UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener ve Genel Müdür Cavit Uğur,kapsamlı ziyarette hazırlıkları süren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği ile ilgili olarak sektörün beklentilerini de Başbakan Yardımcısı Akdağ"a sundu.
Ziyarette aynı zamanda Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ"ın sorumluluğunda bulunan Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu çalışmaları kapsamında Türkiye"nin Dünya Bankası 2018 İş Yapılabilirlik Raporu"ndaki yerinin yükseltilmesi konusunda lojistik sektörü ile ilgili atılması gereken adımlar da görüşüldü.
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener ve UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur, 5 Ocak 2018 Cuma günü Başbakan Yardımcısı Sayın Recep Akdağ"ı makamında ziyaret etti.
3 saat süren görüşmede ithalat taşıma süreci, ordino belgesinin işlevi ve önemi ile yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik öneriler detaylı olarak görüşüldü.
Dünya Bankası"nın 2018 İş Yapılabilirlik Raporu"nda taşımacılık ve lojistik iş süreleriyle maliyetlerinin OECD ülkeleri ortalamalarından yüksek çıkması üzerine Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmalarından sorumlu Başbakan Yardımcısı Sayın Recep Akdağ Türkiye ülke puanının bu rapor sıralamasında daha yukarı seviyelere çıkması için ithalat ve ihracatta gümrüklerde geçen sürelerle dış ticaret firmalarının karşılaştığı maliyetleri iyileştirme çalışmalarına geçtiğimiz aylarda başlamıştı.
Serbest Rekabet Ortamı Oluşursa Tavan Fiyat Uygulaması Kalkabilir
UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener bahse konu Dünya Bankası raporunun sonuçlarının, ilgili anket senaryolarına hakim olmayan ve piyasa gerçeklerini bilmeyen birkaç firmanın yanıtlaması nedeniyle yanlış çıktığını belirterek, rapordaki ücretlerin gerçeklerle bağdaşmadığını Sayın Başbakan Yardımcısına aktardı. Eldener, "Özellikle eksik ve art niyetli bilgilerle yanlış yönlendirilen bazı oda ve birliklerle sivil toplum kuruluşları,konuyu sadece taşımacılıkta alınan ordino bedeline indirgemişti. Gümrük kanununda yer almadığı için hukuksuz olduğu iddia edilen ordino belgesinin işlevini, hukuki dayanaklarını ve uluslararası önemini sayın Başbakan Yardımcımıza detaylı olarak aktardık. İthalat sürecini adım adım izah ettik, süreçte tıkanan noktaları, maliyeti arttıran ve özellikle kamudan kaynaklanan unsurları ifade ettik" dedi. Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ"ın ordino belgesinin ne olduğunu, işlevini ve gerekliliğini gayet iyi anladığının altını çizen Eldener, "Sayın Akdağ maliyetlerin indirilmesi çalışmalarına bir yerden başlamak gerektiğini,bu nedenle ordino belgesi için bir tavan ücreti getirildiğini belirtti. Ancak serbest rekabet ortamının tam olarak oluştuğuna inanılırsa ordino tavan ücretinin kaldırılabileceğini de söyledi" diye konuştu.
Yatırım Ortamını İyileştirecek Önlemler Gerekiyor
UTİKAD olarak ticaret kanunlarına tabi olan ve Türkiye"nin en önemli hizmet ihracatçısı sektörlerinden birisini oluşturan taşımacılık ve lojistik mesleğğinin hizmet kalemlerine, serbest rekabeti önleyecek şekilde taban veya tavan ücret sınırlaması getirilmesine karşı olduklarını Sayın Başbakan Yardımcısı Akdağ"a da aktardıklarını ifade eden Eldener, "Yatırım ortamı bazı münferit olaylarda karşılaşılan yüksek ordino ücretinin veya diğer hizmet kalemlerinin tavan ücretlerle baskılanmasıyla değil, gerçekten yatırım ortamını iyileştirecek önlemlerle,kamudan kaynaklanan maliyetlerin azaltılmasıyla, yüksek kira bedelleriyle özel sektöre kiralanan havalimanı, deniz limanı veya gümrüklü sahaların makul ve ekonomik düzeylerde kullanıma sunulmasıyla sağlanabilecektir" dedi.
