12 Eylül 2015 Cumartesi

12 Eylül Darbesi

Siyasetin keskin bir çizgi ile ikiye bölündüğü ve artık sözün bittiği silahların konuşmaya başladığı bir döneme girilmişti. Üniversite öğrencilerinin, komşuların ve hatta kardeşin kardeşe düşman gözüyle bakmaya başladığı bir dönem yaşanmaktaydı. Halk sağduyusunu, uluslararası istihbarat örgütlerinin ekmeğine yağ sürecek ölçüde yitirmiş, ülke iç ve dış düşmanların maniplasyonuna açık hale gelmişti. Tüm bu olayları bitirmek için yapılan askeri darbe de Türkiye’nin siyasi hafızasında onarılmaz hasarlar açılmasına neden oldu.


12 eylül 1


12 Eylül 1980’de Neler Yaşandı


Türkiye’nin içinde bulunduğu kaos ortamını yakından izleyen Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi, 7 Eylül 1980 Pazar günü dönemin Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Kenen Evren’in evinde son durumu değerlendirmek üzere gizli bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya katılan komutanların ‘’Paşam ne duruyoruz? Vatan elden gidiyor’’ diyenlerinin galip gelmesi üzerine olaylara müdahale kararı alındı.


Türk Silahlı Kuvvetleri harekete geçerek 12 Eylül sabahı Genelkurmay Başkanı ve yeni oluşturulan Milli Güvenlik Konseyi’nin başkanı Kenan Evren’in imzasını taşıyan kısa bildiriyle TRT spikeri Mesut Mertcan tarafından okunarak halka duyuruldu.


Darbe duyurusunda,’’ Parlamento ve hükümet feshedilmiştir. Parlamento üyelerinin dokunulmazlığı kaldırılmıştır. Bütün yurtta sıkıyönetim ilan edilmiştir. Yurtdışına çıkışlar yasaklanmıştır, ikinci bir emre kadar sokağa çıkma yasağı konulmuştur.’’ Hükümleri açıklandı.


Günde onlarca kişinin öldürüldüğü cinayetler, çok sayıda insanın hayatına mal olan katliamlar bıçak gibi kesildi. Evren’in “Şartların olgunlaşmasını bekledik!” sözü tarihe geçti.


TBMM kapatıldı, 1961 Anayasası yok hükmüne geçti. Ülke 13 sıkıyönetim bölgesine ayrıldı. 13 general sıkıyönetim komutanı olarak atandı. Belediye başkanlıklarına askerler getirildi. Siyasal partiler kapatıldı, parti liderlerine siyaset yasağı konuldu.



darbe2


Darbenin Ardından Yaşananlar


darbe4Darbenin ardından 50 kişi idam edildi. İlk olarak sol görüşlü Necdet Adalı, ardından ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu idam edildi. Bir jandarmayı vurma suçundan idam cezasına çarptırılan Erdal Eren’in cezası bile, suçu işlediği tarihte 18 yaşını doldurmamış olmasına karşın yaşı büyütülerek infaz edildi.


Evren, 3 Ekim 1984’teki Muş gezisi sırasında, Erdal Eren’in idamını değerlendirirken, 12 Eylül’ün mantığını en iyi ortaya koyan o ünlü, “Bu vatan için kanını akıtan bu Mehmetçiklere silah çeken o haini ben senelerce besleyeceğim. Buna siz razı olur musunuz?” dedi.


12 Eylül de yaşananlar bir ülkede siyasi sağduyunun kaybedilmesinin nelere mal olacağının en büyük göstergesi olarak tarih sayfalarındaki yerini aldı.


darbe3



12 Eylül Darbesi #eborsahaber

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder