UTİKAD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
UTİKAD etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ocak 2018 Çarşamba

Utikad Taşıma İşleri Organizatörleri Taslak Yönetmeliği"ni Değerlendirdi

Sektörün ve kamunun görüşlerine sunulan Taşıma İşleri Organizatörleri Taslak Yönetmeliği Derneğimizce titizlikle incelenmiş olup, taslakta yer alan bazı temel hususların hali hazırda büyük bir istihdam yükü üstlenen taşımacılık ve lojistik sektörünün yatırım ortamını bozacağı, bunun sonucunda sektörün hizmet verdiği sanayi ve dış ticaret firmalarının da olumsuz etkileneceği değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte taslaktaki bazı yönetmelik hükümlerinin hukuktaki normlar
hiyerarşisinde yönetmelikten önce gelen temel ve genel kanunlara uyumsuzluk içerdiği tespit edilmiştir. UTİKAD tarafından belirlenen bu uyumsuzluklar 17 Ocak 2018 tarihinde İstanbul Barosu Lojistik ve Taşıma Hukuku Komisyonu ile ortak düzenlenecek panelde masaya yatırılacak. İstanbul Barosu Genel Merkezi Konferans Salonunda gerçekleşecek panelde Taşıma İşleri Organizatörleri Yönetmeliği hem sektörel hem de hukuki açıdan değerlendirilecek
UTİKAD GÖRÜŞLERİ
1- TAŞIMA İŞLERİ ORGANİZATÖRÜ (TİO) TANIMI YETERLİ DEĞİL: Taşıma İşleri Organizatörleri (TİO) sadece taşıma işi ve organizasyonu faaliyetlerini yerine getirmemekte,taşımanın yanı sıra katma değerli lojistik hizmetler de (depolama, paketleme, kalite kontrol,etiketleme, ambalajlama, dağıtım, vs) vermektedir. Bu sebeple tanım, TİO"nun kapıdan kapıya taşımacılık ve lojistikle ilgili tüm hizmetlerin tamamını veya bir kısmını kendi nam ve
hesabına tek elden verebildiğini ifade edecek şekilde geniş kapsamlı olarak yeniden tanımlanmalıdır.
2- HİZMET KALEMLERİ SINIRLANDIRILAMAZ: Taslağın 17/6 maddesi yetki belgesi sahiplerinin, ulusal ve uluslararası mevzuatta açıkça tanımlanmayan hizmet kalemleri için müşterilerine ücret tahakkuk ettiremeyeceğini hüküm altına almaktadır. Bu madde yönetmelikten tamamen çıkartılmalıdır. Çünkü taraf olduğumuz hiçbir uluslararası konvansiyonda ve ulusal mevzuatta taşıma ücreti dışında açıkça tanımlanan hiçbir hizmet kalemi bulunmamaktadır. Bu madde yönetmellikte yer alırsa, TİO gerek yurt içi gerekse yurt dışı müşterilerinin ve diğer yerel mevzuatın kendisinden beklediği hizmetleri yerine getiremeyecek ve hizmet alırken ödemek zorunda kalacağı pek çok gideri fatura edemeyecek demektir ki bu şekliyle taşıma hizmeti verilemez.

