeyrekte, küçük-orta ölçekli işletmeler ile büyük işletmelere verilen kredi talepleri bir önceki çeyreğin aksine, artış göstermiştir. Ayrıca, kısa ve uzun vadeli kredi taleplerinde de artış kaydedilmiştir. Bu dönemde,Türk Lirası kredi talebindeki artış bir önceki döneme göre güçlenirken, yabancı para cinsinden açılan kredi talebindeki azalışın devam ettiği gözlenmiştir.

Bireysel kredi türleri açısından incelendiğinde konut ile taşıt kredi taleplerinde azalış yaşanırken, diğer bireysel kredi talebindeki artış devam etmektedir.

2018 yılının ilk çeyreğinde, konut ile diğer bireysel kredi türlerinde talebin azalması beklenirken, taşıt kredi talebinde artış beklenmektedir.

İşletmelere verilen kredilerde, sabit yatırım ve diğer bankalardan alınan krediler talebi azaltıcı yönde etkileyen faktörler olurken; borcun yenidenyapılandırılması, banka dışı mali kesimden alınan krediler, borçlanmak için menkul kıymet ihracı, stok artırımı ve işletme sermayesi, satıcıların peşin alımlarda uyguladığı iskonto ve kolaylıklar,birleşmeler/satın almalar ve yeniden yapılanma ile iç finansman talebi artırıcı yönde etkileyen faktörler olmuştur .

Bireysel kredi türlerinden konut kredisi talebini etkileyen faktörlere bakıldığında; konut piyasasına ilişkin beklentiler, tüketici güveni, diğer bankalardan sağlanan krediler, bireysel tasarruflar, konut alımı dışındaki tüketim harcamaları ve diğer finansman kaynakları talebi azaltıcı yönde etkilerken, hiçbir faktör talebi artırıcı yönde etkilememiştir. Taşıt kredilerinde; diğer bankalardan sağlanan krediler,tüketici güveni, taşıt alımı dışındaki tüketim harcamaları, diğer finansman kaynakları, bireysel tasarruflar ve taşıt piyasasına ilişkin beklentiler talebi azaltıcı yönde etkilerken, krediler üzeriindeki vergi ve benzeri yükler talebi artırıcı yönde etkilemiştir. Diğer bireysel kredilerde ise bireysel tasarruflar ve dayanıklı tüketim mallarına yapılan harcamalar talebi artıran faktörler olurken, diğer bankalardan sağlanan krediler talebi azaltıcı yönde etkilemiştir ..

İşletmelere kullandırılan kredilere uygulanan kredi koşul ve kurallarına bakıldığında; daha riskli krediler üzerindeki kar marjlarının artırılarak koşulların sıkılaştırıldığı görülürken, faiz dışında alınan ücret ve komisyonlar, teminat ihtiyacı, kredi ya da kredi limitinin büyüklüğü ve vadenin sıkılaştırıldığı görülmektedir.

Bireysel kredilere uygulanan koşul ve kurallar açısından bakıldığında; bankaların, konut kredilerinde ortalama krediler üzerindeki kar marjını arttırarak koşul ve kuralları sıkılaştırdığı görülürken, daha riskli krediler üzerindeki kar marjını azaltarak koşul ve kuralları gevşettiği görülmektedir. Taşıt kredilerinde ortalama krediler üzerindeki kar marjını kısarak koşul ve kuralları gevşeten bankaların diğer bireysel kredilerde ise ortalama krediler ve daha riskli krediler üzerindeki kar marjını artırarak koşul ve kuralları sıkılaştırdığı gözlemlenmiştir.

Bankaların fon sağlama imkânlarının gelişimi incelendiğinde; yılın son çeyreğinde yurt içi fonlama koşulları sıkılaşmaya devam ederken, yurt dışı fonlama koşullarının önceki çeyreğin aksine, bu çeyrekte sıkılaşmaya başladığı görülmektedir. Yurt dışı fonlama maliyeti ve diğer koşul ve kurallar, yurt dışı fonlama koşullarını sıkılaştırıcı yönde etkilemiştir. 2018 yılı ilk çeyreği için beklenti, yurt içi ve yurt dışı fonlama koşullarının sıkılaşacağı yönündedir.

  - http://eborsahaber.com/88776/2018/haberler/bankalar-konut-bireysel-kredilerde-azalma-tasit-kredisinde-artis-bekliyor/

3 Ocak 2018 Çarşamba

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Net Döviz Pozisyon Açığı Arttı

Merkez Bankası, 2017 yılı Ekim ayı "Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri" verilerini yayınladı.

