Psikiyatri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Psikiyatri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2015 Salı

Temizlik hastalığına Dikkat!

Aşırı evham, endişe ve takıntıların görüldüğü ve bunların yarattığı sıkıntıları ortadan kaldırmak için kişinin çeşitli eylemler yaptığı hastalığa Obsesif Kompulsif Bozukluk dendiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Üney, “Takıntılar daha çok bulaşma ve temizlikle ilgili ise buna toplumda temizlik hastalığı denmektedir. Bu kişiler kendilerini oldukça titiz ve temiz kişiler olarak tanımlarlar. Kişinin aklına kendisinin, elbisesinin ya da etrafındaki herhangi bir şeyin kirli, pis ya da mikroplu olduğuyla ilgili bir düşünce gelir, bu düşünceyi saçma da bulsa tuhafta bulsa engelleyemez. Bu düşünceyi geçirmek için aşırı temizlik uğraşısı başlar. Böylece kirlilikle ilgili sıkıntısını hafifletmeye çalışır” diye konuştu.


Takıntı hastalığının toplumumuzda her 100 kişiden 2-3’ünde görüldüğünü dile getiren Yard.Doç.Dr.Rıdvan Üney, daha sonra şunları söyledi; Ancak bunların yarısı temizlik takıntısını daha yoğun bir şekilde yaşarlar. Kadınlarda erkeklere göre üç kat daha sık görülür. Genelde yirmili yaşlarda başlar.


Temizlik hastalığının belirtileri nelerdir? Ne gibi takıntılar görülür?


Temizlik hastalığında kişi; kendisinin, elbiselerinin ya da ev ve evdeki her şeyin kirlendiğini, tozlandığını ya da mikrop bulaştığını düşünür. Bunun sonucunda şu davranışlar görülür:


Sürekli elleri yıkamak. Bu yüzden kişinin elleri soyulur veya egzama olur. Banyoda bir saati aşkın yıkanmak. Tuvalette uzun süre kalmak. Aşırı sabun ve dezenfektan kullanmak. Dışarıda giydiği elbiseleri eve girer girmez çamaşır makinasına atmak. Marketten aldığı her şeyi tekrar tekrar yıkamak. Her gün evi baştan sona temizlemek. Elbiseleri bir defadan fazla yıkamak. Yüksek su faturaları


Bu hastalık, çevredekileri nasıl etkiler? Bu durum boşanma nedenleri arasında da yer alıyor mu?


Temizlik hastalığının başlangıcında kişi aşırı temiz olarak algılanırken daha sonra çevresindekileri yormaya ve üzmeye başlar. Birçoğu evi kirleneceği için misafir kabul etmez. Dışarıdan eşi veya çocuğu geldiğinde onların kapı önünde soyunmalarını ve eşyalarını çamaşır makinasına atarak hemen duşa girmelerini dahi isteyebilir. Ev kirlenecek diye evin odalarını kullandırmaz. Ev sürekli çamaşır suyu kokar. Temizlikle uğraşmaktan ailesine zaman ayıramaz duruma gelir. Giderek tahammülü azalır, çocuklarına aşırı kızabilir, hatta onlara şiddet uygulayabilir. Eşiyle veya birlikte yaşadığı kişilerle sürekli tartışır. Bazen eşini aşırı temizliğe zorlaması ve aşırı tartışmaları evliliğinde sorunlara hatta boşanmalara neden olabilir. Buna rağmen temizlik takıntısından vazgeçemez. Bu kadar insanın hayatını etkileyen bir hastalık mutlaka tedavi edilmelidir.


Tedavisi nasıl sağlanıyor?


Yakınları sürekli temizliği kafaya fazla taktın, biraz boş ver dese de bunun faydası olmaz. Tedavi için mutlaka psikiyatriye başvurması gerekir. Psikiyatrik tedavi biraz uzun ve zaman alıcıdır. Tedavide Antidepresan ilaçlarla birlikte çeşitli psikoterapi yöntemleri kullanılmaktadır. Çevrede üzerine gitme tedavisi diye söylenen tedavi yöntemi ancak bir profesyonel kişi (Psikiyatrist/Psikolog) tarafından yapılmalıdır. Aksi takdirde bazen üzerine gittikçe temizlik hastalığı daha da artabilmektedir.”


Kaynak:Milliyet



Temizlik hastalığına Dikkat! #eborsahaber

4 Ağustos 2015 Salı

Panik Atak Sıcak Sevmez

Aşırı sıcak ve nemin anksiyete bozukluklarında artışa sebep olabileceğine dikkat çeken uzmanlar, “Panik bozukluğu olan hastalar havadaki nem artışına hassastırlar ve bu sebeple huzursuzluk yaşarlar. Panik atak geçirme sıklığı artabilir.” uyarısında bulundu.


Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Feneryolu Polikliniği Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, aşırı sıcak havanın ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yapabileceğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, özellikle su tüketiminin artırılmasına, hekimlere danışmadan ilaç tedavisinin kesilmemesi gerektiğine dikkat çekerek şu uyarılarda bulundu:


“Sıcaklık artışı ve nemin artması özellikle anksiyete bozukluklarında artışa sebep olabilir. Panik bozukluğu olan hastalar havadaki nem artışına hassastırlar ve bu sebeple huzursuzluk yaşarlar. Bu kişilerin panik atak geçirme sıklığı artabilir. Bazı anksiyete bozukluğu hastaları da ‘Tatil geldi şimdi ne yapacağım? Bütün yazı nasıl geçireceğim?’ gibi bir paniğe kapılabilir.


Yeterli sıvı alınmasına dikkat edilmeli!


Sıcaklık artışıyla birlikte yeterli sıvı alınmaması ve vücut ısısının yükselmesi yaşlı hastalarda bilinç bulanıklıklarına ve davranış sorunlarına neden olabilir. Terleme yoluyla vücut sodyumu kaybedilir. Antidepresan kullanan yaşlı kişilerde bazen sodyum düzeyleri düşebilir, bu nedenle özellikle yaşlı kişilerde ter yoluyla tuz kaybı da dikkat edilmesi gereken önemli bir sorundur.


Yeterli sıvı alınmamasının başka bir olumsuz sonucu da suda çözünen ilaçların kandaki düzeylerinin yükselip ilaç yan etkilerinin daha kolay ortaya çıkmasıdır. Bu sebeple yeterli sıvı alımı önemlidir.


Sıcaklık artışına bağlı tansiyon düşmesi olabilir. Psikiyatride kullanılan bazı ilaçlar da tansiyon düşürücü etki gösterebildiğinden bu hastaların tansiyon düşüklüğüne bağlı baş dönmesi ve göz kararması yaşaması beklenebilir.


Uykusuzluk da tetikleyici olabilir


Uykuya dalabilmek için ışığın azalması ve beden ısısının da biraz düşmesi gerekir. Sıcaklar sebebiyle beden ısısı azalmadığından uykuya dalmak güçleşir. Ayrıca güneşin erken doğması da erken uyanmayı kolaylaştırır.


Uykusuzluk da yazın yaşanan önemli psikiyatrik yakınmalar arasındadır. Uykusuzluk bipolar hastalığın manik dönemini tetikleyebilir. Uykusuzluk gün içerisinde huzursuzluk ve gerginliği arttırabilir.


Yaz dönemi öfke denetleme sorunlarının da artış gösterdiği bir dönemdir. Birçok toplumsal olayın yaz dönemine ya da sıcak havalara denk geldiği ya da suç işleme oranlarının sıcak havalarda arttığı bildirilmektedir.


Birçok kişi tatile çıktığında Alkol ya da madde kullanımını arttırabilir. Eğer kişi bağımlıysa ve tedavi görüyorsa tatile çıkmak maddeye ya da alkole başlamak açısından riskli olabilir. Tatile çıkmadan önce mutlaka hekimiyle bu konuyu görüşmelidir. Gençler için ise alkol ve maddeyle ilk tanışma genellikle tatilde olabilir. Ailelerin çocuklarını konuda bilgilendirmeleri faydalı olabilir.


Hekime danışmadan ilacınızı kesmeyin


Yaz mevsiminin getirdiği olumlu hisler bazı hastaların iyileştiğini hissederek ilaçlarını hekim onayı olmadan kesmesine neden olur. Bazı hastalar da tatilde rahatça alkol alabileyim diye düşünerek ilaçlarını kesebilir. İlaçların cinsel yan etkileri de yazın ilaçları kesmenin diğer bir sebebidir.


Erken kesilmiş olan tedavi, psikiyatrik hastalığın nüksüne sebep olabilir. Ayrıca eğer ilaçlar aniden kesilmiş ise kesilme yan etkileri şiddetli olabilir. Eğer psikiyatrik ilaç kullanıyorsanız ve bu tip kaygılarınız varsa tatile çıkmadan mutlaka hekiminizle konuşarak neler yapabileceğinizi öğrenmelisiniz.”

Kaynak:Milliyet


Panik Atak Sıcak Sevmez
#eborsahaber