3- DEVLET TİCARETE MÜDAHALE ETMEMELİ, TABAN VE TAVAN ÜCRET
BELİRLEMEMELİ: Taslağın 8. maddesi Bakanlığın, bu yönetmelik kapsamındaki faaliyetlerle ilgili piyasadaki ücretlerin; ülke ekonomisi ve/veya kamu yararı aleyhine sonuç vermesi ve/veya aşırı ücret uygulanması ve/veya rekabet ortamının bozulması hallerinde ve gerektiğinde söz konusu faaliyetler için belirli bir süreyle sınırlı taban ve/veya tavan ücret tarifesi uygulaması getirebileceğini hüküm altına almaktadır.
Halihazırda çok ciddi bir serbest rekabet ortamında faaliyetlerini yürütmekte olan taşıma işleri organizatörlerinin bağımsız olarak belirlemesi gereken hizmet sağlama koşullarının Bakanlık tarafından belirlenmesine yönünde getirilecek bu düzenleme, hizmet koşullarına kısıtlamalar getirerek, ekonomik karar alma özgürlüğünü ortadan kaldırmakta; hizmet sağlayıcıların piyasa koşulları çerçevesinde özgürce karar vermelerini zorlaştırmakta ve söz
konusu düzenleme ile rekabet sınırlanmaktadır.
Mevcut serbest ekonomi rejimimiz çerçevesinde hiçbir ulusal mevzuatta tacir sıfatına sahip işletmelere taban ve özellikle tavan ücret sınırlaması getirilmemektedir. Bu sebeple bu maddenin tamamen iptal edilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde TİO"ların ücretini ödeyerek hizmet aldığı pek çok farklı meslek koluna da taban/tavan fiyat uygulaması getirilmesi gerekecektir ki bu da mümkün görünmemektedir. Nitekim TİO"ların hizmet aldığı uluslararası kara, deniz, demir, havayolları, liman ve lojistik merkez işletmeleri gibi firmaların TİO"lara uyguladığı pek çok farklı hizmet kalemlerinin de benzer sınırlandırmalara tabi tutulması gerekecektir.
4- SERMAYE MİKTARI AZALTILMALI: Taslağın 9-c maddesinde yetki belgesi almak isteyen firmaların 300.000 Türk Lirası ssermaye veya işletme sermayesine sahip olması öngörülmektedir. Fiziki yatırım zorunluluğu olmayan bu ticari faaliyet için öngörülen çok yüksek sermaye şartı sebebiyle yeni müteşebbislerin sektöre girişi zorlaştırılmış ve rekabet engellenmiş olacaktır. Sermaye miktarının en fazla 100.000 TL"ye indirilmesi gerekmektedir.
5- R ve DD YETKİ BELGELERİNDEN TİO BELGESİNE GEÇİŞ ADİL OLMALI: Daha önce yüksek ücretler ödeyerek R2 Yetki Belgesi almış firmalar bu belgeyi alacakları zaman belge ücretinin tamamını yeniden ödemeden, yenileme hükümleri çerçevesinde belgelerini yenileyebilmelidir. TİO yetki belgesi ücretine kıyasla daha önce DD veya daha düşük ücretli başka yetki belgeleri almış firmaların TİO yetki belgesine geçiş sürecinde eski belgeyle yeni belge arasındaki ücret farkının kademeli olarak ödemesi sağlanmalıdır. Aksi takdirde belge yenilemelerinde yüksek bedelli belgelerden geçiş yapanlara, düşük bedelli belgelerden geçiş yapanlara nazaran haksızlık yapılmış olacaktır.
Ayrıca hava kargoo faaliyetleri için halihazırda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü"nden alınması zorunlu olan Yetkili Acente Sertifikası"nın akıbetinin ne olacağı da açıklığa kavuşturulmalı ve taşıma işleri organizatörleri farklı farklı belgeler almak ve ücret ödemek zorunda bırakılmamalıdır.