Ekim 2017 dönemine ait Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Döviz Varlık ve Yükümlülükleri Tablosu değerlendirildiğinde; Eylül 2017 değerlerine göre varlıklar 1.986 milyon ABD doları, yükümlülükler 3.264 milyon ABD doları artmıştır. Net Döviz Pozisyon Açığı ise 211.932 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiş ve Eylül 2017 dönemine göre 1.278 milyon ABD doları artmıştır.

Ekim 2017 dönemi varlık dağılımı incelendiğinde; bir önceki aya göre yurtiçi bankalardaki mevduat, yurtdışına doğrudan sermaye yatırımları ve ihracat alacakları sırasıyla 679 milyon ABD doları, 175 milyon ABD doları ve 1.134 milyon ABD doları artmış ve sonuç olarak varlıklar 1.986 milyon ABD doları artmıştır.

Yükümlülük dağılımında ise; bir önceki aya göre yurtiçinden sağlanan nakdi krediler, yurtdışından sağlanan nakdi krediler ve ithalat borçları sırasıyla 872 milyon ABD doları, 1.726 milyon ABD doları ve 666 milyon ABD doları artmış ve bunlara bağlı olarak yükümlülükler 3.264 milyon ABD doları artmıştır.

Yükümlülüklerin vade yapısına bakıldığında; Ekim 2017 döneminde yurtiçinden sağlanan kısa vadeli kredilerin Eylül 2017 dönemine göre 622 milyon ABD doları, uzun vadeli olanların ise 250 milyon ABD doları arttığı görülmektedir. Yurtdışından sağlanan kredilerde ise kısa vadeli olanlar 1.034 milyon ABD doları artarken, uzun vadeli krediler 1.359 milyon ABD doları artmıştır .

Ekim 2017 döneminde kısa vadeli varlıklar 93.970 milyon ABD doları iken, kısa vadeli yükümlülükler 86.536 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Kısa Vadeli Net Döviz Pozisyon Fazlası ise 7.434 milyon ABD doları gerçekleşerek Eylül 2017 dönemine göre 155 milyon ABD doları artmıştır. Kısa vadeli yükümlülüklerin toplam yükümlülükler içindeki payı yüzde 27 düzeyindedir .

  - http://eborsahaber.com/88678/2018/gundem/finansal-kesim-disindaki-firmalarin-net-doviz-pozisyon-acigi-artti-2/

DİBS Alım İhalelerinde Toplam Teklif 691 Milyon TL Oldu

Merkez Bankası bugün açtığı iki ayrı DİBS alım ihalesi ile 2 Mart 2022 ve 24 Şubat 2027 itfa tarihli 75"er milyon TL tutarında tahvilleri geri aldı. İhalelere toplam 691 milyon TL teklif geldi.

  - http://eborsahaber.com/88675/2018/gundem/dibs-alim-ihalelerinde-toplam-teklif-691-milyon-tl-oldu/

28 Aralık 2015 Pazartesi

TCMB, Kapasite Kullanım Oranı 0,1 Puan Azaldı

Kapasite Kullanım Oranı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,1 puan azaldı.


TCMB’nin konuya ilişkin yaptığı basın açıklamasında;”2015 yılı Aralık ayında imalat sanayi genelinde kapasite kullanım oranı, bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 75,8 seviyesinde gerçekleşmiştir.


İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış kapasite kullanım oranı bir önceki aya göre 0,3 puan artarak yüzde 75,4 seviyesinde gerçekleşmiştir.


2015 yılı Aralık ayında mal gruplarına göre kapasite kullanım oranları değerlendirildiğinde, gıda ve içeceklerile yatırım mallarında artış görülürken, dayanıklı tüketim malları, dayanıksız tüketim malları ve ara mallarında azalış görülmüştür” ifadelerine yer verildi.


 



TCMB, Kapasite Kullanım Oranı 0,1 Puan Azaldı #eborsahaber

4 Aralık 2015 Cuma

"Yatırımcılar İçin Portföy Risklerini Azaltma Zamanı"

Merkez bankalarının ekonomileri canlandırmak için uyguladıkları politikaların etkinliğinin azalmasına paralel olarak yatırımcıların 2016 yılında daha fazla getiri elde etmeye yönelik adımlar yerine parasını korumayı amaçlaması gerektiği bildirildi.


Janus Capital Group’un eski yöneticisi Bill Gross Perşembe günü yaptığı yazılı açıklamada merkez bankalarının para basmaya denk politikalar uygulayarak zararını kapatmaya çalışan kumarbazlar gibi davrandığını ifade etti. Gross, bir gün negatif haberlerin yeni bir sarmal yaratacağı ve reel ekonominin gerçeklerinin hisse ve tahvil fiyatlarındaki artışı sonladıracağını iddia etti.


