MHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MHP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2015 Pazartesi

MHP"li Akşener Olağanüstü Kurultay Çağrısı Yaptı

MHP’li Meral Akşener, düzenlediği basın toplantısı ile partinin üst kurul delegelerine olağanüstü toplantı için noter onaylı dilekçe vermeleri çağrısında bulundu.


Akşener, “Olağanüstü kurultay talebimiz bir hesaplaşma ilanı değil, topyekun doğrulma ve iktidar seferberliğidir. Geçmişe takılıp, geleceği kaybedemeyiz. Bir şeylerin niçin gerçekleşmediği değil, neden ve nasıl gerçekleştiği önemlidir. Ben ve arkadaşların her türlü sorumluluğu almaya hazırız.” İfadelerini kullandı.


 



MHP"li Akşener Olağanüstü Kurultay Çağrısı Yaptı #eborsahaber

2 Kasım 2015 Pazartesi

Bahçeli: "Planlanmadık Kumpas kalmamıştır"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 1 Kasım seçim sonuçları ile ilgili açıklamalarda bulunu.


Bahçeli yaptığı yazılı açıklamalarında;


“Resmi olmayan sonuçlar kapsamında ve medyaya yansıdığı kadarıyla; Adalet ve Kalkınma Partisi’nin yüzde 49,1’lik oy oranı ve 312 milletvekili sayısıyla tek başına iktidara ulaştığı anlaşılmaktadır.


Milletimiz koalisyon kurmaktan köşe bucak kaçan AKP’ye tek başına iktidar vizesi ve görevi vermiştir.


Milliyetçi Hareket Partisi ise devlet ve iktidarın tüm imkanlarıyla mücadele ederek, dik duruşunu koruyarak, milli ve tarihi emanetlere sahip çıkarak, dahası tüm tuzakları bozarak, oy ve milletvekili sayısı itibariyle yeterli olmasa da TBMM’nde temsil edilme imkanına yeniden kavuşmuştur.


Partimiz yalan korosuyla boğuşmuş, demokrasi tarihimizde eşine az rastlanır nitelikte teşekkül ettirilmiş kara propaganda ve algı operasyonlarıyla başa çıkmak durumunda kalmıştır.


7 Haziran 2015 tarihinde yapılan 25. Dönem Milletvekili Genel Seçim’inden çıkan sonucu beğenmeyip dayatma ve çirkeflikle tekrar seçimin yolunu açan AKP zihniyeti siyasi edep ve adabın yanında demokratik nezaketi de hiçe saymıştır.


Ahlaken iflas etmiş, fikren ve zihnen çürümüş bir partinin tekraren iktidar olması ayrıca tartışılması, ele alınması gereken bir vakıadır.


Koalisyon kurmaktan korkan, ülkeyi uçurumun kenarına kadar sürükleyen AKP’nin, toplumsal korkuyu tetikleyerek, tehdit ve şantajları silah gibi kullanarak milli iradeyi çarpıttığı çok açıktır.


7 Haziran- 1 Kasım arasında Türkiye’de yaşanmadık rezalet, planlanmadık kumpas, oynanmadık oyun kalmamıştır.


Milliyetçi Hareket Partisi’nin zayıflaması, kaybetmesi ve hatta baraja takılması maksadıyla siyasi tarihimize kara bir leke gibi geçecek her neviden saldırı icra edilmiştir.


Buna rağmen köklü geçmişiyle; şerefli, imanlı, milli ve tavizsiz mensuplarıyla iç içe geçen ve kenetlenen partimiz zalimlerin yazdığı hükmü yırtıp atmıştır.


Milliyetçi Hareket Partisi ilkelerinden ödün vermeden, inandığı doğrulardan sapmadan yolunda kararlı ve emin adımlarla yürüyecektir.


İçimizden veya dışımızdan hiç kimse boş yere hesap yapmamalı, boş yere Milliyetçi Hareket’in istikrarsızlık sarmalına düşeceğini zannetmemelidir.


Partimizin tüm kadroları sabırla, özveriyle, inanmış bir yürekle görevlerinin başındadır.


Vatan ve millet sevdamızda en ufak bir eksilme olmadan, saflarımızda en küçük bir bozulma yaşanmadan çelikten bir iradeyle Türkiye’nin hak, hukuk ve tarihi çıkarlarını savunmaya samimiyetle devam edilecektir.


Bu hususta azmimiz sınırsızdır.


Milliyetçi Hareket Partisi Türk-İslam ülküsünü yılmadan, korkmadan, tereddüt geçirmeden sonuna kadar sahiplenecektir.