6- TİO HİZMETLERİNDEN HERKESİN YARARLANMASINI SAĞLAMA
ZORUNLULUĞU GETİRİLEMEZ: Taslağın 6. maddesi yetki belgesi sahiplerine, almış oldukları yetki belgesi kapsamına giren hizmetlerden, ayırım yapmaksızın herkesin yararlanması ve hizmetin sürekliliğini sağlamak zorunluluğunu getiriyor. Borçlar hukukunda genel ilke sözleşme serbestisidir ve bu ilkeye göre hiç kimse iradesi dışında sözleşme yapmaya ve hizmet vermeye zorlanamaz. Örneğin, finansal istihbaratı iyi çıkmayan,borçlarını ödeyemeyen ve iflasın eşiğinde olduğu anlaşılan bir firmaya hizmet verilmesi
zorunlu kılınamaz.
7- TÜKETİCİNİN KORUNMASI: Taslak yönetmeliğin 18. maddesinin 1. fıkrası yetki belgesi sahiplerinin verdikleri hizmetlerden yararlananların 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile sağlanan tüketicinin korunması haklarına sahip olduğu düzenlemesini içermektedir.
Ancak 6502 sayılı kanunun "Tanımlar" bölümünde tüketicinin "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade ettiği" düzenlenmiştir. Taşımacılık ve lojistik hizmetinden yararlanan tacir olduğunda, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"a tabi tutulamaz. Buna göre iki tacir arasında gerçekleşecek taşımacılık işinde 6502 sayılı
yasa değil, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu geçerli
olacaktır. Kanunlara aykırı olan bu yönetmelik maddesinin tamamen kaldırılması
gerekmektedir.
8- YETKİ BELGESİZ ÇALIŞACAK FİRMALARIN DENETLENEMEMESİ HALİNDE
PİYASADA OLUŞACAK HAKSIZ REKABET: Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği çerçevesinde alınması gereken çok yüksek bedelli R2 yetki belgelerini almayan, R2 dışında başka yetki belgesi sahibi olup da R2 Yetki Belgesi sahibiymiş gibi karayolu taşıma işleri organizatörü ffaaliyeti yürüten firmalar yıllardır tam olarak denetlenememiş ve yetki belgesi almış işletmeler aleyhinde haksız rekabet yaratılmıştır. Tam denetim mekanizması
oluşturulmadan, bu yönetmelikle oluşturulacak yeni yetki belgesinin ücretinin R2"de olduğu gibi yüksek olması sektörde büyük haksızlıklar ve tepkiler oluşturacaktır. Denetleme mekanizması tam olarak oluşturulmadan yatırım ortamını bozucu ve haksız rekabet yaratıcı yüksek ücretli belgeler kesinlikle oluşturulmamalıdır. Tam tersine yetki belgesi ücreti,firmaların sisteme dahil olmasını ve kayıt altına girmesini özendirecek düşüklükte olmalı, bu
belge ücreti devlet için bir gelir kapısı olarak görülmemelidir.
9- MEVCUT KANUNLARA UYUMSUZLUK: Yayınlanacak yönetmelikte ulusal ve
uluslararası kanun ve anlaşmalara uygun olmayan maddelerle birlikte, hizmet ticareti çerçevesindeki mesleğin mevcut serbest ekonomi ve serbest rekabet ilkeleri çerçevesinde icra edilmesine engel oluşturacak maddelerin bulunması halinde UTİKAD, üyelerinin meslleki haklarını korumak ve Türkiye"de sanayi, ticaret ve lojistik alanlarında yatırım ortamının elverişliliğini bozacak bu yönetmeliğin günümüz gerçekleri çerçevesinde düzeltilmesi için hukuki yollara baş vurma hakkını saklı tutmaktadır.

UTİKAD, yukarıda belirtilen temel konulardaki görüşleri doğrultusunda, sektörün tüm bileşenleri ile birlikte yapılacak çalıştayda yönetmeliğin yeniden değerlendirmeye tabi tutulmasını önermektedir.


  - http://eborsahaber.com/88903/2018/haberler/utikad-tasima-isleri-organizatorleri-taslak-yonetmeligini-degerlendirdi/

9 Ocak 2018 Salı

UTİKAD, Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ ile Görüştü

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener ve Genel Müdür Cavit Uğur,kapsamlı ziyarette hazırlıkları süren Taşıma İşleri Organizatörlüğü Yönetmeliği ile ilgili olarak sektörün beklentilerini de Başbakan Yardımcısı Akdağ"a sundu.

Ziyarette aynı zamanda Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ"ın sorumluluğunda bulunan Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu çalışmaları kapsamında Türkiye"nin Dünya Bankası 2018 İş Yapılabilirlik Raporu"ndaki yerinin yükseltilmesi konusunda lojistik sektörü ile ilgili atılması gereken adımlar da görüşüldü.

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener ve UTİKAD Genel Müdürü Cavit Uğur, 5 Ocak 2018 Cuma günü Başbakan Yardımcısı Sayın Recep Akdağ"ı makamında ziyaret etti.

3 saat süren görüşmede ithalat taşıma süreci, ordino belgesinin işlevi ve önemi ile yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik öneriler detaylı olarak görüşüldü.

Dünya Bankası"nın 2018 İş Yapılabilirlik Raporu"nda taşımacılık ve lojistik iş süreleriyle maliyetlerinin OECD ülkeleri ortalamalarından yüksek çıkması üzerine Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmalarından sorumlu Başbakan Yardımcısı Sayın Recep Akdağ Türkiye ülke puanının bu rapor sıralamasında daha yukarı seviyelere çıkması için ithalat ve ihracatta gümrüklerde geçen sürelerle dış ticaret firmalarının karşılaştığı maliyetleri iyileştirme çalışmalarına geçtiğimiz aylarda başlamıştı.