 



"Yatırımcılar İçin Portföy Risklerini Azaltma Zamanı" #eborsahaber

30 Kasım 2015 Pazartesi

TCMB ‘nin Repo İhale Sonuçları Açıklandı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), bugün açtığı 7 Aralık 2015 vadeli repo ihalesi ile piyasaya 1 milyar TL verdi.


İhale Sonucuna Göre;


Basit Faiz


  • En düşük basit faiz % 7.50

  • Ortalama basit faiz % 7.50

  • En yüksek basit faiz % 7.50

Bileşik faiz


  • En düşük bileşik faiz % 7.78

  • Ortalama bileşik faiz % 7.78

  • En yüksek bileşik faiz % % 7.78

olarak gerçekleşti.


 


 



TCMB ‘nin Repo İhale Sonuçları Açıklandı #eborsahaber

23 Kasım 2015 Pazartesi

Piyasalar Davutoğlu"nu Bekliyor

Kesin seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanını seçti. Milletvekilleri TBMM başkanlığına, AK Parti’nin isim babası olan eski referyol hükümeti bakanlarından İsmail Kahraman’ı layık gördü.


TBMM başkanlık seçimlerinin ardından gözler bakanlar kuruluna çevrildi. Gün içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu’nun bir araya gelmesi bekleniyor. Görüşmenin ardından Başbakan Davutoğlu kabinenin açıklanması yüksel olasılık olarak görülüyor.


Ekonominin Yeni patronu Kim Olacak


Piyasa kulislerinde en çok merak uyandıran ise ekonominin başında kim olacak? sorusu. Bu soru genel seçimler öncesi Ali Babacan markasının istanbul’dan aday gösterilmesi sonucu başlamış, piyasalar Babaca’nın adaylığını pozitif olarak fiyatlamıştı. Şimdi ise Babacan’ın, olaşacak kabinede olup olmayacağı, yola Nihat Zeybekçi ile mi? devam edileceği piyasalar tarafından dikkat ile takip ediliyor.


Piyasa profesyonellerinin çoğu daha önce yaptığı icraatlardan da yola çıkarak süprize yer verilmeden Ali Babacan’ın direksyondaki yerini almasını isterken kabinenin bir an önce açıklanıp piyasa üzerindeki baskının kalkmasını bekliyor.


Ekonominin başına kimin geleceği, Cumhurbaşkanı ve önceki ekonomi kurmayları tarafından eleştirilere hedef olan ve Nisan ayında görev süresi dolan Türkiye Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın durumu belirleyecek.


 



Piyasalar Davutoğlu"nu Bekliyor #eborsahaber

11 Kasım 2015 Çarşamba

Cari İşlemler Dengesi 95 Milyon Dolar Fazla Verdi

Merkez Bankasi’ndan 2015 yılı Eylül ayı Ödemeler Dengesi gelişmelerine ilişkin olarak yapılan açıklamada;


” Bir önceki yılın Eylül ayında 2.365 milyon ABD doları açık veren cari işlemler hesabı, bu yılın aynı ayında 95 milyon ABD doları fazla vermiştir. Bunun sonucunda, oniki aylık cari işlemler açığı 40.569 milyon ABD doları olmuştur.


Bu gelişmede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının bir önceki yılın aynı ayına göre 2.539 milyon ABD doları azalarak 2.527 milyon ABD dolarına düşmesi etkili olmuştur. Diğer yandan, hizmetler dengesinden kaynaklanan net gelirler 29 milyon ABD doları artarak 3.445 milyon ABD dolarına yükselmiştir.


Parasal olmayan altın kaleminde, bir önceki yılın Eylül ayında 648 milyon ABD doları net ithalat olurken, bu yılın aynı ayında 520 milyon ABD doları net ihracat gerçekleşmiştir.


Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 439 milyon ABD doları tutarında azalarak 2.913 milyon ABD dolarına gerilemiştir.


Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, bir önceki yılın aynı ayına göre 71 milyon ABD doları artarak 852 milyon ABD doları olmuştur.


Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler (net yükümlülük artışı), bir önceki yılın aynı ayına göre 368 milyon ABD doları azalarak 255 milyon ABD doları tutarında gerçekleşmiştir. Bu azalışta varlıkların 348 milyon ABD doları artarak 536 milyon ABD dolarına yükselmesi etkili olmuştur.