Eldener: "TİO Yönetmeliği İle Yeni Bir Mali Yük Getirilmemeli"
Eldener, özellikle geçen haftalarda taslağı yayınlanan Taşıma İşleri Organizatörleri Yönetmeliği ile zaten ciddi bir rekabet ortamında faaliyetlerini sürdüren taşıma işleri organizatörlerine yönelik olarak yeniden yüksek bir belge ücreti çıkartılmasının planlandığını aktardıklarını belirterek, devletten zaten kannunlar gereği ticari faaliyetlerini yasal bir çerçevede ve kayıt altında yürüten, mevcut piyasa rekabetinden dolayı karlılık oranları çok düşmüş olan taşıma işleri organizatörlerine yeni bir mali yük getirilmemesini istediklerini belirtti. Sektörün eğitim ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi yönündeki her çalışmaya katkıda bulunduklarını ve bunun Derneğin en önemli amaçlarından birisi olduğunu belirten Eldener "Yönetmelik, devlete yeni bir gelir kapısı yaratmayı amaçlayan ama sektörü yok edecek veya kayıt dışına itecek şekilde dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan yüksek belge ücreti getirmemeli. Ama sektörün iş yapma kalitesini artıracak her adıma biz de destek olacağız" dedi. - http://eborsahaber.com/88857/2018/haberler/utikad-basbakan-yardimcisi-recep-akdag-ile-gorustu/
Farklı mecra ve kaynaklardan elde edilen finans, ekonomi, doviz, borsa ve gündem haberleri derlenerek eborsahaber.com sitesinde toplandı. Son dakika haberler şirket haberleri yatırımcı haberleri emtia ve piyasa gelişmeleri petrol fiyatları uluslararası borsaların özetleri gündemdeki olayların tamamını anında öğrenebilirsiniz.
9 Ocak 2018 Salı
UTİKAD, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ile Görüştü
20 Aralık 2015 Pazar
Dünya Bankası Mısır’a Kredi Açıyor
Mısır’ın, Dünya Bankası’yla sosyal ve ekonomik kalkınma programda kullanılmak üzere bir milyar dolarlık finansal yardım anlaşması imzaladığı bildirildi.
Dünya Bankası Mısır’a 1 Milyar Dolarlık Kredi Verecek
Mısır Uluslararası İşbirliği Bakanı Seher Nasr, anlaşmanın imzalanmasının ardından yaptığı açıklamada, yüzde 1,68 faizle 35 yıl içinde ödenecek krediden ibaret olan finansal yardımın, 3 yıllığına 3 milyar dolar olarak kararlaştırılan kredinin ilk taksiti olduğunu söyledi.
Nasr, bu anlaşmayla ülkeye döviz rezervi sağlanacağını ve bunun da hükümet programları ile ekonomik kalkınma alanındaki çalışmalara katkı sağlayacağını kaydetti.
Ayrıca, Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’nın Mısır’a 2015 ve 2019 yılları arasında 6 milyar dolar, Uluslararası Finans Kurumu’nun (IFC) da 2 milyar dolar kredi vermeyi hedeflediğini, böylelikle yapılacak finansal yardımın 8 milyar doları bulacağını belirtti.
Bakan Nasr, geçen ay Dünya Bankası ve Afrika Kalkınma Bankası’yla yapılan görüşmelerin 4,5 milyar dolarlık kredi sağlanması konusunda ön anlaşmayla sonuçlandığını, bu miktarın 3 milyarının Dünya Bankası, 1,5 milyarının ise Afrika Kalkınma Bankası tarafından karşılanacağını duyurmuştu.