Serbest Rekabet Ortamı Oluşursa Tavan Fiyat Uygulaması Kalkabilir

UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Emre Eldener bahse konu Dünya Bankası raporunun sonuçlarının, ilgili anket senaryolarına hakim olmayan ve piyasa gerçeklerini bilmeyen birkaç firmanın yanıtlaması nedeniyle yanlış çıktığını belirterek, rapordaki ücretlerin gerçeklerle bağdaşmadığını Sayın Başbakan Yardımcısına aktardı. Eldener, "Özellikle eksik ve art niyetli bilgilerle yanlış yönlendirilen bazı oda ve birliklerle sivil toplum kuruluşları,konuyu sadece taşımacılıkta alınan ordino bedeline indirgemişti. Gümrük kanununda yer almadığı için hukuksuz olduğu iddia edilen ordino belgesinin işlevini, hukuki dayanaklarını ve uluslararası önemini sayın Başbakan Yardımcımıza detaylı olarak aktardık. İthalat sürecini adım adım izah ettik, süreçte tıkanan noktaları, maliyeti arttıran ve özellikle kamudan kaynaklanan unsurları ifade ettik" dedi. Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ"ın ordino belgesinin ne olduğunu, işlevini ve gerekliliğini gayet iyi anladığının altını çizen Eldener, "Sayın Akdağ maliyetlerin indirilmesi çalışmalarına bir yerden başlamak gerektiğini,bu nedenle ordino belgesi için bir tavan ücreti getirildiğini belirtti. Ancak serbest rekabet ortamının tam olarak oluştuğuna inanılırsa ordino tavan ücretinin kaldırılabileceğini de söyledi" diye konuştu.

Yatırım Ortamını İyileştirecek Önlemler Gerekiyor

UTİKAD olarak ticaret kanunlarına tabi olan ve Türkiye"nin en önemli hizmet ihracatçısı sektörlerinden birisini oluşturan taşımacılık ve lojistik mesleğğinin hizmet kalemlerine, serbest rekabeti önleyecek şekilde taban veya tavan ücret sınırlaması getirilmesine karşı olduklarını Sayın Başbakan Yardımcısı Akdağ"a da aktardıklarını ifade eden Eldener, "Yatırım ortamı bazı münferit olaylarda karşılaşılan yüksek ordino ücretinin veya diğer hizmet kalemlerinin tavan ücretlerle baskılanmasıyla değil, gerçekten yatırım ortamını iyileştirecek önlemlerle,kamudan kaynaklanan maliyetlerin azaltılmasıyla, yüksek kira bedelleriyle özel sektöre kiralanan havalimanı, deniz limanı veya gümrüklü sahaların makul ve ekonomik düzeylerde kullanıma sunulmasıyla sağlanabilecektir" dedi.

Eldener: "TİO Yönetmeliği İle Yeni Bir Mali Yük Getirilmemeli"

Eldener, özellikle geçen haftalarda taslağı yayınlanan Taşıma İşleri Organizatörleri Yönetmeliği ile zaten ciddi bir rekabet ortamında faaliyetlerini sürdüren taşıma işleri organizatörlerine yönelik olarak yeniden yüksek bir belge ücreti çıkartılmasının planlandığını aktardıklarını belirterek, devletten zaten kannunlar gereği ticari faaliyetlerini yasal bir çerçevede ve kayıt altında yürüten, mevcut piyasa rekabetinden dolayı karlılık oranları çok düşmüş olan taşıma işleri organizatörlerine yeni bir mali yük getirilmemesini istediklerini belirtti. Sektörün eğitim ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi yönündeki her çalışmaya katkıda bulunduklarını ve bunun Derneğin en önemli amaçlarından birisi olduğunu belirten Eldener "Yönetmelik, devlete yeni bir gelir kapısı yaratmayı amaçlayan ama sektörü yok edecek veya kayıt dışına itecek şekilde dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan yüksek belge ücreti getirmemeli. Ama sektörün iş yapma kalitesini artıracak her adıma biz de destek olacağız" dedi. - http://eborsahaber.com/88857/2018/haberler/utikad-basbakan-yardimcisi-recep-akdag-ile-gorustu/

4 Ocak 2018 Perşembe

UTİKAD: Ordino Vardır ve Yasaldır

T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü tarafından 3 Ocak 2018 tarihinde yayınlanan bir genelgeyle, eski mevzuattaki ifadesiyle ordino, uzun süredir kullanılan tanımıyla yük teslim talimat formu için bir tavan ücret uygulaması getirilmiştir.