Partimize hayırcı yaftası vuran AKP-PKK güdümündeki odaklara, sözde televizyon yorumcularına, gazetelerindeki köşelerinde dedikodu yayan satılık kalemlere karşı bakışımızda bir değişiklik de olmayacaktır.


1 Kasım seçiminde AKP’nin aldığı oy miktarı geçmiş 13 yıllık hezimet döneminin kapatılması; onca yolsuzluk, onca yanlışlık, onca yozlaşma ve yolsuzluğun örtülmesi anlamına kesinlikle gelmeyecektir.


Türkiye’nin içinde kıvrandığı hazin tabloyu hiçbir sonuç değiştiremeyecektir.


Elbette aziz milletimizin sandıkta verdiği karara saygı duyup riayet etmekle mükellef olduğumuzun farkındayız.


Fakat AKP’ye verilen her oyun, verilen her desteğin istikrarı getirmek şöyle dursun; geçen yılları mumla aratacak felaketlere davetiye çıkaracağını da şimdiden iddia ve ilan ediyoruz.


Ortada AKP’nin bir zaferinden ziyade, beyaz Toroslarla gözü korkutulmuş, terörle yıldırılmış, canlı bombalarla huzuru kaçırılmış, ekonomik tehlikelerle aklı çelinmiş, anti demokratik uygulamalarla iradesine ket vurulmuş bir sosyolojik yapı vardır ve her yönüyle de açıktadır.


Bundan sonra doğru bildiklerimizi, doğru gördüklerimizi, tertemiz vicdanlarımızla, dürüst bir mizaçla, herhangi bir gönül kırgınlığı olmadan milletimizle paylaşmayı sürdüreceğiz.


Şüphesiz önümüzdeki dönemde AKP’li iktidar yıllarının acı faturasına; buna göz yuman, buna destek veren, bunda payı bulunan herkes katlanmak durumunda kalacaktır.


Bu itibarla sorumluluktan kaçmak mümkün değildir.


26.Dönem Milletvekilliği Genel Seçimi’nde her türlü tertip ve taarruza rağmen, Türklüğün namus mücadelesinde yanımızda duran, ülkenin geleceği için tercihte bulunan muhterem vatandaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.


Kıt imkânlarla varlık yokluk savaşı veren teşkilatımızın değerli yöneticilerine, milletvekili adaylarımıza ve aziz dava arkadaşlarıma yürekten teşekkür ediyorum.


Allah son nefesimize kadar bizi ülkülerimizden, ilkelerimizden ve Türk milletine mensubiyet şuurundan ayırmasın” ifadelerine yer verdi.


 



Bahçeli: "Planlanmadık Kumpas kalmamıştır" #eborsahaber

1 Kasım 2015 Pazar

Sandıkların %85"i Açıldı

1 Kasım 2015 Milletvekilleri seçimlerinde sandıkların %85,4’ü açıldı. Gelen sonuçlara göre AK Parti’nin tek başına iktidar olabilecek oyu aldığı görülürken, HDP’nin seçim barajını geçip geçemeyeceği dolayısıyla  AK Parti’nin tek başına Anayasa’yı değiştirecek çoğunluğa ulaşabileceği dikkat ile takip ediliyor.


Saat 20:00 itibariyle TRT internet sitesinde açıklanan rakamlar şöyle;


Açılan Sandık Oranı : %85,4

Açılan Sandık Sayısı: 156.865

Geçerli Oy Sayısı   : 41.289.476

Katılım Oranı       : %86,9

AK Parti : %49,6   318 Milletvekili

CHP       : %25,0   132 Milletvekili

MHP       : % 11,9     42 Milletvekili

HDP       : % 10,3     59 Milletvekili


Sandıkların %85"i Açıldı #eborsahaber

21 Ekim 2015 Çarşamba

Seçime 11 Gün Kala Anketler Ne Diyor?

Genel seçimlere doğru giderken piyasalar seçimi fiyatlamaya çalışıyor. Bu seçimde kararsız oyların çokluğuna dikkat çeken araştırma şirketleri çalışmalarına pasif olarak devam etti. Buna göre bugüne kadar açıklanmış seçim anketleri şöyle:

[table id=152 /]


 



Seçime 11 Gün Kala Anketler Ne Diyor? #eborsahaber

16 Ağustos 2015 Pazar

Davutoğlu ile Bahçeli Yarın Bir Araya Geliyor

Görüşmeler öncesinde, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu sesiliğini korurken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sert açıklamalarda bulundu.


Davutoğlu, Bahçeli ile yarın yapacağı görüşme öncesinde partisinin MHP heyetinde yer alan isimlerle bir araya geldi. Dün gerçekleşen kabulde, Başbakan Davutoğlu’nun yarın TBMM’de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yapacağı görüşmeyle ilgili bilgi ve görüşleri aldı.