Kaynak: Star
Dünya Bankası Mısır’a Kredi Açıyor #eborsahaber
13 Ekim 2015 Salı
Dünya Bankası Türkiye Ekonomisinin Hız Kesmesini Bekliyor
Dünya Bankası’nın bugün Ankara’da açıklanan Türkiye Düzenli Ekonomik Notu’na (Ekim) göre yılın ikinci yarısında beklenen yavaşlamaya rağmen, ikinci çeyrekte beklenenden daha hızlı gerçekleşen büyüme sebebiyle 2015 yılı için büyüme tahmini yukarı yönlü revize ederek yüzde 3,2 olarak öngörülmektedir. Mevsim etkisinden arındırılmış (MEA) büyüme çeyrek bazında yüzde 1,3 olarak gerçekleşti. Özel yatırımlar beklenmeyen bir şekilde yükseldi ve ikinci çeyrekteki büyümenin ana sürükleyicisi oldu. Bu durum, özel sektörün Haziran seçimleri sonrasında belirsizliklerin ortadan kalkacağı öngörüsü ile daha önce ertelenen yatırımları gerçekleştirdiğini göstermektedir.
Ekonomik Nota göre, zayıflayan lira ve önemli oranda düşen petrol fiyatlarının etkisiyle daralması beklenen cari açık azalmadı. Enerji açığı önemli ölçüde düşmüş olmasına rağmen, Türkiye’nin cari açığı Temmuz 2015 sonu itibariyle son 12 aylık dönemde 45 milyar ABD dolarına yükseldi (altın etkisinden arındırılmış) -2014 yılında 42,6 milyar ABD doları idi. Cari açıktaki kötüleşmenin temel sebebi ticaret ortaklarındaki zayıflıklar ile 2015 yazında turizm gelirlerinde yaşanan düşüş oldu. Özellikle AB’deki yavaş büyüme, MENA bölgesi ve Rusya’daki güçlükler cari açığı olumsuz etkiledi.
Yurt içindeki siyasi endişeler ve küresel finans piyasalarındaki dalgalanmalar kısa vadeli sermaye girişlerini kuruttu. Uzayan vade finansman kalitesini iyileştirmesine rağmen, yılın ilk yedi aylık döneminde net girişler car açığı karşılamakta yetersiz kaldı.
Ekonomik Notta enflasyonun 2015 yılında enflasyonun hedefin üzerinde yüzde 7,5’da kalması bekleniyor. Gıda fiyatları tekrar hızlı bir şekilde yükselmeye başladı ve Eylül ayında gıda enflasyonu momentumunu yüzde 14,7’ye kadar yükseltti. Kurda değer kaybının tekrar başlaması, çekirdek enflasyonu yüzde 8’in üzerine ve momentumunu yüzde 10,5’in üzerine yükseltti. Özellikle, kurun değer kaybetmesi sebebiyle otomobil fiyatlarında yaşanan keskin artış Eylül ayında enflasyon artışına yüksek katkıda bulundu. Bu gelişmeler ile birlikte, Eylül itibariyle 12 aylık enflasyon yüzde 7,9’a tırmandı.
Ekonomik Nota göre, siyasi belirsizliklerin devam etmesi sebebiyle 2015 yılının ikinci yarısında ekonomik faaliyetin hız kaybetmesi bekleniyor. Kredi artış hızı Eylül ortası itibariyle Merkez Bankası’nın yüzde 15’lik referans oranının altına indi Ayrıca, devam eden siyasi belirsizlikler ve Türkiye’nin güneydoğusundaki gerginliklerin özel sektörün yılın ikinci çeyreğinde gözlenen yatırım harcamalarını sürdürmesini güçleştirmektedir. İşletmelerin ikinci çeyrekteki yatırım harcamalarını kısmaları ve yeniden istikrarlı bir siyasi denge yakalanıncaya kadar yatırım kararlarını ertelemeleri olasıdır. Düşen petrol fiyatlarının yılın geri kalan bölümünde cari açığı 5 milyar ABD$ daha azaltması ile birlikte dış dengedeki düzeltme devam edecektir.
Ekonomik Notta Türkiye’nin cari açığı halen yüksek seviyelerdedir ve mevcut dış ortam göz önüne alındığında önemli yapısal reformlar yapılmadığı sürece yüzde 5,5’in altına inmesi olası görünmemektedir. Bu arada, Mayıs 2013’ten bu yana Türkiye’ye net finansal girişler azalmıştır. Küresel para politikalarındaki normalleşme maliyetleri arttirirken, gelişmekte olan ülkeler arasında dış kaynaklar için olan rekabeti daha da sertleştirecektir. Ekonomik Notta su ifadeler yer alıyor: “Yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesi, kırılganlıkların giderilmesi ve büyümeye hız kazandırılması için siyasi istikrara ve yapısal reform gündeminin uygulanmasına tekrar dönülmesine acil bir şekilde ihtiyaç duyulmaktadır.”
Dünya Bankası’nın Türkiye’deki çalışmaları 2012-2016 dönemini kapsayan ortak Ülke İşbirliği Stratejisine (CPS) dayanmaktadır. CPS, beş yıllık dönemde sağlanması öngörülen 6,45 milyar dolarlık finansman, politika analizleri ve danışmanlık hizmetleri yoluyla Türkiye’nin yüksek gelirli ülke statüsüne geçişini desteklemeyi amaçlamaktadır. CPS’in başlıca amaçları arasında rekabet gücünün ve istihdamın arttırılması, eşitliğin ve kaamu hizmetlerinin iyileştirilmesi ve sürdürülebilir kalkınmanın derinleştirilmesi yer almaktadır. Dünya Bankası’nın Türkiye ile olan işbirliği daha geniş bir uluslararası kitle ile bilgi ve deneyim paylaşımını da kapsayacak şekilde gelişmektedir.
Dünya Bankası Türkiye Ekonomisinin Hız Kesmesini Bekliyor #eborsahaber
11 Ağustos 2015 Salı
Petrol Fiyatları Düşmeye Devam Edecek
BBC internet sitesinde yayınlanan haber de, Dünya Bankası’nın petrol fiyatları daha da düşeceği öngördüğü açıklamalar aşağıda bulunmaktadır.
Dünya Bankası tarafından pazartesi günü Washington’da kamuoyuna açıklanan raporda “İran’ın dünya pazarına tamamen geri dönüşünün” pazara günlük 1 milyon varil ek petrol kazandıracağı ifadelerine yer veriliyor. Bu durumun gelecek yıl petrolün varil fiyatını yaklaşık 10 dolar aşağı çekeceği belirtiliyor.
Dünya Bankası’nın tahminleri doğru çıkarsa şu anki petrol fiyatlarının yüzde 21 oranında düşmesi söz konusu. Hâlihazırdaki petrol fiyatları küresel arz fazlalığı nedeniyle zaten düşük.
Dünya Bankası’nın tahminlerine göre İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması ülkeye gelecek yıl yüzde 5 oranında bir ekonomik büyüme sağlayacak. İran’ın ihracat hacminin 17 milyar dolar büyümesi bekleniyor. Bu da İslam Cumhuriyeti’nin gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 3,5’ine tekabül ediyor. Ülkenin bu yılki ekonomik büyüme oranı ise yüzde 3 dolayında.
İran’ın özellikle İngiltere, Çin, Hindistan, Türkiye ve Suudi Arabistan ile ticari ilişkilerini artıracağı tahmin ediliyor. Almanya da İran ile ticari ilişkilerin artırılmasına büyük ilgi gösteriyor. İran’ın nükleer programına dair BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya’dan oluşan 5+1 Grubu’nun İran’la vardığı anlaşmanın ardından Federal Ekonomi Bakanı Sigmar Gabriel temmuz ayında beraberinde bir ekonomi heyeti ile Tahran’a gitmişti.
İran ile varılan tarihi anlaşma, 13 yıl süren müzakereleri başarı ile sonuçlandırdı. Anlaşma, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini ciddi oranda sınırlandırması ve nükleer tesislerini kapsamlı uluslararası kontrollere açması karşılığında uluslararası ekonomik yaptırımların kaldırımasını öngörüyor. Ancak anlaşmanın öncelikle ABD’de Kongresi’nde onaylanması gerekiyor.
Petrol Fiyatları Düşmeye Devam Edecek
#eborsahaber