Portföy yatırımları 2.871 milyon ABD doları tutarında net çıkış kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurtdışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 233 milyon ABD doları, devlet iç borçlanma senetleri piyasasında da 646 milyon ABD doları net satım yaptığı görülmektedir. Bunun yanı sıra, yurtdışında ihraç edilen tahvil ve bonolarla ilgili olarak bankalar 648 milyon ABD doları net geri ödeme gerçekleştirmiştir.


Diğer yatırımlar kaleminden kaynaklanan net çıkışlar 3006 milyon ABD doları tutarında gerçekleşmiştir.


Diğer yatırımlar altında, yurtiçi bankaların yurtdışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 1.110 milyon ABD doları, yurtdışı bankaların yurtiçindeki mevduatları da 478 milyon ABD doları tutarında net artış kaydetmiştir.


Yurtdışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, Genel Hükümet ve bankacılık sektörü sırasıyla 75 milyon ve 42 milyon ABD doları net geri ödemede bulunurken diğer sektörler 1.420 milyon ABD doları net kullanım gerçekleştirmiştir. Bankalar, Eylül ayında kısa vadeli kredilerde net geri ödeyici, uzun vadeli kredilerde net kullanıcı olmuştur.


Resmi rezervler Eylül ayında 847 milyon ABD doları azalmıştır ” ifadelerine yer verildi.


 



Cari İşlemler Dengesi 95 Milyon Dolar Fazla Verdi #eborsahaber

5 Kasım 2015 Perşembe

Reform Paketi Geliyor

Şimşek ekonomiyi canlandırma ve yapısal sorunları çözmeye yönelik reformların vergi gelirlerinin artırılmasından başlayarak, rekabet, bireysel mevduat, istihdam ve resmi emeklilik planları olan vatandaşların sayısının artırılmasına odaklanacağını belirtti.


BBC Türkçe internet sitesinde yayınlanan habere göre; Bakan Şimşek, sermaye piyasalarının derinleştirilmesi ve vergi yasalarında yapılacak değişikliklerin şirketleri iç piyasadan kredi çekmeye ve hisse senedi satmaya özendireceğine de vurgu yaptı.


İnternet sitesindeki habere göre, Maliye Bakanı Şimşek, Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Merkez bankalarının siyasiler tarafından eleştirilmesi Türkiye’ye özgü bir şey değil. Banka hâlâ bağımsız kararlar alabiliyor. Sonuçta merkez bankasının performansını, hedeflerine ulaşmakta ne kadar başarılı olduğuna göre değerlendirmelisiniz” ifadelerine yer verdi.


 



Reform Paketi Geliyor #eborsahaber

3 Kasım 2015 Salı

Goldman Sachs TCMB Faiz Beklentisi

Goldman Sachs seçimlerin ardından TCMB kararları ile beklentilerini yayınladı.


Goldman Sach değerlendirmesinde; “TCMB’nin kısmi politika normalleşmesine ve ek sıkılaşmaya 2016 başlarında başlamasını bekliyoruz. TCMB’nin faizi 2016 yılı sonuna kadar % 12’ye çıkarmasını tahmin ediyoruz”  ifadelerine yer verdi.


 



Goldman Sachs TCMB Faiz Beklentisi #eborsahaber

Merkez Bankası’nın Yapısı Değişiyor mu?

1 Kasım Genel Seçimleri sonrası %49,4 oranında oy alarak tek başına iktidar olma yetkisi alan AK Parti’nin bazı Bakanlıkların yapısı ile Merkez Bankası ve Para Piyasası Kurulu gibi kurumların yapısında değişikliğe gidilebileceği idda edildi.


Sabah Gazetesi n de “Kurumlara Neşter” alt başlığı ile yayınlanan yayınlanan habere göre;Hükümet, “yeni ekonomi modeli” kapsamında önceliklerini güncelledi denildi.


Yeni ekonomik modelde, faize değil üretime dayanan ve adaletli bir modelin oluşturulacağı, güçlü ekonominin önünde engel olan kurumlara neşter vurulabileceği. Ekonomik Sosyal Konsey, ekonominin nabzını tutan, yasal çalışmalar yapan bir yapıya kavuşturulacağı, Cumhurbaşkanlığı çatısı altında oluşturulan ekonomi birimi de saha çalışmalarında rol alacağı iddia edildi.


Haberde; Merkez Bankası ve Para Politikası Kurulu’nun yapısında değişim planlandığı, büyüme ve istikrar odaklı yaklaşım ön plana alınacağı da yer aldı.


Bakanlıklar ile ilgili olarak da, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Ekonomi, Sanayi ile de Kalkınma Bakanlığı’nın birleşebileceği belirtiliyor.


Kaynak: Sabah



Merkez Bankası’nın Yapısı Değişiyor mu? #eborsahaber