Bahçeli ise görüşmeler öncesinde sosyal medya hesabından çok sert açıklamalarda bulunarak,  “Bizim yerli üretim Hitler’e, Stalin’e, Kaddafi’ye tahammülümüz olmaz, bu iyi biline. Düzeni değiştirmek, yerine rüşvet ve yolsuzluk düzeneğinin değişebilirliğini anlaşılabilir tarzda izah eden muhatap değil, mehabet kazanır.” ifadelerini kullanarak kırmızı çizgilerinin altını çizdi.


 



Davutoğlu ile Bahçeli Yarın Bir Araya Geliyor
#eborsahaber

Bahçeli Sosyal Medya Üzerinden Sert Konuştu

Bahçeli, “Bizim yerli üretim Hitler’e, Stalin’e, Kaddafi’ye tahammülümüz olmaz, bu iyi biline. Düzeni değiştirmek, yerine rüşvet ve yolsuzluk düzeneğinin değişebilirliğini anlaşılabilir tarzda izah eden muhatap değil, mehabet kazanır.” dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarında;


Sistem Düzen Demek


”Türkiye Cumhuriyeti aziz şehitlerimizin sayısız ve hayranlık verici mücadeleleriyle kuruldu. Son sözü Türk’ün zafer naraları söyledi. Milli mücadele Türkiye’nin önsözü, bağımsızlığımızın destansı dirilişi, geçmişin daha emin vasıtalarla devamından başka bir şey değildi. Yönetim sistemimizin harcı savaş meydanlarında karıldı. Millet Cumhuriyet’te karar kıldı, bu bahis hiç açılmamak üzere ebediyen kapatıldı. İster kabul edelim, ister etmeyelim; Türkiye’nin yönetim sistemi değişmiş! Hayırdır, bu ülkede savaş veya darbe oldu da biz mi kaçırdık?”


”Sistem düzen demek. Yönetim sisteminin meşruiyeti millet iradesine ve Anayasa’ya dayalıdır Anayasal düzen yıkıldı da bizim mi haberimiz yok!

Neyin hukuki çerçevesinden bahsediliyor, hangi habis emelin Anayasa’yla netleştirilmesi isteniyor? Bu cüret ve aymazlıkla nereye gidiliyor?

Evlatlarımız her gün şehit ediliyor, hainler sözde özerklik ilan ediyor. Sistem değişti diyenlerle, sistem katilleri aynı paydada buluşuyor.”


Türk milletini hiçbir dikta sevdalısı hafife almasın


Patlayan bombalar, isabet eden mermiler canlarımızı havaya uçuruyor. Öbür tarafta da keklik uçurup iktidar pususuna yatanlar hesap yapıyor. Ahlak sistemi alt üst oldu, kabul. Hukuk sistemi linç edildi, bu da kabul. Ama devlet ve yönetim sistemi hangi arada değişti, bu meçhul! Yönetim sistemi bir kişinin eline kaldıysa vay halimize! Bizim yerli üretim Hitler’e, Stalin’e, Kaddafi’ye tahammülümüz olmaz, bu iyi biline. Düzeni değiştirmek, yerine rüşvet ve yolsuzluk düzeneğinin değişebilirliğini anlaşılabilir tarzda izah eden muhatap değil, mehabet kazanır. Türk milletini hiçbir dikta sevdalısı hafife almasın. 17-25 fermanıyla Türkiye’yi teslim alacağını da hiçbir fail zannetmesin.


Türkiye bir kişiden büyüktür


”Türkiye bir kişiden büyüktür. Türk vatanı saraydan fersah fersah yüksektir. Yanlış hesap milli vicdandan döner, mutlaka da dönecektir. Demokrasiyi yalan rüzgarına çevirdiler, özgürlükleri palavraya dönüştürdüler, tarihi masal, ecdadın hatıralarını vahşet kırıntıları yaptılar. Milletin kanı akıyor, şu konuşulanlara bakın Türkiye’nin ismet-i haremine saldırılıyor şu gündemdeki konulara Allah için dikkat edin. Hazin! Dün Hakkari’de, bugün Bingöl Karlıova’da toplam 6 şehit verdik. Ama beyefendiler için her şey güzel, ne gam ne tasa semtlerine uğramıyor.

Şehadet bize ecdattan kalma mirastır. Yeri gönüllerde saklı, tarifi Kur’an-ı Kerim’de yazılıdır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.”