UTİKAD olarak konunun gündeme geldiği günden bu yana "ordino" veya "yük teslim formu"nun gümrük mevzuatı ve süreçleriyle ilgili olmadığını, uluslararası taşımacılık işinin sonlanmasıyla ilgili bir belge olduğunu vurguladık.

Bu belgenin sadece Türkiye"de değil tüm dünyada da var olduğunu ve kullanılmakta olduğunu örnekleriyle gösterdik.

Ordino belgesinin sadece Gümrük Kanunu"nda yer almamasından yola çıkarak hukuksuz bir belge sayılamayacağını ve hem bu belgenin hem de bu belge için alınan hizmet bedelinin hukuki olduğunu belirttik.

Eksik ve yanlış bilgilendirmelerle art niyetli söylemlerin kamuoyunu, bazı sivil toplum kuruluşlarını ve kamu idarelerini yanlış yönlendirdiğini vurguladık.

Ve haklı çıktık! Ordino vardır ve yasaldır.

Bu söylemlerin çıkış noktası olan ve 2017"nin Kasım ayı başında gerçekleştirilen TİM İhracat Haftası"ndan başlayarak basında ve çeşitli platformlarda farklı kurumlar tarafından dile getirilen ve gündemimizi gereksiz yere meşgul eden "ordino belgesi ve bunun için alınan ücret kanunsuzdur" söylemi bu genelgeyle artık son bulmuştur. Kamu idaresi de işlemin ve belgenin yasallığını teyit etmiştir.

Yayınlanan genelgede belirtildiği üzere son zamanlarda yaşanan bazı münferit olaylarda talep edilen fahiş fiyatların önlenmesi amacıyla getirilen bu tavan ücret uygulamasının serbest ekonomi rejimi ilkelerine uymaması bir yana, devletin hizmet üreten ve aynı zamanda en büyük hizmet ihracatçısı sektörlerden olan taşımacılık ve lojistik hizmet erbabının hizmet fiyatlarına müdahale etmesi, tüm hizmet sektörleri için ekonomik karar alma özgürlüğünü ortadan kaldıracaktır.

Ne yazık ki Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından münferit bazı olayları önlemek amacıyla getirildiği belirtilen bu uygulama ile hizmet sağlayıcılarının piyasa koşulları çerçevesinde özgürce karar vermeleri zorlaşmış ve serbest piyasa rekabeti sınırlanmış olacaktır.

Oysa ki taşımacılık ve lojistik sektöründe tam bir rekabet ortamı bulunmaktadır ve dış ticaret firmalarının, sözleşme serbestisi içinde zaten çok geniş bir yelpazeden seçim yapma ve hizmet alma imkânı bulunmaktadır.

Dış ticaret rakamlarının rekorlar kırdığı mevcut ekonomik rejim ortamında, sektörümüzün yine özel sektör mensubu basiretli müşterileriyle sözleşme serbestisi çerçevesinde uygulayageldiği ve yasal bir hizmet kalemi için tavan ücret getirilmesi hem serbest rekabet ilkelerine hem de yatırım ortamının yapısına ters bir uygulamadır. UTİKAD önümüzdeki günlerde tavan ücret konusunu hukuk çevreleriyle de değerlendirerek görüşlerini kamuoyu ve kamu idareleriyle paylaşacaktır.

UTİKAD geçmişte ve her zaman olduğu gibi bu süreç boyunca da doğruları söylemiş ve savunmuştur. UTİKAD sadece üyelerinin mesleki haklarını değil, ülkemizin ve sektörün menfaatlerini her şeyin üzerinde tutmuştur ve tutmaya devam edecektir.

  - http://eborsahaber.com/88746/2018/haberler/utikad-ordino-vardir-yasaldir/