”Şehitlik Müslüman Türk milletinin her aziz evladı için ruh ve kalbindeki en yüce rütbe, en üst makamdır. Hepimizin başı sağolsun. Şehit; din, millet ve vatan yolunda, bunların hizmetinde, en üst gayeye inanmış, Yüce Allah’a kendisine kucak açmış olduğunu görerek ölendir. Katiller döktüğü kanda boğulmadan, çekilen acı ve ızdırapların bedeli ödetilmeden çözüme bel bağlayanlar hain ve haysiyetsizdir. İç ve dış düşmanlar devamlı şekilde manevi cephemizi hedef alıyorlar. Özgüvenimiz yıkılırsa teslim olacağımızı düşünüyorlar. Çok beklerler. Umutsuzluk ölümden daha beter çöküntü ve durgunluk halidir. Umutsuz olmayın, üzgün durmayın; bu zulmetin sonunda aydınlık bahar sabahı var.”


ifadelerini kullandı.


 



Bahçeli Sosyal Medya Üzerinden Sert Konuştu
#eborsahaber

14 Ağustos 2015 Cuma

"Dünkü netice aslında belirleyici bir netice değil"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rize’de gazetecilere yaptığı açıklamada, hükümet kurma görevinin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na verilmesi seçeneğine ilişkin, “Şartlar çok değişti, nihai noktayı görelim ondan sonra kararımızı veririz” dedi.


Erdoğan, AK Parti ile CHP arasındaki koalisyon görüşmesiyle ilgili de “Dünkü netice aslında belirleyici bir netice değil. MHP görüşmesinden sonra nasıl bir tablo çıkar o zaman nihai durumu değerlendirmemiz gerekiyor. Başbakan MHP görüşmesinin neticesini bana bildirdikten sonra durum netleşir.” dedi.


Bahçeli’nin açıklamalarına cevaben cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘’Sayın Bahçeli’nin bana yönelik sözlerini muhatap almayacağım’’ ifadesini kullandı.



"Dünkü netice aslında belirleyici bir netice değil"
#eborsahaber

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Bahçeli: ""Zaman kaybedilmemeli""

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu görüşmesine saatler kala yaptığı açıklamada, “İki parti millet huzurunda samimiyet imtihanından geçecektir.” dedi.


Bahçeli, AK Parti – CHP koalisyon görüşmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.


Bahçeli, “Nitekim Türkiye’nin erken seçim gündemi artık tedavülden kalkmış ve ikinci plana düşmüştür. AKP ile CHP’den beklentimiz Türkiye için istikşafi görüşmelerden sonra insiyatif almaları, inkişafi bir koalisyon hükümetinde buluşmalarıdır. Bir hükümet kurulması için gerekli olan Anayasal sürenin geride kalan 13 günlük takvim süresi boşa harcanmamalı, istikrarsızlık planı yapan çevrelere fırsat verilmemelidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da yerini yurdunu bilmesi ve Anayasa’da tayin edilen sınırlarına tam bir sadakatle görevini ifası akla ve ahlaka uyan en doğru davranış biçimi olarak görülecektir. Erdoğan’ın Beştepe’den siyasete güzergah belirleme teşebbüsleri, dış gezilerde, uçaklarda siyasi konularda bilirkişiliğe soyunma gayretkeşliği kesinlikle gayri meşrudur. Sayın Davutoğlu’nun Erdoğan vesayetinden kurtulması, siyasetin doğasına uygun ve partisinin çizgisine bağlı hareketi koalisyon görüşmelerinin ufkunu açacaktır. AKP ile CHP’nin ayak sürümeden, sanal tartışma ve kısır çekişmelerin içine düşmeden koalisyon müzakerelerinin ilk sayfasını açmaları beklenen ve arzulanan bir durumdur. İki parti millet huzurunda samimiyet imtihanından geçecektir.” açıklamalarında bulundu.


Kynak:Cihan



Bahçeli: ""Zaman kaybedilmemeli""
#eborsahaber

4 Ağustos 2015 Salı

MHP: Kasım ayında erken seçime sıcak bakarız

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, AK Parti ile CHP arasında yürütülen koalisyon görüşmelerinin ardından yapılan açıklamalara vurgu yaparak, ” AKP azınlık hükümetine, kasımda seçim olacaksa destek veririz.  Destek için Kasım’da seçim garantisi olmalı.  MHP erken seçim için kasım ayına sıcak bakar. Koalisyon seçenekleri tükenirse erken seçim azınlık hükümetini destekleriz.”ifadelerini kullandı.




MHP: Kasım ayında erken seçime sıcak bakarız
#eborsahaber

3 Ağustos 2015 Pazartesi

Süreç Türkiye İçin Olmazsa Olmaz

Başbakan yardımcısı Arınç NTV televizyonuna verdiği demeçte çözüm süreci ile ilgili olarak, süreç Türkiye için olmazsa olmaz.  Kamu güvenliği esas olacak, süreç buna göre ilerleyecek. ’dedi.


Bülent Arınç koalisyon süreci ile ilgili olarak, ‘’önemli olan ülkeyi hükümetsiz bırakmamaktır. Benim tercihim güçlü bir koalisyon hükümeti kurulması. Kılıçdaroğlu, ‘kusura bakmayın, hükümet kuramayacağız” derse o gün hemen rotayı MHP’ye çeviririz.’’ ifadelerini kullandı.



Süreç Türkiye İçin Olmazsa Olmaz
#eborsahaber

26 Temmuz 2015 Pazar

Bahçeli"den Yargıtay"a Büyük Çağrı

Bahçeli’den Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına Çağrı


Bahçeli, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise teröristlere övgüler düzen, şehitlerimizin kanına giren çürümüşleri kınamaktan dahi imtina eden ve terörle arasına mesafe koyamayan Kandil siyasetçileri hakkında hemen devreye girmeli, hukuku çalıştırmalıdır. Anayasa’ya ve Siyasi Partiler Kanuna muhalif ve aykırı davranışlar sergileyerek şiddet ve teröre siyasi mühimmat sağlayanlara atıl ve hareketsiz kalmak PKK’ya dolaylı arka çıkmak anlamına gelecektir” dedi.


Bahçeli, “Türkiye bölücü, yıkıcı, ayırıcı, aynı zamanda silah ve şiddete sırtını yaslamış her türlü terör ve cinayet örgütünün hedefindedir. Bu gerçeği akıl ve vicdan sağlığı yerinde olan hiç kimse ihmal ve inkar edemeyecektir. Bölgesel kaosun şarapnel parçaları, etnik ve mezhebi nitelikli kıvılcımlar ülkemizi beka düzeyinde risk ve tehditlere maruz bırakmaktadır. Bir yanda kafa kesen cani örgüt IŞİD, diğer yanda kafaya nişan alan kirli ve kiralık terör çetesi PKK, kanlı namlusunu aziz milletimize çevirmiştir. Türk milletine açıktan husumet besleyen küresel çevreler; mimarı oldukları vahşet projelerinin, yıkım planlarının kapsamına ülkemizi de dâhil etmenin zaman ve zemin şartlarını oluşturmaktadırlar. Milli huzur ve güvenliğimiz, sınır emniyet ve düzenimiz alçakça icra edilen saldırılara, sürekli tahkim edilen mütecaviz tahriklere maruz kalmaktadır. Nitekim tehlikelerin boyut ve yönü hiç olmadığı kadar yaygınlık ve etkinlik kazanmıştır. Irak ve Suriye’de hüküm süren belirsizliklerin, devamlı derinleşen çatışma ve gerilim atmosferinin çok vahim yankı ve sonuçları birer birer ortaya çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.


Devlet bahçeli, “AKP hükümetinin teröre karşı gevşek tutumu, terör örgütleriyle şaibeli, sancılı diyalog ve ilişkileri Türkiye’nin elini zayıflatmakla kalmamış, korumasız, sahipsiz ve güvencesiz bir ülke haline gelmesine hizmet etmiştir. Çözülme süreciyle saldırganlığını takviye eden, moral depolayan, silahlanmasını hızlandırmanın yanında militan açığını da kapatan PKK, yine kan dökmeye, yine can almaya hız vermiştir. Her gün gelen saldırı ve şehit haberleri milli öfke ve infiali alabildiğine tırmandırmıştır. Artık dayanacak, sabredecek, sineye çekecek hal ve takat kalmamıştır. Adıyaman, Ceylanpınar, Kilis ve Diyarbakır’daki acı kayıplarımıza dün akşam saatlerinde yenileri eklenmiştir. Diyarbakır’ın Lice ilçesinde askeri konvoyun geçişi esnasında daha önceden yerleştirilen bomba yüklü araç ile aynı noktada yere döşenmiş el yapımı patlayıcının militanlarca uzaktan patlatılması, arkasından açılan yoğun ateş sonucu iki Mehmetçik şehit olmuş, dördü de yaralanmıştır. Şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyor, ailelerine ve milletimize başsağlığı, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Tüm itirazlarımıza rağmen, AKP’nin PKK’yla inatla yürüttüğü karanlık müzakereler sonunda ters tepmiş, Türkiye terörün kucağına atılmıştır. Bu kapsamda biriken, bilenen ve beslenen terörist emeller milletimize ağır fatura çıkarmıştır. Süreç ihaneti milli birlik ve kardeşliğimizin temellerine mayın döşemiş, geleceğimize tuzak kurmuştur” ifadelerini kullandı.


Bahçeli, sözlerine: “Artık bu yakın ve yalın tablonun Başbakan Davutoğlu ve hükümeti tarafından kabul ve tasdiki kaçınılmaz hal almıştır. Başbakan’ın çözüm sürecini terk etmesi, bunu da milletimize ilanı bugünkü hassasiyet düzeyi yüksek dönemde milli ve tarihi bir görev olarak önündedir. Sayın Davutoğlu bundan kaçmamalı, sözde muhatap değiştirmekle, çözüm sürecini tarihi ve stratejik görmekle oyalanmamalıdır. AKP bir karar arifesinde olduğunu iyi bilmelidir. Ya çözüm demeyi sürdürerek çözülme kapanına Türkiye’yi iyice sıkıştıracak; ya da geçmiş siyaset ve uygulamalarının bedelini ödeyip süreç rezilliğini bütünüyle rafa kaldıracaktır. Bunun başka yol, yordam ve yöntemi kalmamıştır. Zaaf ve kriz geçiren devlet otoritesinin yeniden belini doğrultması ancak PKK’yla kurulan ihanet temalı pazarlık köprülerinin yıkılmasıyla mümkün olacaktır. Bölücü terör örgütünün silah bırakmaya yanaşmayacağı aşikârken ve de Milliyetçi Hareket Partisi bunu defaten söylemişken; 2013 yılının Mayıs ayından beri Türk milletini aldatmak, canilerden jest beklemek tam bir iflas ve hezimettir. Terörün biteceğini süslü ve istismar yüklü sözlerle iddia ederek ülkeye bahar havasının geleceğini müjdeleyenlerin, bugün geçmişlerini inkar edercesine farklı mesaj verme teşebbüsü en hafif tabirle utanmazlık örneğidir” derken, “Açıktır ki, PKK çözülme süreciyle mevzi kazanmış, kuvvet toplamış, daha fazlasını alacağı ümidiyle devletin fiilen boşalttığı alanlarda hakimiyet kurmuştur. Bölücü örgütün; yol kesme, haraç alma, insan kaçırma, pusu kurma, katletme eylemleri sıradanlaşmıştır. AKP ise bu acıklı ve iç yaralayıcı gelişmeleri yalnızca izlemiş, yalnızca günü kurtarmanın telaşına kapılmıştır. Askeri kışlaya, polisi karakola çeken hükümet, süreç zarar görmesin mantığıyla Türkiye’nin milli ve dokunulmaz haklarından teker teker vazgeçmenin bahanelerini üretmiştir. Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde, iki polisimizi uyurken enselerinden vurarak şehit edecek kadar gözü dönen hainler, maalesef AKP’nin kucağında pışpışlanmış, sözde demokratikleşme adımlarından cesaret bulmuşlardır. Adıyaman’da bir askerimizi, Diyarbakır’da bir trafik polisimizi şehit edenler AKP’yle yıllarca al takke ver külah içinde olmuşlardır. Şayet 7 Haziran’dan bugüne, farklı mahiyette iki yüz seksen bir terör eylemi gerçeklemişse bunun esas kaynağı hiç kuşku yok ki teröristlere verilen tavizlerde gizlidir. Türk milleti tarihinde muhatap olmadığı bir yönetim sefaletini, güvenlik rezaletini ve ihanet serüvenini geçtiğimiz 13 yılda acıklı şekilde görmüş ve yaşamıştır. Son günlerde hedef gözetmeksizin yoğunlaşan terör eylemleri iktidarın acziyetinden, teslimiyetinden, bölücülüğe kol kanat germesinden ileri düzeyde istifade etmiştir”dedi.


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın  hukuku çalıştırması gerektiğini savunan Bahçeli, “Terörle mücadele için sanki şehitlerin gelmesini bekleyen, bölücü komployu ağırdan alan geçici hükümetin sığınacak ve ileri sürecek bir mazereti kesinlikle kalmamıştır. İmralı canisinin alay edercesine yaptığı silah bırakma çağrıları, süreç ihanetinin ısrarla savunulması hiçbir işe yaramamış; bu yılın ilk yedi ayında iki bin yüz terör eyleminin önünü kesememiştir. AKP hükümeti 7 Haziran öncesinde bölücü terör örgütüne korkakça göz yummuş, büyüyen ve yoğunlaşan provokasyonları siyasi hesap kaygısıyla alttan almıştır. Halen kim ya da kimler tarafından organize edildiği, hangi amaçların gözetildiği muamma olan Suruç katliamının, ülkeyi kan gölüne tahvil etmek için kurgulandığı, PKK’ya saldırı davetiyesi çıkardığı ayan beyan ortadır. Kobani’de sivil kalmamışken; HDP, ESP ve bazı bölücü sivil toplum kuruluşlarının teşviki ve üç beş oyuncakla Suruç’a ölüme gönderilen gençlerin teröre kurban seçildiği neredeyse kesine yakındır. Bölücülüğün iki ana aktörü PKK ve HDP tarafından planlandığı anlaşılan, AKP’nin de sessizliğe büründüğü ölüm tezgahının Suruç’ta kurulması şöyle dursun, Türkiye’yi uçurumun kenarına kadar savurması büyük badirelere neden olmuştur. Geldiğimiz şu zaman zarfında, Türkiye’yi her türlü terör örgütünden arındırmak, sokakları ve dağları mesken tutmuş hainleri tamamen etkisiz hale getirmek devletin asli vazifesidir. Bu maksatla geçici hükümet, işbaşında kaldığı müddetçe Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm imkan ve kabiliyetini eksiksiz kullanmalıdır. İç Güvenlik Yasası başta olmak üzere, terör ve bölücülükle mücadelede lazım gelen tüm yasal dayanak ve imkanlar yürürlüktedir. Şehirlerde güpegündüz uzun namlulu silahlarla gezen, etek giyip maske takacak kadar insanlıktan çıkan alçaklar; sınırlarımızdan içeri sızıp cinayet işleyen şerefsizler, bunların arkasında duran, himaye eden odaklar derhal ve acilen temizlenmelidir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise teröristlere övgüler düzen, şehitlerimizin kanına giren çürümüşleri kınamaktan dahi imtina eden ve terörle arasına mesafe koyamayan Kandil siyasetçileri hakkında hemen devreye girmeli, hukuku çalıştırmalıdır. Anayasa’ya ve Siyasi Partiler Kanuna muhalif ve aykırı davranışlar sergileyerek şiddet ve teröre siyasi mühimmat sağlayanlara atıl ve hareketsiz kalmak PKK’ya dolaylı arka çıkmak anlamına gelecektir” dedi.


Başbakan Ahmet Davutoğlu‘nun ortak deklarasyon çağrısına atıfta bulunan Bahçeli, “Türk devletinin gücünü zalim ve karanlık mihrakların hakkından gelmek için seferber etmek mutlaka sağlanmalıdır. Gün Kandil’e şanlı Türk bayrağını dikmenin, teröristlerin kökünü kazımanın günüdür. IŞİD ve PKK’nın yuvalandığı mücavir bölge ve alanlar tamamen imha edilmeden etrafımızdaki fitne kampanyası sona ermeyecek, huzursuzluk ve kayıplar bitmeyecektir. Terör örgütleriyle bağ ve bağlantısı olanlara yönelik ülke genelinde yapılan takibat ve gözaltılar genişletilerek mutlaka sürdürülmelidir. Türk milleti, hükümetten terörle mücadelede milli ve azimkâr bir tutum talep etmektedir. Vatan evlatlarımızı şehit eden, topraklarımızda gözü olan, insanımızın arasına nifak saçmaya çalışan terörist unsurlar, hukuk kuralları çerçevesinde kalıcı şekilde cezalandırılmalı, bu bahis tamamıyla kapatılmalıdır. Bu şartlar altında AKP ile CHP arasında yürütülen koalisyon görüşmeleri daha fazla sürüncemeye bırakılmadan mutabakata bağlanmalı ve Türkiye’nin önü açılmalıdır. Ve de Başbakan Davutoğlu deklarasyonla vakit kaybetmek yerine operasyonları derinleştirmeli, nerede bir terörist ve işbirlikçisi varsa arayıp bularak Türkiye’nin büyüklüğünü kahrıyla beraber göstermelidir. Bugüne kadar terörü kınamak şiddeti durdurmamıştır. Ortak imza metinleri bölücülüğü caydırmamış, ıslah ve terbiye etmemiştir. Türk milleti deklarasyonlarla vakit kaybetmek yerine, dik duruş ve milli dirayetin ispat ve icrasını dilemektedir. Milliyetçi Hareket Partisi ülkesinin yanında, milli çıkar ve haklarının tarafındadır” ifadelerini kullandı.


“Terörle mücadelede atılacak her olumlu ve makul adım bizim tarafımızdan dün olduğu gibi bugün de memnuniyetle karşılanacaktır. Gelişmelerin bu denli çetrefilleşip çatallaştığı bir zaman diliminde, TBMM’ni olağan üstü toplantıya çağırmak, bunun için siyasi kulis yapmak faydasız ve beyhude bir girişimdir. Ana muhalefet partisi CHP’nin verdiği önergeyle HDP’nin ve PKK’nın değirmenine adeta su taşımasının anlaşılır ve izah edilebilir hiçbir yanı bulunmamaktadır. Bugüne kadar verilen Meclis araştırma önergelerinin herhangi bir sonucu da görülmemiştir. Buna rağmen Milliyetçi Hareket Partisi, CHP’nin Meclis Araştırma Önergesine AKP’nin olumlu yaklaşımıyla önümüzdeki Çarşamba günü olağanüstü toplanması gündemde olan TBMM’de yerini alacaktır. Partimizin değerli milletvekilleri görüşme ve gelişmeleri dikkatle takip edeceklerdir. Meclis çatısı altında, terörle yapılan mücadelenin her yönü hususunda, IŞİD ve PKK’ya yapılan operasyonların tüm içeriği hakkında Davutoğlu hükümeti tarafından dürüst, açık, eksiksiz bilgilendirme yapılmalıdır. Özellikle IŞİD’e yönelik mücadelenin medyaya servis edilen üç beş fotoğraf karesinden başka neleri kapsadığı geçici AKP hükümetince teferruatlı şekilde izah edilmelidir. Türkiye’nin milli menfaatlerini savunmak geçici hükümetin en temel sorumluluğu olarak görülmelidir. Kurgulanan siyasi senaryonun aktörleri zamana oynayıp kendi ikbal çetelelerini tutmaktansa Türkiye’nin birlik ve dirliğine hizmet edecek yürekliliği sergilemeleri en safiyane beklentimizdir”


Bahçeli, yazılı açıklamasında, “Büyük milletimizin sabrı ve direncini sınayanlar, bundan sonra olması muhtemel daha vahim gelişmeler karşısında göstereceği tepkileri test etmeyi düşünenler akıllarını başlarına almalıdırlar. Türk milletini etnik temelde ayrıştırmaya, çatışma ortamını alevlendirerek bölmeye ve parçalamaya hiç kimsenin gücü yetmeyecektir. Ne IŞİD, ne PKK, ne de AKP’nin birlikte çalışıp, telefonlarla gönlünü aldığı terör baronları Türkiye’yi yıkamayacaklar, çözülmesini sağlayamayacaklardır. Türk milleti bu tuzağa düşmeyecek, her şart altında birlik ve beraberliğine, bin yıllık kardeşliğine sahip çıkacak, bu şer ve ihanet cephesine fırsat vermeyecektir. IŞİD ve PKK’nın, bunların kanatları altında Türkiye’ye ihanet için seferber olan musibet taraftarlarının bütün tahrikleri ve tezgahları boşa çıkarılacaktır. İçinde bulunduğumuz ağır şartlar, hükümetin kararlı bir duruş sergilemesinin yanında, pazarlıkla terörün önlenemeyeceğini de netleştirmiştir. Etnik bölünmeyi amaçlayan kanlı terörün, bölgesel karışıklıktan doğan selefi terörün hedefi ülkemizin milli birliği, toprak bütünlüğü ve milli varlığıdır. Türkiye’nin hem silahlı terörle hem de etnik bölücülükle mücadelede tarihi bir yol ayrımında olduğu şüphesizdir. Konu, milli güvenliğimizin küresel güçlerin iznine ve müsamahasına bırakılmayacak kadar ciddi, vahim ve son derece önemli hale gelmiştir”


“Türkiye egemenlik haklarına gölge düşürecek, milli varlığını lekeleyecek, tarihi yürüyüşünü sakatlayacak her düşmanca muamelenin üstesinden gelmeye muktedirdir. Kısır çekişmelerle, sanal tartışmalarla vakit kaybedilmemeli, Türk milletinin izzet-i nefsi, milli onuru ve tarihi hakları sonuna kadar müdafaa edilmelidir. Ayrıca hiçbir güç Milliyetçi Hareket’i, Türk milliyetçilerini ve Ülkücü camiayı kanlı bir kardeş kavgasının tarafı haline de getiremeyecektir. Bu nedenle Milliyetçi Hareket’in hiçbir mensubu sonu belirsiz, provokasyona açık ve milli duyguların sömürülmesine müsait ortamlarda bulunmayacaktır. Unutulmamalıdır ki, Milliyetçi Hareket Partisi bu vatanı candan aziz görmekte ve üzerine düşen sorumlulukları yapmayı tarihi bir misyon olarak kabullenmektedir. Türkiye çaresiz değildir, namertlere bırakılacak kadar önemsiz ve değersiz bir ülke olarak da görülemeyecektir. Hiçbir hain el ovuşturmamalı, hiçbir bölücü heveslenmemeli, hiçbir terör sevdalısı heyecana kapılmamalıdır; bizim vazgeçecek ne ülkemiz, bölünecek ne milletimiz, paylaşılacak ne de toprağımız vardır” dedi.



Bahçeli"den Yargıtay"a Büyük Çağrı
#eborsahaber